Abaküs Yazılım
8. Daire
Esas No: 2019/5448
Karar No: 2022/1653
Karar Tarihi: 11.03.2022

Danıştay 8. Daire 2019/5448 Esas 2022/1653 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 8. Daire Başkanlığı         2019/5448 E.  ,  2022/1653 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    SEKİZİNCİ DAİRE
    Esas No : 2019/5448
    Karar No : 2022/1653

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
    VEKİLİ : Av. …

    KARŞI TARAF (DAVALI) : … Üniversitesi Rektörlüğü
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: … Üniversitesinde belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında öğretim görevlisi olarak çalışan davacı tarafından; 30.06.2015 tarihinde görevine son verilmesi üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle … İdare Mahkemesi'nde açtığı … Esas sayılı davada … Karar sayılı ilam ile dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlı bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmesinin ardından yetki eksikliğinin giderildiği iddiasıyla … tarih ve … sayılı işlem ile görevinin sonlandırılması işleminin iptali ile yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesi istenilmektedir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K: … sayılı kararda; davacının vermiş olduğu yüksek lisans derslerini ilan edilen saatlerden önce bitirdiği, dolayısıyla dersleri belirlenen sürelerden daha az sürede işlediği, öte yandan derslerin bildirimsiz olarak iptal edilmesine neden olduğu, yine 2013-2014 eğitim öğretim döneminde mezuniyet projesi derslerinde juri üyesi olarak görevli iken sinirli ve gergin ruh halini işine yansıttığı ve görev esansında bir kutuyu duvara fırlattığı dosya kapsamında sübut bulduğu; davacının eylemleri üzerine iş sözleşmesinin feshedilidği ancak ... İdare mahkemesi'nde açılan iptal davası ile dava konusu işlemin yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu için iptaline karar verildiği, bunun üzerine ilamda belirtilen yetki eksikliğinin ikmali için … tarih ve … sayılı Mütevelli Heyeti Kararı ile Mütevelli Heyet Başkanı …'e yetki devri yapıldığı, … tarih ve … sayılı rektörlük yazısı ile de davacının sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin teklifin mütevelli heyet başkanının tensibine sunulduğu, … tarih ve … sayılı Mütevelli Heyet Başkanlığı işlemi ile de davacının hizmet sözlşemesinin sonlandırılmasına karar verildiği, bu durumda, dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerden, davalı üniversite bünyesinde öğretim görevlisi olarak çalışan davacının hizmet sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin usul ve esasa uygun olarak tesis edildiği anlaşılarak dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, sözleşmenin feshine gerekçe olarak ortaya konulan hususlardan birinin hayali ve gerçek dışı olduğu,diğerininse geçerli bir belgeye dayanmadığı, oransız bir ceza verilerek haklı beklentinin korunması ilkesinin çiğnendiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemde usul ve esas bakımından bir sakatlık bulunmadığı, yüksek lisans derslerinin başlangıç ve bitiş saatlerini tayin edecek mercinin davacı olmadığı, davacının jüri üyesi olduğu projelerde gerilimler yaratarak iş huzurunu ve çalışma düzenini aksattığını ve ders föyleri ile davacının eğitim hizmetlerini sekteye uğrattığı hususunun somut olarak ortaya konulduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile yetki unsuruna aykırı gerçekleştirilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:

