Abaküs Yazılım
9. Daire
Esas No: 2019/4659
Karar No: 2022/764
Karar Tarihi: 09.03.2022

Danıştay 9. Daire 2019/4659 Esas 2022/764 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2019/4659 E.  ,  2022/764 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DOKUZUNCU DAİRE
    Esas No : 2019/4659
    Karar No : 2022/764

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı

    KARŞI TARAF (DAVACI) : …
    VEKİLİ : Av. …

    İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ:
    Dava konusu istem: Davacı tarafından, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 2013 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. Maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ile 2013/Ağustos-Aralık, 2014/Mart, 2015/Aralık, 2016/Şubat, Nisan-Haziran, Ağustos dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve 2016/Nisan döneminden itibaren tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemine ilişkindir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda; … tarih ve … sayılı davacının 2013 yılı defter ve belgelerinin ibrazı istemine ilişkin yazının 17/10/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından belgelerinin (fatura, makbuz vb.) vergi müfettişine ibraz edildiği ancak 29/09/2017 tarihinde gerçekleşen sel baskını sonucu davacının işyerinde bulunan defterlerinin zayi olduğu gerekçesiyle 2013 yılına ait defterlerini ibraz edemediği ve vergi müfettişine 30/09/2017 tarihli zarar tutanağının ibraz edildiği, vergi müfettişi tarafından yasal defterlerin sel felaketi dolayısıyla zayi olduğunu kanıtlayan herhangi bir tutanak veya mahkeme kararı ibraz edilmediğinden bahisle ortada mücbir sebebin olmadığı kabul edilerek ilgili dönem indirimlerinin reddi ve beyanlarının yeniden düzenlenmesi suretiyle ödenecek vergi çıkan dava konusu dönemler için üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı ve düzenlenen ihbarnamelerin davacıya e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği ve davacının yasal süresi içinde dava açmadığının anlaşıldığı, davacının 15/07/2009 tarihinde internet hizmetleri kullanım başvuru formunu doldurarak başvuruda bulunduğu, dosyadaki belgelerin incelenmesinden davacının e-tebligat kullanma açısından yapılan bir başvurusunun olmadığı, 456 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre, internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda bildirimde bulunan gelir vergisi mükelleflerine internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresi verilmeyerek mükelleflerin sisteme her girişlerinde sistem tarafından kimlik doğrulaması yapılmak suretiyle elektronik tebligat sistemini kullanabilecekleri, internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda veya vergi dairesine bizzat başvurarak sistemi kullanacak olan gelir vergisi mükelleflerinin elektronik tebligat adresi edinmiş olacakları, davacının ise buna ilişkin herhangi bir başvurusunun olmadığının görüldüğü, davacının defterlerinin zayi olduğunun tespitine ilişkin olarak Mahkemeye başvuruda bulunduğu, ...Asliye Hukuk Mahkemesinin E:…, K:… sayılı dosyasında 07/06/2018 tarihinde verdiği karar ile davacı adına kayıtlı ...Noterliğinin … tarih ve … yevmiye numaralı yevmiye defteri ile … tarih ve … yevmiye numaralı defter-i kebirin ve … tarih ve … yevmiye numaralı envanter defterinin zayi olduğunun tespitine karar verildiği vu nedenle olayda mücbir sebep halinin bulunduğunun kabulü gerektiğinden re’sen takdir sebebinin bulunmadığı göz önüne alındığında davacının ilgili dönem indirimlerinin reddedilerek beyanlarının yeniden düzenlenmesi suretiyle ödenecek vergi çıkan dava konusu dönemler için üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapılmasının açık bir vergilendirme hatası olduğu sonucuna varıldığından, davacı tarafından yapılan düzeltme- şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu olayda, 2013 yılı yasal defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin yazının 17/10/2017 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davacı tarafından alış faturaları ve belgelerin vergi müfettişine ibraz edildiği ancak 29/09/2017 tarihinde gerçekleşen sel baskını sonucu iş yerinde bulunan yasal defterlerin zayi olduğu gerekçesiyle 2013 yılına ait defterlerin ibraz edilemediği ve vergi müfettişine 30/09/2017 tarihli zarar tutanağının ibraz edildiği, vergi müfettişi tarafından yasal defterlerin sel felaketi dolayısıyla zayi olduğunu kanıtlayan herhangi bir tutanak veya mahkeme kararı ibraz edilmediğinden bahisle ortada mücbir sebep olmadığı kabul edilerek ilgili dönem indirimlerinin reddi ve beyanlarının yeniden düzenlenmesi suretiyle üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının yapıldığı, Vergi Mahkemesi'nce, olayda mücbir sebep hali bulunmasına karşın bu durumun dikkate alınmayarak cezalı tarhiyat yapılması "açık bir vergilendirme hatası" olarak kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 118. maddesinde sayılan vergilendirme hatalarının mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata, vergilendirme veya muafiyet döneminde hata şeklinde düzenlendiği ve mücbir sebep hali, sayılan vergilendirme hatalarından hiçbirisine girmemekle birlikte, mücbir sebep hali dikkate alınmayarak davacının ilgili dönem indirimlerinin reddi suretiyle cezalı tarhiyat yapılması, davalı idarece indirimlerin eksik olarak veya tamamen reddedilerek yapılan bir "matrahta hata" hali olarak kabul edilebileceğinden, dava konusu cezalı tarhiyatı kaldıran mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacıya tebliğ edilen ihbarnamelere dava açılmadığı, davacının iddialarının tarhiyat aşamasında ileri sürülebilecek nitelikte olduğu, davacı tarafından yasal süresinden sonra alınmış zayi kararının kabul edilemeyeceği, yapılan işlemlerde vergi hatası bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY:
    Davacı tarafından, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle 2013 yılı için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası ile 2013/Ağustos-Aralık, 2014/Mart, 2015/Aralık, 2016/Şubat, Nisan-Haziran, Ağustos dönemleri için re'sen tarh edilen katma değer vergisi ve 2016/Nisan döneminden itibaren tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmektedir.

