12. Ceza Dairesi 2018/2798 E. , 2020/1645 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Sanık ... Ben hakkında; TCK"nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 50/6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Sanık ... hakkında; TCK"nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 50/6-7. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm sanıklar müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre;... Döküm San. ve Tic. A.Ş."de yüklenici firma olan...Elektrik Taahhüt İç ve Dış Tic. Ltd. Şirkette işçi olarak çalışan ..., olay günü saat 08.30 sıralarında alçak gerilim hattına bağlı pano içerisinde çalışırken elektrik akımına kapılması şeklinde meydana gelen ve sanık ..."ın asli kusurlu, sanık ..."ın tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiği olayda,
A-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin kusur durumuna, eksik incelemeye, katılan vekilinin ise bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK"nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2-TCK"nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırım” ibaresinin 01.03.2008 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan 26.02.2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK"nın 50/6. maddesinde hükmün kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlendiği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, ikinci fıkrasının d bendi hükümden çıkarılarak, yerine ""Sanığa verilen süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK"nın 52/3. maddesi gereğince 605 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine, TCK"nın 50/1-1 ve 52/2. maddesi gereğince bir günlüğü taktiren 40,00 TL üzerinden paraya çevrilerek sanığın 24.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına"" ibaresinin eklenmek sureti ile hüküm fıkrasının TCK"nın 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünün hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B- Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafinin kusur durumuna, eksik incelemeye, katılan vekilinin ise bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanık hakkında hükmedilen 2 yıl 1 ay hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK"nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
2-TCK"nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırım” ibaresinin 01.03.2008 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan 26.02.2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK"nın 50/6. maddesinde hükmün kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlendiği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, birinci fıkrasının d bendi hükümden çıkarılarak, yerine ""Sanığa verilen süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın TCK"nın 52/3. maddesi gereğince 760 gün karşılığı adli para cezasına çevrilmesine, TCK"nın 50/1-1 ve 52/2. maddesi gereğince bir günlüğü taktiren 20,00 TL üzerinden paraya çevrilerek sanığın 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına"" ibaresinin eklenmek sureti ile hüküm fıkrasının TCK"nın 50/6. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünün hükümden çıkarılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA,18.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.