    MADDİ OLAY :
    Davalı üniversite bünyesinde belirli süreli iş sözleşmesi kapsamında öğretim görevlisi olarak çalışan davacı tarafından, 30.06.2015 tarihinde görevine son verilmesi üzerine ... İdare Mahkemesi'nde söz konusu işlemin iptali istemiyle açtığı … Esas sayılı davada … K. Sayılı ilam ile yetki unsuru yönünden hukuka uyarlı bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararı verilmesi üzerine ilamda belirtilen yetki eksikliğinin ikmali için … tarih ve … sayılı Mütevelli Heyeti Kararı ile Mütevelli Heyet Başkanı …'e yetki devri yapıldığı, … tarih ve … sayılı rektörlük yazısı ile de davacının sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin teklifin mütevelli heyet başkanının tensibine sunulduğu, … tarih ve … sayılı Mütevelli Heyet Başkanlığı işlemi ile de davacının hizmet sözlşemesinin sonlandırılmasına karar verildiği, davacı tarafından işbu işlemin iptali ile yoksun kalınan özlük ve parasal haklarının yasal faizi ile ödenmesi istemi ile bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    Anayasa'nın 130. Maddesinin birinci fıkrasında, kamu tüzel kişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversitelerin Devlet tarafından kanunla kurulacağı belirtildikten sonra, 2. fıkrasında, kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabileceğine ilişkin ayrık bir hüküm konulmuştur. Gerçek kişiler ve Devlet'ten başka tüzel kişilere yükseköğretim kurumu kurma olanaksızlığının istisnası olan Vakıflara tanınmış bu ayrıklık; anılan maddenin 10. fıkrasında "Vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden, Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasa'da belirtilen hükümlere tabidir." kuralına bağlıdır.
    2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 31. Maddesinde "Öğretim görevlileri; üniversitelerde ve bağlı birimlerinde bu kanun uyarınca atanmış öğretim üyesi bulunmayan dersler veya herhangi bir dersin özel bilgi ve uzmanlık isteyen konularının eğitim - öğretim ve uygulamaları için, kendi uzmanlık alanlarındaki çalışma ve eserleri ile tananmış kişiler, süreli veya ders saati ücreti ile görevlendirilebilirler. Öğretim görevlileri, ilgili yönetim kurullarının görüşleri alınarak fakültelerde dekanların, rektörlüğe bağlı bölümlerde bölüm başkanlarının önerileri üzerine ve rektörün onayı ile öğretim üyesi, öğretim üye yardımcısı ve öğretim görevlisi kadrolarına atanabilirler veya kadro şartı aranmaksızın ders saati ücreti veya sözleşmeli olarak istihdam edilebilirler. Öğretim üyesi kadrolarına öğretim görevlileri en çok iki yıl süre ile atanabilirler; bu süre sonunda işgal ettikleri kadroya başvuran öğretim üyesi bulunmadığı ve görevlerine devamda yarar görüldüğü takdirde aynı usulle yeniden atanabilirler. Atanma süresi sonunda görevleri kendiliğinden sona erer. Bunların yeniden atanmaları mümkündür. Bu takdirde ilk atama usulü uygulanır. Konservatuvarlar ile meslek yüksekokullarına gerektiğinde sürekli olarak öğretim görevlisi atanabilir." hükmü yer almaktadır.
    2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun Ek 5. Maddesinde ise; vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarının, vakıf yönetim organı dışında en az yedi kişiden oluşan bir mütevelli heyeti bulunacağı, mütevelli heyet üyelerinin, vakıf yönetim organı tarafından dört yıl için seçileceği, süresi biten üyelerin yeniden seçilebileceği, mütevelli heyet üyelerinin yaş sınırlaması hariç Devlet memuru olma niteliklerine sahip bulunmaları ve en az üçte ikisinin lisans düzeyinde yükseköğrenim görmüş olması gerektiği, mütevelli heyet üyelerinin kendi aralarından bir başkan seçeceği, mütevelli heyetinin vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil edeceği, vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticilerinin Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyeti tarafından atanacağı, mütevelli heyetinin yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapacağı, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylayacağı, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylayacağı ve uygulamaları izleyeceği, vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürüteceği, bununla birlikte vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebileceği düzenlenmiştir.
    31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 20. maddesinin 1. fıkrasında "Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.", 4. fıkrasında "Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür." 21. maddesinde "Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir." hükmü yer almıştır.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Vakıf yükseköğretim kurumlarının ulusal yükseköğretim sisteminin önemli bir parçası olduğu, bu kurumlarda tüzelkişiliği temsile yetkili ve en yüksek karar organı olarak tanımlanan mütevelli heyetlerinin, kurumun amaç ve politikalarının oluşturulması, kurumsal bağımsızlığının ve akademik özerkliğinin korunması, sunduğu hizmetlerin düzenli bir şekilde gerçekleştirilmesi misyonuna sahip olması nedeniyle üye oluşumunda çeşitlilik ve kalite, fiilen etkin bir şekilde işlemesi, istişari yönünün güçlü olması gibi nitelikleri bünyesinde bulundurmasının sağlıklı bir işleyiş için kaçınılmaz olduğu tartışmasızdır.
    Bu bağlamda, yukarıda yer alan mevzuatın değerlendirilmesinden, mütevelli heyetin en yüksek karar organı olduğu, vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticileri olan rektör ve müdürlere uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebileceği, yetkilerini mütevelli heyeti başkanına devredebileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme olmadığı, bu nedenle heyetin fiilen işlememesi sonucunu doğuracak şekilde yetkilerini Mütevelli Heyet Başkanına devretmesinin kabulüne de imkan olmadığı açıktır.
    Dava konusu işlem, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine … İdare Mahkemesi'nde açılan iptal davası ile dava konusu işlemin yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesinin ardından … tarih ve … sayılı Mütevelli Heyeti Kararı ile Mütevelli Heyet Başkanı …'e yetki devri yapılarak … tarih ve … sayılı rektörlük yazısı ile davacının sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin teklifin mütevelli heyet başkanının tensibine sunulması üzerine … tarih ve … sayılı Mütevelli Heyet Başkanlığı tarafından tesis edilmiş olduğundan, davaya konu işlemde hukuka uyarlık, temyize konu Bölde İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne,
    2. … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … gün ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Kullanılmayan TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya / davalı idareye iadesine,
    4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