    İLGİLİ MEVZUAT:
    213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de, vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun'un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de, vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; düzeltme-şikayet yolunun, vergiye ilişkin hesaplarda, matrah ve miktar hatası bulunması yahut mükerrer vergi istenmesi şeklinde, vergilendirmede ise, mükellefin şahsında, mükellefiyette, verginin mevzuunda ve döneminde yapılmış hataların varlığı halinde izlenebilecek bir idari başvuru yolu olduğu, vergi yükümlülerince, vergilendirmeye ilişkin bir olayın düzeltme yoluyla yargı önüne getirilebilmesi ve vergi hatasının varlığından söz edilebilmesi için, hukuksal sorun olarak çözümlenmesi gerekmeyen açık ve mutlak bir hata bulunduğunun belirlenebilmesinin gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
    Başka bir anlatımla, idareden düzeltilmesi istenebilecek vergi hataları, kendisinden düzeltme isteminde bulunulan idari makamın veya uyuşmazlık halinde yargı yerinin, 213 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen yorum tekniklerine başvurulmadan, ilk bakışta anlaşılabilecek açıklıktaki vergilendirme yanlışlıklarıdır.
    Olayda, düzeltme şikayet başvurusuna konu vergi ve cezalara ilişkin olarak davacı tarafından ileri sürülen; ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği ve iş yerinde bulunan defterlerin sel baskını sonucu zayi olduğuna ilişkin itirazlar, yukarıda sayılan vergi hataları kapsamında olmayıp, uyuşmazlığın çözümü 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun elektronik ortamda tebliğe ilişkin 107/A maddesi, mücbir sebeplere ilişkin 13. maddesi ve 15. maddesi, defter ve belgeleri ibraz mecburiyetine ilişkin 256. maddesi ile 3065 Katma Değer Vergisi Kanunu'nun vergi indirimine ilişkin 29. maddesi ve 34. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi ve yorumlanmasına bağlıdır.
    Bu durumda; davacı iddiaları ve bu iddialar çerçevesinde ortaya çıkan uyuşmazlık, herhangi bir kuşku ya da hukuki tartışmaya meydan bırakmayacak şekilde nitelendirilebilecek açık bir vergi hatası kapsamında olmayıp, hukuki bir sorun niteliğinde olduğundan, diğer bir ifadeyle ihtilafın çözümünün maddi olayların ve mevzuatın değerlendirilmesi ve yorumunu gerektirmesi nedeniyle, uyuşmazlığın vergilendirme işlemine karşı süresinde açılacak idari davada incelebileceğinden, davacı adına düzenlenen vergi ve ceza ihbarnamelerinin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemin yukarıda yazılı gerekçeyle iptal edilmesine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
    Nitekim; davacının iddialarının, ödeme emrine karşı açılacak davada "borcum yoktur" iddiası kapsamında incelenebileceği tabii olup, davacı tarafından söz konusu amme alacakları için düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davalarda; … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ve … tarih ve E:…, K:… sayılı kararlarıyla iş bu davanın konusu işlem Mahkemece iptal edildiğinden ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiş, anılan kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı ve … tarih ve E:…, K:… sayılı kararlarıyla ile reddedilmiş, Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan temyiz başvurusu Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2019/4657, K:2022/765 sayılı ve 09/03/2022 tarih ve E:2019/4658, K:2022/766 sayılı kararlarıyla ödeme emri dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun tebliği sağlanmadan kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve anılan kararlar sonucu itibarıyla yerinde görülmüştür.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
    2. … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi