
Esas No: 2017/544
Karar No: 2022/1633
Karar Tarihi: 11.03.2022
Danıştay 8. Daire 2017/544 Esas 2022/1633 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2017/544 E. , 2022/1633 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2017/544
Karar No : 2022/1633
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ...Bakanlığı
Vekili : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
İstemin Özeti : .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 sayılı Kanunun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İstemin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenip bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında yazılı nedenlerin bulunmasına bağlıdır.
İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe usul ve kanuna uygun olup, bozulmasını gerektiren bir neden bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanmasına ve temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 11/03/2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava, davacının ...Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne teslim ettiği fidanların bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan toplam 112.584,00 TL zararının, Birlik üzerindeki teftiş ve denetim görevini yerine getirirken kusurlu davranan İçişleri Bakanlığı'ndan yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 125. maddesinde, idarelerin eylem ve işlemlerinden doğan zararları gidermekle yükümlü oldukları kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde, idarenin eylem ve işlemlerinden dolayı hakları muhtel olan kişiler tarafından tam yargı davası açılabileceği düzenlenmiştir.
5355 sayılı Mahallî İdare Birlikleri Kanunu'nun 22. maddesinde ise, ''Mahallî idare birliklerinin denetimi İçişleri Bakanlığınca yapılır. Valiler ve kaymakamlar gerekli gördüklerinde ülke düzeyinde kurulan birlikler dışındaki birlikleri denetleyebilirler.'' hükmüne yer verilmiştir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararların, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği giderilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ... Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne ...ve tarih ve ...ve ...nolu sevk irsaliyeleri ile sırasıyla 18.350 ve 13.250 adet badem fidanı teslim ettiği, gerekli ödemenin yapılmaması üzerine davacının Denizli 1. İcra Dairesi'nde icra takibine başladığı, ... Köylere Hizmet Götürme Birliği'nin icra dosyasına sunduğu dilekçe ile borcu ödeme imkanı olmadığını bildirmesi üzerine davacının söz konusu ödemenin yapılmamasından ... Köylere Hizmet Götürme Birliği üzerindeki teftiş ve denetim görevini layıkıyla yerine getirmeyen İçişleri Bakanlığı'nın sorumlu olduğundan bahisle uğradığı zararın karşılığı olarak toplam 112.584,00 TL'nin 25.02.2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, kaymakamlıkça özel ağaçlandırma projeleri kapsamında davacıdan fidanların satın alındığı halde bedelinin ödenmediği husunda tartışma bulunmamakta, projeyi uygulamaya koyan kaymakamın tayini nedeniyle yeni gelen kaymakam tarafından ödenek olmadığı gerekçesiyle ödemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, ödeme yapmaktan imtina eden kaymakamın icra dairesi müdürlüğüne yazdığı yazıda ''Söz konusu icra takibinde belirtilen fidanlar dönemin Kaymakamı tarafından yapılan Özel Ağaçlandırma projesi kapsamında alımı yapılmıştır. Ancak bazı projelerin onaylanmaması, revize edilmesi ve tahsis işleminden önce fidan dikimi yapılması vb. gibi nedenlerden dolayı yapılmış olan projelerden beklenen ödenekler gelmediğinden dolayı, belirtilen fidan borcu bugüne kadar ödenmemiştir. Ödeneği gelmesi beklenen bazı projelerin iptal edilmiş olduğundan dolayı, ödenek tahsis edilmesi imkanı da bulunmamaktadır. '' şeklinde ifade edilmiştir. Aynı kaymakam tarafından davacı tarafa gönderilen yazıda önceki kaymakamın kusuruna işaretle konunun mülkiye müfettişince soruşturulduğu, soruşturma raporunun kaymakamlığa ulaşmadığı bildirilmiştir.
Görüldüğü üzere davacı vatandaş, yaşadığı yer itibariyle en yüksek mülki amirin başkanı olduğu bir kuruluşa kaymakamlık makamının temsil ettiği devlete güvenerek malını teslim etmiştir. Burada idareye düşen; vatandaşını, mali ve idari mevzuatın labirentleri içinde gezdirmeden aldığı malın bedelini ödemesidir. Zira davacının, ödenek, izin projenin kaynaksız olarak uygulanmış olması, kamu hizmet birimlerinin birbirine bağlılığı ya da ayrılığı, hiyerarşisi ya da idari vesayet gibi hususlarla ne ilgisi ne de bilgisi vardır.
İçişleri Bakanlığı ile davacının zararı arasındaki illiyet bağına gelince; kaymakamların ilk defa işe alınmalarında, atanmalarında, hizmet içi eğitimlerinde, görevlerin belirlenmesinde ve denetimlerinde en önemli görev ve sorumluluğun anılan bakanlıkta olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Öyleyse halef selef iki kaymakam arasındaki yönetim anlayışı farklılığı nedeniyle ortaya çıktığı açık olan ve davacı vatandaşa hiç bir kusur atfedilmesi mümkün olmayan bir zararın ödenmesinden, davalı idarenin sorumlu olduğu sonucuna ulaşılır. Anayasanın, idarenin tazmin yükümlülüğünü düzenleyen 125. maddesinin hiç bir şarta bağlanmaksızın idarenin sebep olduğu zararları ödemekle yükümlü tutulmasının amacı da budur.
Bu durumda, davacının, mahalli idare birliği olan ve başkanlığını kaymakamın yaptığı ... Köylere Hizmet Götürme Birliği'ne teslim ettiği fidanların bedelinin ödenmemesinden kaynaklanan zararının, yukarıda yer verilen gerekçeler çerçevesinde İçişleri Bakanlığınca tazminine karar verilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenle, davanın reddine dair İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılmıyoruz.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.