    KARŞI OY :
    (X)- Sözleşmeli çalıştırılan personelle ilgili, idarenin takdir yetkisinin kapsamı ve sınırı; idarenin başlangıçta sözleşme yapıp yapmama, süresi biten sözleşmeyi yenileyip yenilememe ve süresi henüz bitmemiş olan bir sözleşmeyi feshetme şeklinde tezahür eden işlemler bakımından farklılıklar gösterir. Başlangıçta sözleşme yapıp yapmama hususunda çok geniş bir takdir yetkisi olan idarenin, devam eden yıllarda süresi biten sözleşmeyi yenileyip yenilememe hususundaki takdir yetkisini kısmen daralmakta, süresi devam eden bir sözleşmeyi feshetmesi halinde ise feshi haklı kılacak somut delillerin ortaya konulması gerekmektedir.
    İdareye; sözleşmeli personel çalıştırıp çalıştırmama veya sözleşmesi sona eren bir personelin sözleşmesini yenileyip yenilememe konusunda takdir hakkı tanındığında tartışma bulunmamakta, takdir hakkının kamu yararı ve hizmet gerekleri doğrultusunda kullanılacağı hususu ise yargısal içtihatlarla istikrarlı şekilde gözetilmektedir. Kimi hukuk yazınında ve yargı kararlarında; idarenin sözleşme yenilememe yönünde tesis ettiği işlemler ile devam eden bir sözleşmenin feshine yönelik işlemler arasındaki nitelik farkı gözetilmeksizin, sözleşme yenilememe işlemlerinde de idarenin kullandığı takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun kullanıldığının, idarece ispat edilmesi yani somut delillerle ortaya konulması gerektiği ifade edilmektedir. Oysa, devam eden bir sözleşmenin feshi işleminde idarenin, feshin haklılığını ispat etmek diğer bir anlatımla sözleşmenin niçin feshedildiğini somut gerekçelerle ortaya koymak zorunluluğu bulunmasına karşın, süresi bitmiş bir sözleşmenin yenilenmemesi konusunda idareye ispat külfeti yüklemek yani sözleşmenin niçin yenilenmediğinin somut gerekçelerle ortaya konulmasını beklemek ya da mahkeme kararlarıyla idareyi sözleşme yenilemeye zorlamak, kanun koyucunun idareye tanıdığı takdir yetkisini büsbütün ortadan kaldırma, her nasılsa bir defa sözleşme imzalayan bir kişinin disipliner sonuç doğuran bir eylemde bulunmadığı ve bu eylemin soruşturma raporuyla tespit edilmediği sürece sözleşmesinin yargı kararıyla mütemadiyen yenilenmesini sağlama sonucunu doğuracaktır.
    Öte yandan sözleşme ilişkisinin başlangıcında ilgililer tarafından sözleşmenin süreli olduğu ve sürenin bitiminde kendiliğinden ortadan kalkacağı bilinmekte olup, sözleşmeli personel bakımından sözleşmesinin devamı konusunda haklı bir beklenti oluştuğundan da söz edilemez ise de; sözleşmenin istikrarlı şekilde yenilendiği durumlarda davalı idarenin sözleşme süresinin bitiminden önce karşı tarafa sözleşmenin yenilenmeyeceğini bildirmesi haklı beklenti ilkesinin tabii sonucu olarak görülebilir.
    Yetki unsuru yönünden ise; süresi sona erdiğinden ortada bir sözleşme bulunmadığından, usulde paralellik ilkesinin uygulanması ve sözleşme imzalanırken işlenmesi gereken süresin takibi gerekmemektedir. Genel yazışma yetkisine sahip mütevelli heyet başkanının bildirim yazısını imzalamasında bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
    Yapılan açıklamalar çerçevesinde, idarenin kendisine tanınan takdir yetkisi çerçevesinde davacının süresi bitmiş olan sözleşmesinin yenilenmeyeceğinin bildirilmesi şeklinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık görmediğimden aksi yönde oluşan çoğunluk kararına katılamıyorum.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi