12. Ceza Dairesi 2019/1029 E. , 2020/1783 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ...’nin eşi olan ...’in sorumlu müdürü olduğu şirkette mali müşavir olarak çalışan ve şirketin %1 hisseli ortağı olan sanık ...’ın, şirket aleyhine 07.04.2011 tarihinde açtığı ...4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/202 esasına kaydedilen alacak davasına vekili tarafından sunulması amacıyla, mesleğinin sağladığı kolaylıktan yararlanarak ve katılana ait T.C. kimlik numarası ile diğer kişisel bilgileri kullanarak, Sosyal Güvenlik Kurumuna ait bilişim sistemine giriş yapıp, katılanın rızası olmaksızın ona ait “SSK Sigortalı Hizmet Dökümü” başlıklı belgenin dökümünü ele geçirdiği ve ele geçirilen dökümün 24.04.2012 havale tarihli cevaba cevap dilekçesi ekinde sözü geçen dava dosyasına ibraz edildiği iddiasına konu olayda;
Gerektiğinde mahkemece temin edilebilecek nitelikteki belgenin dökümünü, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında bir delil bulunmayan ve mali müşavir olarak çalışmasa da katılanın çalışmakta olduğu şirketin ortağı olan sanığın, şirkette çalıştığı dönemde şirketi zarara uğratmadığına, şirkete asıl zararı, eşinin stajını ortakların muvafakatını almaksızın şirkette yaptırarak şirket kasasından sigorta primleri ödeyen şirketin sorumlu müdürünün verdiğine dair cevaba cevap dilekçesinde bahsedilen açıklamaları delillendirme amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden, sanığın üzerine atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle sanık hakkında beraat kararı verilmesine ilişkin yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 614. maddesindeki “(1) Her ortak, müdürlerden, şirketin bütün işleri ve hesapları hakkında bilgi vermelerini isteyebilir ve belirli konularda inceleme yapabilir. (2) Ortağın, elde ettiği bilgileri şirketin zararına olacak şekilde kullanması tehlikesi varsa, müdürler, bilgi alınmasını ve incelemeyi gerekli ölçüde engelleyebilir; bu konuda ortağın başvurusu üzerine genel kurul karar verir. (3) Genel kurul, bilgi alınmasını ve incelemeyi haksız yere engellerse, ortağın istemi üzerine mahkeme bu hususta karar verir. Mahkeme kararı kesindir.” ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 631. maddesindeki “Yönetim yetkisi olmasa bile, her ortağın, ortaklığın işleyişi hakkında bilgi alma, defter ve kayıtlarını inceleme, bunlardan örnek alma ve mali durumu hakkında özet çıkarma hakkı vardır. Aksine sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.” biçimindeki düzenlemelerin limited şirketi ortağı olan sanık açısından geçerli olmadığı gözetilmeden ve herkesin kendisiyle ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahip olduğunu vurgulayan Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 20. maddesi dikkate alınmadan, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi yerine yasal gerekçeden yoksun şekilde beraat kararı verilmesinden dolayı hükmün bozulması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hüküm fıkrasının 1 numaralı bölümünün ilk paragrafındaki “BERAATİNE,” ibaresinden önce gelmek üzere, hüküm fıkrasına, “CMK"nın 223/2-a madde, fıkra ve bendi gereğince” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.