
Esas No: 2019/4657
Karar No: 2022/765
Karar Tarihi: 09.03.2022
Danıştay 9. Daire 2019/4657 Esas 2022/765 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2019/4657 E. , 2022/765 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2019/4657
Karar No : 2022/765
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 2013 yılı yasal defter ve belgelerinin istenildiği, davacının belgelerini ibraz ettiği ancak iş yerini şiddetli sağanak yağış nedeniyle sel basması sonucu zayi olan defterlerin ibraz edilmediği, bu nedenle ilgili dönem katma değer vergisi indirimlerinin reddedilmesi suretiyle vergi ziyaı cezalı tarhiyatların yapıldığı, söz konusu tarhiyatlara ilişkin ihbarnamelerin e-tebliğ yoluyla tebliğ edildiği, anılan vergi borçlarının vadesinde ödenmemesi üzerine tahsili için tanzim olunan ödeme emrinin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı, dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının dayanağı olan ihbarnamelerin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile iptal edildiğinin görüldüğü, ödeme emrinin dayanağını oluşturan ihbarnamelere karşı yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine ilişkin işlemin mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle, söz konusu ihbarnameler dayanak alınarak düzenlenen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 6183 sayılı Kanun'da ödeme emrine karşı açılacak davalarda ileri sürülebilecek iddiaların sınırlı olarak sayıldığı, davacının iddialarının bu kapsamda olmadığı, davacı adına kesinleşen ve vadesinde ödenmeyen borçlar için ödeme emri düzenlendiği, davacı tarafından inceleme elemanına ticari defterlerini sel basması sonucunda ibraz edemediğine ilişkin mahkeme kararı sunulmadığı, internet vergi dairesi kullanıcısı olan davacının her türlü tebligatı elektronik ortamda alabileceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi (7) gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 58. maddesinde de; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zaman aşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği ifade edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na 01/08/2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun'un 7. maddesiyle eklenen 107/A maddesinde; bu kanun hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, 93'üncü maddede sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, Maliye Bakanlığının, elektronik ortamda yapılacak tebliğle ilgili her türlü teknik altyapıyı kurmaya veya kurulmuş olanları kullanmaya, tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu ifade edilmiş, söz konusu maddeye 07/4/2015 ve 6637 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle eklenen fıkrada ise elektronik ortamda yapılan tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.
Vergi Usul Kanunu'nun 107/A maddesinin 3. fıkrası uyarınca verilen yetkiye dayanılarak 27/08/2015 tarihinde yayımlanan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin; "4. Elektronik Tebligat Yapılacak Kişiler" başlıklı kısmında, ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar, (kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç) tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirilen ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılabilecek olanlar arasında belirtilmiş, "5.2 Gelir Vergisi Mükelleflerinin Bildirimi ve Elektronik Tebligat Adresi Edinmesi" başlıklı kısmında ise; elektronik tebligat sistemini kullanmak zorunda olan gelir vergisi mükelleflerinin, 01/01/2016 tarihine kadar örneği Tebliğ ekinde yer alan “Elektronik Tebligat Talep Bildirimi (Gerçek Kişiler İçin)”ni internet vergi dairesinde elektronik ortamda doldurmaları ve elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlamaları gerektiği, bu mükelleflerin söz konusu bildirimi kendileri veya elektronik tebligat sistemi ile ilgili işlemleri yapmaya yönelik özel yetki içeren noterde verilmiş vekâletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla gelir vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bizzat vermelerin de mümkün olduğu, internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda bildirimde bulunan gelir vergisi mükelleflerine internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresinin verilmeyeceği bu mükelleflerin sisteme her girişlerinde sistem tarafından kimlik doğrulaması yapılmak suretiyle elektronik tebligat sistemini kullanabilecekleri, vergi dairesine bizzat veya vekili aracılığıyla başvuran gerçek kişi mükelleflerin başvuruları değerlendirilerek gerekli şartları taşıyan mükelleflere internet vergi dairesi kullanıcı kodu, parola ve şifresi verileceği, internet vergi dairesini kullanarak elektronik ortamda veya vergi dairesine bizzat başvurarak sistemi kullanacak olan gelir vergisi mükelleflerinin elektronik tebligat adresi edinmiş olacağı açıklanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer vergilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tebliğ yapılacak kimselere, anılan Kanunun 93'üncü maddesinde sayılan usullerle bağlı kalınmaksızın, tebliğe elverişli elektronik bir adres vasıtasıyla elektronik ortamda tebliğ yapılabileceği, Maliye Bakanlığı'nın tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirmeye ve kendisine elektronik ortamda tebliğ yapılacakları ve elektronik tebliğe ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, Maliye Bakanlığı tarafından Kanunun verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan 456 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nde ticari, zirai ve mesleki kazanç yönünden gelir vergisi mükellefiyeti bulunanlar, (kazançları basit usulde tespit edilenlerle gerçek usulde vergiye tabi olmayan çiftçiler hariç) tebliğe elverişli elektronik adres kullanma zorunluluğu getirildiği ve elektronik tebligat adresi kullanma zorunluluğu getirilen mükelleflerin; tebliğ ekinde yer alan “Elektronik Tebligat Talep Bildirimi (Gerçek Kişiler İçin)”ni internet vergi dairesinde elektronik ortamda doldurmaları ve elektronik tebligat sistemini kullanmaya başlamaları gerektiği, bu mükelleflerin söz konusu bildirimi kendileri veya elektronik tebligat sistemi ile ilgili işlemleri yapmaya yönelik özel yetki içeren noterde verilmiş vekâletnameyle yetkili kılınan kişiler aracılığıyla gelir vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bizzat vermelerin de mümkün olduğu, dolayısıyla mükelleflere elektronik ortamda tebligat yapılabilmesi için Tebliğ ekinde gösterilen talep formunu doldurarak elektronik tebligat talep bildiriminde bulunmuş olmaları gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; davalı idarece dava konusu ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin davacıya 14/02/2018 tarihinde elektronik ortamda edildiği ve söz konusu ihbarnamelerin dava konusu edilmeyerek kesinleştiğinden bahisle ödeme emri düzenlendiği görülmekte ise de, davacının 15/07/2009 tarihinde sadece internet hizmetlerini kullanmak için başvuruda bulunduğu, anılan tarihte elektronik tebligata ilişkin düzenlemelerin henüz yürürlüğe girmediği, sonrasında da davacı tarafından elektronik ortamda veya vergi dairesine başvurulmak suretiyle elektronik tebligat talep bildirimi yapılmadığı, davalı idare tarafından da bu hususa ilişkin olarak dosyaya herhangi bir bilgi belge sunulmadığı anlaşılmaktadır.
Olayda, davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi karşısında, usulüne uygun bir şekilde kesinleştirilip ödeme emri ile takip edilebilecek bir amme alacağının varlığından söz edilemeyecektir.
Temyize konu kararda atıf yapılan dava konusu ödeme emri içeriği amme alacaklarının dayanağı olan ihbarnamelerin kaldırılması istemiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptaline ilişkin ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 09/03/2022 tarih ve E:2019/4659, K:2022/764 sayılı kararıyla bozulmuş ise de; ihbarnamelerin usulüne uygun tebliği sağlanmadan kamu alacağının kesinleştiğinden bahisle davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığından, davayı yukarıda yazılı gerekçeyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.