
Esas No: 2022/331
Karar No: 2022/913
Karar Tarihi: 09.03.2022
Danıştay 13. Daire 2022/331 Esas 2022/913 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/331 E. , 2022/913 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/331
Karar No:2022/913
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tarımsal Üretim Pazarlama Sanayi ve
Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu
...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : Aralarında davacının da bulunduğu piliç eti üretiminde faaliyet gösteren teşebbüslerin fiyat düzeyini birlikte belirlemek ve/veya Ege Bölgesinde arzın kontrolüne yönelik bilgi paylaşımında bulunmak suretiyle 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesini ihlâl ettiğinden bahisle haklarında idari para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Rekabet Kurulu (Kurul) kararının davacıya ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Kanuni süresi içinde temyiz isteminde bulunulmadığından, istemin süre yönünden reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, Üye ...'ın; "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin 7. fıkrasında yer alan, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığının anlaşıldığı hâllerde dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca kesin olarak karar verileceği kuralı uyarınca, kesin olarak temyiz süre ret kararı verilmesi hâlinde temyiz eden tarafın temyiz talebinin süresinde olduğunu savunma imkânı kalmamaktadır. Anayasa’nın 36. maddesinde belirtilen hak arama hürriyetinin tesisi için herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olması, adil yargılanma hakkı kapsamında tarafların aleyhine olan durumlara ilişkin görüş ve itirazlarının alınarak yeterli tartışma imkânının tanınması gerektiği dikkate alındığında, temyiz istemi süre yönünden reddedilen tarafa itiraz imkânının tanınmaması Anayasa’da öngörülen adil yargılanma hakkına aykırı olduğundan, 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin 7. fıkrasının 'temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı' ibaresi yönünden iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulması gerektiği" yolundaki görüşüne karşılık, söz konusu düzenleme Anayasa'ya aykırı görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
USUL YÖNÜNDEN:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihaî kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dâhi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâlinde kararı veren mercin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; yedinci fıkrasında, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapıldığının dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesi ve kurulunca saptanması hâlinde de 6. fıkrada sözü edilen kararın daire ve kurulca verileceği belirtilmiştir.
2577 sayılı Kanun'un 31. maddesinde, elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiş; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Elektronik işlemler" başlıklı 445. maddesinin ikinci fıkrasında, elektronik ortamda, güvenli elektronik imza kullanılarak dava açılabileceği, harç ve avans ödenebileceği, dava dosyalarının incelenebileceği, anılan Kanun kapsamında fizikî olarak hazırlanması öngörülen tutanak ve belgelerin güvenli elektronik imzayla elektronik ortamda hazırlanabileceği ve gönderilebileceği; dördüncü fıkrasında ise, elektronik ortamda yapılan işlemlerde sürenin gün sonunda biteceği kurala bağlanmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu'na 6099 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile eklenen "Elektronik tebligat" başlıklı 7/a maddesinin dördüncü fıkrasında, elektronik yolla tebligatın, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
Temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararının 12/11/2021 tarihinde davacı vekilinin elektronik tebligat adresine ulaştığı ve bu tarihi izleyen beşinci günün sonunda 17/11/2021 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilmiş sayıldığı, temyiz süresinin 30 (otuz) gün olduğu ve bunun Bölge İdare Mahkemesi kararında da belirtildiği dikkate alındığında, bu karara karşı en geç 17/12/2021 tarihinde temyiz isteminde bulunulması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 20/12/2021 tarihinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden gönderilen dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından, süre aşımı nedeniyle temyiz isteminin incelenmesi mümkün değildir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
3. Kararın bir örneğinin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'ne gönderilmesini ve taraflara tebliğini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesi'ne gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, 09/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.