
Esas No: 2019/662
Karar No: 2022/826
Karar Tarihi: 10.03.2022
Danıştay 9. Daire 2019/662 Esas 2022/826 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/662 E. , 2022/826 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/662
Karar No : 2022/826
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Başkanlığı)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Hurdacılık İnşaat Demir-Çelik Ürünleri Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen kamu alacağının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirleri dayanağı asıl borçlu şirkete düzenlenen ödeme emirlerinin, şirkete bilinen adreslerinde tebliğ edilemediği, tebliğin sağlanamadığı gerekçesiyle ilanen tebliğ yoluna gidilerek kesinleştirilen verginin tahsili amacıyla asıl borçlu şirketin kanuni temsilcisi olduğu gerekçesiyle davacı hakkında dava konusu ödeme emirlerinin tanzim ve tebliğ edildiği, davalı idarenin savunmasında asıl borçlu şirkete düzenlenen ödeme emirlerinn ilanen tebliğ edildiği belirtilmekte ise de asıl borçlu şirkete gönderilen tebligatlarda muhatabın gösterilen işyerinden taşındığı, adreste tanınmadığı, muhtarlık kaydına rastlanılmadığı, açık adresinin bilinmediği şerhinin düşüldüğü, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102.maddesinde, maddede yazılı işlemlerin komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz'edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak, imzadan imtina ediliyor ise bu durumun şerh verilmek suretiyle tespit olunacağı hükme bağlandığı halde dosya kapsamından söz konusu tebligat sürecinde bu usule uyulmadığı, bu şekilde usulsüz yapılan tebligatlara dayanarak ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 102 ve 103'üncü maddelerindeki usule uyulmadığı, hal böyle olunca asıl borçlu şirket adına henüz kesinleşmeyen vergi borçları için davacı hakkında takip yapma olanağı bulunmadığından dava konusu ödeme emirlerinin hukuka uygun bulunmadığı gerekçesiyle iptallerine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin tahakkuk etmiş ve vadesi geçmiş vergi borçlarının ödenmemesi nedeniyle şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek ilanen tebliğ edildiği, borcun ödenmemesi üzerine şirket hakkında mal varlığı araştırması yapıldığı ancak borcunu karşılayacak mal varlığına rastlanılmadığı, davacının şirketteki hissesinden dolayı 6183 sayılı Kanun'un 35'inci maddesi uyarınca takibe tabi tutulduğu daha sonra … adlı kişinin müdürlük yetkisinin 09/10/2004 tarihinde sona ermesi ve bu tarihten sonra müdür ataması yapılmadığından ortakların ikisinin de müdürlük sıfatı kazanmasından dolayı 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35'inci maddesine göre takibe tabi tutulduğu, yapılan tespitlere istinaden 6183 sayılı Kanun'un mükerrer 35 ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu' nun 10'uncu maddesi gereğince asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borçlarının olduğu dönemlerde kanuni temsilci sıfatını haiz davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği ve tebliğ edildiği, davacıya yönelik cebri takip işlemlerine başlanılmasında yasal isabetsizlik bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.