12. Ceza Dairesi 2018/1284 E. , 2020/1772 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle öldürme
Hüküm :CMK"nın 223/2-c maddesi gereğince beraat
Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm katılan tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde, sanık ...’ın, ... Hastanesinde beyin cerrahi uzmanı sanık ...’ın servis hekimi olarak görev yaptığı, ölen ..."ın 6 yıl önce kafa içi intrakranial kitle nedeniyle ameliyat edildiği, 6 yıldır epilepsi nedeniyle levemax kullandığı,bir aydır yaygın baş ağrısı, boyun hareketleri ağrılı, bilateral skalon ve trapezius kaslarında spazm olduğu bu nedenle ameliyatından önce sanık ..."a müracaat ederek adı geçen tarafından muayene edilip ameliyat edilmek üzere 19.01.2012 tarihinde sanıkların çalıştığı ... Hastanesi"ne yatırıldığı, 20.01.2012 tarihinde sanık ... tarafından ameliyatı yapılarak, yoğun bakıma alındığı, 21.01.2012 tarihinde bilinci açık, koopere, oryante, nörolojik defisiti olmayan, dreni çalışan, yara yeri temiz olan, kontrol BT’sinde operasyon yerinde kanama ve ödem olan hastanın serviste takibe alındığı, 22/01/2012 günü saat 09:00’da bilinci açık, koopere, oryante, mobilize, nörolojik defisiti olmayan dreni ve foley sondası çıkarılan, yara yeri temiz olan, pansumanı yapılan hastanın saat 21.00 sıralarında nöbetçi hekim olan sanık ... tarafından Op. Dr. ... aranarak nöbet şeklinde olmayan kasılması olduğu, bilinci dezoryante, hafif anizkorisi olduğunun bildirilmesi üzerine sanık ... tarafından bilinç takibi, medikal tedavi, anti ödem tedavisinin devamının önerildiği, sanık ... tarafından 23.01.2012 tarihinde saat 07:45 sularında ziyaret edildiğinde bilincinin kapalı pupiller middilate olduğu, IR ve kornea reflexinin alınamadığı, çekilen kranial BT’de operasyon yerinde kanama ve ödem tespit edildiği, hemen ameliyathaneye alınıp dekomprese edildiği, post op entübe, bilinci kapalı olarak yoğun bakımda takip edildiği, 24/01/2012 çekilen kontrol BBT’de operasyon yerinin temiz olduğu, kanama olmadığı, sol posterior serebral arter ve baziler arter alanında infarkt saptandığı, 25/01/2012 günü öldüğü, ölüm nedeninin Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu’nun 26.12.2012 tarihli raporunda özetle, zamanında otopsi yapılarak iç organ değişimleri araştırılmamış olmakla birlikte tıbbi belgelere göre, yüksek dereceli glial tümör düşünülen kişinin ölümünün sağ frontoparietal nüks intrakranial glial tümör, ameliyatı ve sonrasında ameliyat yerinde gelişen intra serebral kanama, ödem, herniasyon ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiğinin belirtildiği olayda;
16.10.2010 tarihli Adli Tıp Genel Kurul raporunda “...... Hastanesinde 20/01/2012 günü Op.Dr.... tarafından opere edilen yoğun bakımda takip edilen, 21/01/2012’de bilinci açık, kontrol BT’sinde operasyon yerinde kanama ve ödem olan, serviste takibe alınan, 22/01/2012 günü saat 09:00’da bilinci açık, oryante, mobilize olan, nörolojik defisiti olmayan, medikal tedavisine devam edilen nöbetçi hekim tarafından saat 21.00 sıralarında Op. Dr. ... aranarak nöbet şeklinde olmayan kasılması olduğu, bilinci dezoryante ve hafif anizkorisi olduğu söylenen hastanın, bilinç takibi, medikal tedavi, anti ödem tedavisinin devamının önerilmesi, 23/01/2012 günü sabah 07.45’te yaptığı muayenede bilinci kapalı, pupilleri middilate IR ve kornea reflexi alınamayan hastanın çekilen kranial BT’sinde operasyon yerinde kanama ve ödem tespit edilen hastanın zamanında dekompresyon ameliyatının yapılmaması nedeniyle Dr....ın kusurlu olduğu, Dr....’ın hastanın takibini ve muayenesini yaparak değişen klinik durumunu tespit ederek ameliyatı yapan Dr....ı bilgilendiriği cihetle Dr....’a atf-ı kabil kusur bulunmadığı,ancak 22/01/2012 günü saat 21.00 sıralarında anizokorisi olduğu bildirilen hastanın muayene ve kranial BT’sinin değerlendirilerek zamanında ameliyatının yapılması durumunda da klinik durumu ve kişide tespit edilen hastalık dikkate alındığında; kurtulmasının kesin olmadığı ve kusurlu eylem ile ölüm arasında kesin bir illiyet bağı kurulamayacağı ” nın belirtilmesi karşısında, operasyon yerinde kanama ve ödem tespit edilen hastanın zamanında dekompresyon ameliyatının yapılmaması nedeniyle kusurlu olduğu belirtilen sanık ...’ın eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağının bulunmadığı, taksirle öldürme suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, özel hastanede doktor olan sanığın kamu görevlisi olmaması nedeniyle hukuki durumunun TCK"nın 257/2. maddesi kapsamında da değerlendirilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanıkların taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın Adli Tıp Kurumu raporunda sanıkların kusurlu olduğunun belirtildiğine, cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.