12. Ceza Dairesi 2019/1031 E. , 2020/1782 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme
Hüküm : TCK"nın 133/3, 62, 52/2, 51/1-3, 53/1-a-b-c-d-e, 53/2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, üst Cumhuriyet savcısının ve sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- İncelenen dosyada, bir yerel gazetede muhabir olarak çalışan sanık ... ile ... İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünde şube müdürü olarak görev yapan mağdur ... ve mağdurun yakını olan Seyhun isimli kişinin, 2013 yılının Ocak ayında yüz yüze gerçekleştirdikleri görüşmede, üçü arasında geçen ve ... İlçe Milli Eğitim Müdürü ile ilgili olan konuşmaların, sanık tarafından gizlice kayda alınması ve 10 dakika 4 saniye süren ses kaydının 15.01.2014 tarihinde youtube adlı video paylaşım sitesinde “Armağan Kollu” isimli kullanıcı tarafından, “... İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Sayın ...’nin ve Avukat ... B’nin Çete Oyunları” ibareleri ile birlikte yayımlanması nedeniyle mağdurun 06.03.2014 tarihinde öğrendiğini beyan ettiği fiillerinden dolayı sanık hakkında 11.03.2014 tarihli dilekçesi ile şikayetçi olması üzerine başlatılan adli soruşturma sonunda; Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2014 tarihli iddianamesi ile “...şüphelinin şikayetçi ile arasındaki konuşmayı şikayetçinin rızası dışında kayda almak suretiyle üzerine atılı bulunan suçu işlediği...” biçimindeki anlatıma dayalı olarak, sanığın TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme suçundan cezalandırılması istemiyle sulh ceza mahkemesine dava açıldığı ve ses kaydının youtube adlı video paylaşım sitesinde sanık tarafından yayımlanması iddiasına ilişkin olarak delil yetersizliği nedeniyle 09.05.2014 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, sulh ceza mahkemesince TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasında öngörülen ceza miktarına nazaran davaya bakma görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 13.05.2014 tarihli görevsizlik kararıyla dosyanın asliye ceza mahkemesine gönderilmesinin ardından yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında TCK’nın 133/3. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla;
İddianamede gösterilen, sınırları çizilen ve kamu davasına konu edilen eylemin aynı zamanda hükmün de konusunu oluşturacağı, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 09.05.2014 tarihli iddianamesinde, sanığın, mağdurla aralarında geçen konuşmayı onun rızası olmaksızın kayda aldığı iddia edilmiş ve gerek iddianamede gerek sulh ceza mahkemesinin görevsizlik kararında TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme suçundan cezalandırılması talep edilmiş olup, söz konusu ses kaydının youtube adlı video paylaşım sitesinde yayımlanmasından dolayı sanık hakkında TCK’nın 133/3. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etme suçundan dava açıldığına dair bir anlatım ve sevk maddesi bulunmadığı gibi, anılan suçtan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği de gözetilmeden, CMK"nın 225/1. madde ve fıkrasındaki, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” düzenlemesine aykırı şekilde iddianame dışına çıkılıp, “...Sonuç olarak; sanığın olay günü müşteki ile yaptığı özel konuşma ve görüşmeyi gizlice kayda aldığı ve daha sonra internet video paylaşım sitesi olan ‘Youtube’dan yayınladığı bu şekilde sanığın kişiler arasında aleni olmayan özel görüşme ve konuşmayı kaydedip, internetten paylaşım sitesinde paylaşarak ifşa ettiğinden...” biçimindeki gerekçeye dayalı olarak, TCK’nın 133/1. madde ve fıkrasındaki kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları bir aletle dinleme veya bir ses alma cihazı ile kaydetme suçunun ancak konuşmanın tarafı olmayan kişi veya kişilerce işlenebileceğini ve sanığın kendisi, mağdur ve Seyhun isimli kişi olmak üzere üç kişi arasında geçen tarafı olduğu konuşmaları kaydetmesi eyleminin TCK’nın 133/2. madde ve fıkrasındaki katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi ses alma cihazı ile kaydetme suçu kapsamında değerlendirilebileceğini göz ardı eden, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması başlıklı TCK’nın 133. maddesinde üç fıkra halinde birbirinden bağımsız üç ayrı suçun düzenlendiğini de dikkate almayan gerekçelerle açılmayan davadan mahkumiyet hükmü kurulması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de:
a) 5560 sayılı Kanun"un 24. maddesi ile değişik CMK"nın 253/1-a madde, fıkra ve bendi gereğince uzlaşma kapsamında olan TCK’nın 133. maddesindeki kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan dolayı soruşturma evresinde CMK"nın 253. maddesi uyarınca sanıkla şikayetçi arasında uzlaştırma işlemleri gerçekleştirilmeden dava açıldığı, kovuşturma evresinde de aynı Kanun"un 254. maddesi uyarınca bu eksikliğin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK"nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaştırma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) T.C. Anayasa Mahkemesinin TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının değerlendirilmesi gerekliliğinin ve uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK"nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (c) bendinde yer alan velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun kendi alt soyu bakımından uygulanmamasına, kendi alt soyu dışındaki diğer kişiler yönünden hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, üst Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.