Abaküs Yazılım
16. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/5032
Karar No: 2019/7584
Karar Tarihi: 21.11.2019

Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/5032 Esas 2019/7584 Karar Sayılı İlamı

16. Hukuk Dairesi         2016/5032 E.  ,  2019/7584 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
    Kadastro sırasında, ... Köyü çalışma alanında bulunan 130 parsel sayılı 31.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmış, davacı ... vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen önceki tarihli hüküm Yargıtay 7. Hukuk Dairesi"nce "usulüne uygun mera araştırması yapılması" gereğine değinilerek bozulmuştur. Aynı yer çalışma alanında bulunan 2 parsel sayılı 90.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, davacı Hazine, çekişmeli 2 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece bozma ilamından sonra dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı Hazinenin davasının reddine, çekişmeli 2 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, davacı ...’ün davasının kabulüne, çekişmeli 130 parsel sayılı taşınmazın isim ve payları belirtilmek suretiyle ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı/davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
    1- Mahkemece, çekişmeli 2 parsel sayılı taşınmaz yönünden, Tutak Kadastro Mahkemesi"nin 2010/5 Esas, 2010/27 Karar sayılı ilamının temyize konu eldeki dosya için güçlü delil teşkil ettiği kabul edilmek sureti ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığı gibi, yapılan araştırma ve inceleme de yeterli bulunmamaktadır. Mahkemenin güçlü delil saydığı Tutak Kadastro Mahkemesi"nin 2010/5 Esas, 2010/27 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, çekişmeli taşınmazın 1959 tarihinde ... ve müşterekleri adına tespit edildiği, 2006 tarihinde 2. kez aynı kişiler adına kadastro tespitinin yapıldığı, ikinci tespite karşı Hazinenin açtığı davanın Tutak Kadastro Mahkemesi"nin 2010/5 Esas, 2010/27 Karar sayılı ilamı ile 3402 sayılı Yasa"nın 22/1. fıkrası gereğince reddedildiği, çekişmeli taşınmaza ilişkin 28.06.2006 tarihli kadastro tespit tutanağının Kadastro Kanunu’nun 22/1. maddesi gereğince iptali ile Ağrı Bölgesi Tapulama Komisyon Başkanlığı’nın 12.08.1983 tarihli komisyon kararı ve ilk tespit olan 21.11.1959 tarihli kadastro tespiti gibi tesciline karar verildiği ve hükmün Dairemizce onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki dosyada davacı Hazine, 1959 yılında davalılar adına tespiti yapılan dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile süresinde Kadastro Mahkemesinde dava açmış olup; 2006 tarihli ikinci kadastro tespitinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/1. maddesi uyarınca bütün sonuçlarıyla beraber geçersiz kılan Tutak Kadastro Mahkemesi"nin 2010/5 Esas, 2010/27 Karar sayılı dava dosyasının eldeki dava için hiçbir hukuki önemi bulunmamakta olup güçlü delil kabul edilmesi mümkün değildir. Bundan ayrı, çekişmeli taşınmazın etrafında tescil harici ‘kır arazi’ bulunduğu halde, yöntemince mera araştırması yapılmamış, mera parselinin kadim ya da tahsisli mera olup olmadığı araştırılmamış, çekişmeli taşınmaz ile mera parseli arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı belirlenmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm verilemez.
    Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleri ve dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra, taşınmazın bulunduğu yerde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, fen bilirkişisi ve üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, mera tahsisi yoksa, komşu mera parselinin öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parseli arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı; mahkemenin taşınmaz ve çevresi ile ilgili gözlemi tutanağa geçirilmeli; taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında mera yönünde genişleme olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 2 sayılı parsel yönüyle BOZULMASINA,
    2- Hazine temsilcisinin 130 sayılı parsele ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tarım arazisi niteliğinde bulunduğu ve davacı yararına zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz mera vasfı ile sınırlandırıldığı halde, yöntemince mera araştırması yapılmamış, mera parselinin kadim ya da tahsisli mera olup olmadığı belirlenmemiş, davacının taşınmazdaki zilyetliğinin süresi araştırılmamış, ziraatçı bilirkişinin taşınmazın niteliğini ve mera ile dava konusu taşınmaz arasında ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını ortaya koymayan raporuyla yetinilmiştir.
    Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, varsa mera tahsis kararı, ekleri ve haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin onaylı tutanak suretleriyle dayanağı olan belgeler getirtilip dosya tamamlandıktan sonra, taşınmazın bulunduğu yerde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve aynı yöntemle belirlenecek taraf tanıkları, fen bilirkişisi ve üç kişilik ziraatçı bilirkişi kurulu hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, varsa mera tahsis kararı ve haritaları uygulanıp kapsamları belirlenmeli, mera tahsisi yoksa, taşınmazın öncesinin geleneksel biçimde kullanılan kadim mera olup olmadığı, çekişmeli taşınmaz ile mera parseli arasında ayırıcı nitelikte unsur bulunup bulunmadığı araştırılmalı; mahkemenin taşınmaz ve çevresi ile ilgili gözlemi tutanağa geçirilmeli; taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, zaman içinde sınırlarında mera yönünde genişleme olup olmadığı hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmeli, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli; ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve mera parseli olup olmadığı, mera değil ise mera parselinden nasıl ayrıldığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; fen bilirkişisine, keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, çekişmeli taşınmaz ile komşu mera parselinin konumlarını yan kesit krokisi ile gösteren rapor ve harita düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, Hazine temsilcisinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 130 sayılı parsel yönüyle BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi