Abaküs Yazılım
5. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/7812
Karar No: 2015/12100
Karar Tarihi: 04.06.2015

Tefecilik - Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2014/7812 Esas 2015/12100 Karar Sayılı İlamı

5. Ceza Dairesi         2014/7812 E.  ,  2015/12100 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : 8 - 2014/215749
    MAHKEMESİ : Birecik Asliye Ceza Mahkemesi
    TARİHİ : 23/02/2012
    NUMARASI : 2008/1 Esas, 2012/135 Karar
    SUÇ : Tefecilik


    İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
    Tefecilik suçunun, 765 sayılı TCK"nın yürürlükte olduğu dönemde, YCGK"nın 03/07/1995 tarih ve 1995/207-236 sayılı Kararında da belirtildiği üzere birden fazla kişiye sürekli ve sistemli bir şekilde faiz karşılığı ödünç para vermek suretiyle çıkar sağlanması, başka bir anlatımla ödünç para verme işinin meslek haline dönüştürülmesi durumunda oluştuğu, suçun yaptırımının ise 2279 sayılı Yasanın 17. maddesinde düzenlendiği,
    01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK"nın 241. maddesinde ise atılı suçun; “Kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para veren kişi,...” biçiminde tanımlandığı, bu düzenlemeye göre suçun oluşması için sanığın yalnızca bir kişiye ödünç para vermesi yeterli olup, bu işi meslek haline dönüştürüp dönüştürmemesinin öneminin bulunmadığı, tefecilik suçunun ekonomi, sanayi ve ticarete ilişkin suçlar bölümü içerisinde yer aldığı, bu bölümün de topluma karşı suçlar kısmı içinde bulunduğu, aynı Kanunun 43/1. maddesi, suçun mağdurunun aynı kişi olmasını suçun zorunlu unsuru haline getirmiş iken, 08/07/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5377 sayılı Kanunun 6. maddesi ile anılan madde ve fıkraya eklenen “Mağduru belli bir kişi olmayan suçlarda da bu fıkra hükmü uygulanır.” hükmü ile zincirleme suçun kapsamının genişletildiği ve mağduru aynı kişi olsun ya da olmasın maddenin son fıkrasındaki istisnalar dışındaki tüm suçlarda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün hale getirildiği, bu nedenle suçun temadi ettiğinden ve birden fazla kişiye ödünç para verilmesinin tek suç oluşturduğundan bahsedilemeyeceği, ancak suçun zincirleme olarak işlenmesinin olanaklı olduğu, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği anda suçun işlendiği kabul edilmekle birlikte 5237 sayılı TCK"nın 241. maddesinde düzenlenen tefecilik suçunun maddede yazılı tipik hareketin bir kez işlenmesiyle oluşan sırf hareket suçu niteliğinde bulunduğu, bu suçun ivaz karşılığında ödünç paranın borç alana verilmesiyle tamamlandığı, suçun tamamlanması için ivazın temin edilmiş olmasının şart olmadığı, hatta ödünç olarak alınan paranın vadesinde geri ödemesinin yapılmamış olmasının da suçun oluşması üzerinde bir etkisinin bulunmadığı, 5237 sayılı Yasa ile getirilen yeni düzenlemenin suçun unsurları bakımından sanıklar aleyhine olması karşısında 01 Haziran 2005 tarihi öncesi ve sonrasındaki eylemlerin ayrı değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
    Tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu somut olayda; sanıkların eylemlerinin, 01/06/2005 tarihinden önce ve bu tarihten sonra gerçekleştirilenler açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi, önceki dönemde işlenen suçlar açısından lehe yasa karşılaştırmasının yapılması, yeni dönemdeki suçlar yönünden TCK"nın 43. maddesinin uygulanma olanağının tartışılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının TCK"nın 3 ve 61. maddeleri de gözetilerek belirlenmesi gerekirken, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve açıklamaları nazara almadan yazılı şekilde sanıklar M.. B.., S.. B.., Ö.. B.., İ.. K.. ve H.. B.. hakkında tek suçtan mahkumiyet kararları verilmesi,
    Sanıklar N.. B.. ve K.. B.."nın 1998-2004 yılları arasında işlediği iddia ve kabul edilen tefecilik suçunun; 2279 sayılı Kanunun 17. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK"nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımına tabi olduğu, son suç tarihi olan 2004 yılından itibaren hüküm tarihine kadar bu sürelerin gerçekleştiği, daha sonraki tarihlerde suç işleyen diğer sanıkların fiillerine iştirak ettiklerine ilişkin iddia ya da kanıtın da bulunmadığı gözetilmeksizin, davaların zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Sanık H.. B.. hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasında mahkemece beraatine karar verilmiş ise de; katılan İ.. D.."ın aşamalardaki aynı mahiyetteki ve tutarlı beyanları, Adli Emanetin 2007/19 sırasında kayıtlı 18/12/2006 tarihli 2.000 TL bedelli senet ve tüm dosya kapsamına göre sanığın İ.. D.."a kazanç elde etmek amacıyla 1.500 TL ödünç para verdiği, karşılığında 2.000 TL tutarında senet aldığı hususunun sabit olduğu ve yüklenen suçun tüm unsurları ile oluştuğu gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi
    Kabule göre de;
    TCK"nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bend halinde sayılan hususlar, aynı Kanunun 3/1. maddesindeki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki yasal düzenlemeler, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar hep birlikte ve isabetli bir şekilde değerlendirilip, suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, kastlarının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerekirken sanıklar M.. B.. ve S.. B.. hakkında kurulan hükümlerde temel cezanın en üst hadden tayini suretiyle orantılılık ilkesine aykırı davranılması,
    Sanıkların değişik zamanlardaki tefecilik eylemleri nedeniyle TCK"nın 43/1. maddesi uyarınca haklarında zincirleme suç hükmünün uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,
    Sanıklar İ.. K.. ve H.. B.. hakkında temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde, hapis cezası yanında tayin edilen adli para cezasına esas alınan birim gün sayısının aynı gerekçelerle alt sınırın üstünde belirlenmesi suretiyle hükümde çelişkiye neden olunması,
    TCK"nın 63. maddesinin infaz aşamasında nazara alınacağının gözetilmemesi,
    Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “toplam 554,80 TL"nin 1/7 oranında” alınmasına karar verilmesi suretiyle CMK"nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
    İddianameyle hakkında dava açılmayan ve yargılamada herhangi bir sıfatı bulunmayan M.. A.."ın ismine karar başlığında yer verilmesi,
    Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar müdafii ve sanıklar İ.. K.. ve H.. B.."ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi