12. Ceza Dairesi 2019/1017 E. , 2020/1785 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma, tehdit
Suç Tarihleri : 07/02/2015-11/02/2015 1- Hakaret suçundan TCK’nın 125/1-2, 43/1, 52, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan TCK’nın 136/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
3- Cinsel taciz suçundan TCK’nın 105/1, 105/2-d, 53/1-2-3. Maddeleri gereğince mahkumiyet
4- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan TCK’nın 125/2. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 123, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
5- Tehdit suçundan TCK’nın 106/1-1, 43/1, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Hakaret, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma ile tehdit suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A) Hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK"nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL"ye kadar (2000 TL dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL dahil) adli para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında hakaret suçundan 10.05.2016 tarihinde doğrudan hükmedilen 3000 TL"den ibaret mahkumiyet hükmüne yönelik suç vasfına ilişkin herhangi bir temyiz istemi de bulunmadığından, sanık müdafinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
B) Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma ile tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Karar tarihinden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanu"un 34. maddesi ile değişik CMK"nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK"nın 106/1-1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçu uzlaşma kapsamına alınmış ise de, CMK"nın 253/3. madde ve fıkrasına 26.06.2009 tarihli 5918 sayılı Kanunun 8. maddesiyle eklenen ve 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren, “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme gereğince, tehdit suçu uzlaştırma kapsamına girmeyen cinsel taciz suçuyla birlikte işlendiğinden uzlaştırma hükümlerinin uygulanma imkanı bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede:
Gerek hükümlerin gerekçesinde gerek hüküm fıkrasında sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiği ifade edilmesine rağmen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan temel cezanın 3 ay hapis cezası olarak asgari hadden belirlenmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından, TCK’nın 123. maddesi gereğince temel ceza tayin edilirken sehven yazıldığı açıkça anlaşılan ve uygulama alanı bulunmayan “TCK’nın 125/2. maddesi delaletiyle” ibareleri, mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edildiğinden, T.C. Anayasa Mahkemesinin TCK"nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK"nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının değerlendirilmesi gerekliliğinin gözetilmemesi isabetsizliği, infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin, kovuşturma evresinde mağdurun beyanı alınmasızın suçsuz olan sanık hakkında usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.