23. Hukuk Dairesi 2016/3881 E. , 2018/5638 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili, müvekkilleri ile davalı arasında arsa payı ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını,sözleşmeye göre inşaatın yapım süresinin sözleşme tarihinden itibaren 24 ay olduğunu, teslim süresinin 28.01.2013 tarihi olmasına rağmen davalının daire ve iş bürosunu davacılara teslim etmediğini, davalıya ihtarname keşide edilerek kira tazminatının talep edildiğini, dairelerin rayiç kirasının 1.000,00 TL, 2 adet iş bürosunun ise rayiç değerinin 3.000,00 TL olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 28.01.2013 tarihinden itibaren başlamak üzere şimdilik 75.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve dosya kapsamında; davalı yüklenicinin sözleşme gereğince 07.06.2013 tarihinde teslim etmesi gereken taşınmazları 15.11.2013 tarihinde davacılara teslim ettiği, davalı yüklenicinin 5 ay 8 günlük bir gecikmesinin söz konusu olduğu, davalı yüklenicinin davacılara ödemesi gereken toplam gecikme cezası tazminatının toplam 47.400,00 TL olduğu, davacıların pay oranları gözetildiğinde davacı ..."in alacağının 35.550,00 TL, davacı ..."in payının 11.850,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın bu miktarlar üzerinden kabulüne, davacılar tarafından davalıya ihtarname gönderildiği, bu ihtarnamede 15 günlük süre verildiği gerekçesiyle 15 günün bittiği 13.04.2013 tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi bakımından, 3194 Sayılı İmar Kanunu"nun 26. maddesi hükmünde öngörülen istisnalar dışında kalan ve bu kanunun kapsamına giren bütün yapılar için ilgilisine göre belediye ve valiliklerden yapı ruhsatı alınması zorunludur. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da kural olarak, yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. Yüklenici yapı ruhsatı alınması için gereken süreyi öngörerek sözleşmeyi imzalamalıdır. Somut olayda taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre sözleşmeden itibaren 3 ay içinde yapı ruhsatı alınması ve inşaatın 28.01.2013 tarihinde teslim edilmesi gerekmektedir. Mahkemece 3 aylık ruhsat alma süresinin teslim tarihine eklenerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin temyizi bakımından ise yüklenici, kural olarak sözleşmede kararlaştırılandan fazla ve daha kaliteli malzeme kullanarak yaptığı işler bedelini, yapılan bu
fazla işlerin ve kullanılan kaliteli malzemelerin arsa sahiplerinin menfaatine ve yasal olması, ekonomik değerinin bulunması ve fazla işler ile kaliteli malzemeyi içeren imalâtı kendisine isabet eden bağımsız bölümler için de yapmamış olması koşulu ile 818 Sayılı BK"nın vekaletsiz iş görmeye ilişkin 410. vd. (TBK"nın 526. vd.) maddeleri uyarınca işin yapıldığı tarihteki mahalli serbest piyasa rayiç değerleri üzerinden tahsilini talep edebilir. Ancak inşaatın ortak yerlerinde ya da davacı yükleniciye düşecek bağımsız bölümlerde yapılan bu neviden fazla imalâtlar arsa sahiplerinin yararına olduğu gibi yüklenicinin de yararınadır. Kural olarak her iki tarafın da yararına olan böyle bir kazanım, fazla iş olarak nitelendirilemez ve yükleniciye bunların karşılığını isteme hakkı vermez. Yukarıda anlatılan ilkeler uyarınca davalı yükleniciye düşen bağımsız bölümlerde aynı neviden yapılan fazla imalat olup olmadığı araştırılmadan, davalının takas talebi üzerinde durulmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca sulhün mahkeme huzurunda yapılmasına gerek bulunmamakta ise de elbirliği mülkiyetinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan taleplerden feragat ancak elbirliği ile mümkün bulunduğundan mahkemenin bu konudaki sonucu doğru olmuştur,
Somut olayda davacılar tarafından davalı yükleniciye 04.02.2013 tarihinde ihtarname gönderilerek sözleşme şartlarına uyulması talep edilmiştir. 04.02.2013 tarihli ihtarnamenin temerrüt ihtarı şartlarını taşımadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle mahkemece ihtarnamenin temerrüt ihtarı mahiyetinde olduğu kabul edilerek faize hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadelerine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.12.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.