8. Hukuk Dairesi 2014/25689 E. , 2015/1502 K.
"İçtihat Metni"Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tazminat
.. ile .. aralarındaki tazminat davasının kabulüne dair Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi"nden verilen 17.05.2013 gün ve 122/198 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; vekil edeni ile davalının 16.04.2010 tarihinde Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi"nin 2010/154 Esas-2010/208 Karar sayılı kararı ile boşandıklarını, tarafların evlilik birliği içerisinde Toki Konutları"nda 26.000,00 TL ödeyerek bir daire üzerinde hak sahibi olduklarını, boşanma protokolünün düzenlenmesi sırasında davalının söz konusu daire üzerindeki hak için vekil edenine boşanmanın hemen sonrasında 13.000,00 TL ödeyeceğini beyan ettiğini, vekil edeninin bu tutarın protokele yazılmasını istemesi üzerine davalının müftülükte çalıştığını ve kesinlikle sözüne sadık kalacağını beyan ettiğini ve davalının bu ısrarı üzerine söz konusu tutarın protokole yazılmadığını, mahkeme kararı sonrası davalının vekil edenine 13.000,00 TL ödemesi gerekirken hesabına 7.850,00 TL yatırdığını, vekil edeninin bakiye 5.150,00 TL"nin ödenmesine ilişkin ısrarına rağmen söz konusu tutarın ödenmediğini açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.150,00 TL"nin karar tarihi olan 16.04.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tazminine karar verilmesini istemiştir.
Davalı cevap dilekçesinde; davacının 09.04.2010 tarihli protokol ile davada iddia ettiği taleplerinden feragat ettiğini, feragat ettiği haklarını talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, dava konusu edilen ve kendisine ait olduğu iddia edilen taşınmazın hiçbir zaman adına kayıtlı olmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Aile Mahkemesi sıfatıyla bakıldığı anlaşılan dava dosyasında Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece tarafların evlilik birlikleri içerisinde edinebilecekleri bir daire için yaptıkları 26.000,00 TL"lik ödemenin boşanacaklarından dolayı sahibinden geri alınması sırasında 13.000,00"er TL alacakları konusunda anlaştıkları fakat boşanma protokolünün düzenlenmesi sırasında tarafların birbirine güvenerek protokole bu kısmın yazılmadığı daha sonra davalının davacıya 7.850,00 TL ödediği kalan 5.150,00 TL"lik kısmı ise ödemediği
gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, bu karara katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; taraflar davacı...tarafından 09.04.2010 tarihinde açılan aynı havale tarihli dilekçe ve ekindeki davacı asil, davacı vekili ve davalı asilin imzalarını içeren anlaşmalı boşanma protolü hükümleri uyarınca protokolün mahkemece uygun görülmesi neticesinde 16.04.2010 tarihli karar ile anlaşmalı olarak boşanmışlar ve bu karar tarafların temyizden feragat etmeleri üzerine 10.05.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Kural olarak anlaşmalı boşanma davasında taraflar arasında akdedilmiş olan boşanma protokolünde yer alan mal rejimi hukukundan kaynaklanan anlaşma maddelerinin mahkeme kararında yer alması veya protokolün mahkemece onaylanması gerekir. Mal rejiminden kaynaklanan talepler boşanmanın ferilerinden olmadığından ayrıca dava konusu edilebilirler.
Somut olayda; boşanma davasının dava dilekçesi ekinde mahkemeye ibraz edilen 09.04.2010 tarihli anlaşmalı boşanma protokolünün 3. bendinde "taraflar birbirlerinden; maddi ve manevi tazminat, tadbir ve yoksulluk nafakası, katkı payı ve her ne nam altında olursa olsun başkaca hiçbir talepte bulunmadıklarını, belirtilen hususlarda ileride dava ve talepte bulunmayacaklarını bu haklarından karşılıklı olarak feragat ettiklerini beyan ve kabul etmişlerdir" beyanı ile 5. bendinde "tarafların başkaca gayrimenkul, ziynet eşyası, vasıta ve benzeri paylaşılacak bir malvarlıkları yoktur. Taraflar karşılıklı olarak bu konularda hiçbir talepleri olmadığını, belirtilen hususlarda ileride dava ve talepte bulunmayacaklarını bu haklarından karşılıklı olarak feragat ettiklerini iş bu protokol ile kabul etmişlerdir" beyanı yer almaktadır. Mahkemenin gerekçeli kararında ibraz edilen protokolün mahkemece uygun görüldüğü ve tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki mahkemece uygun görülen 09.04.2010 tarihli boşanma protokolünde katkı payı alacağı ve her ne nam altında olursa olsun başkaca hiç bir talepte bulunmadıkları, belirtilen hususlarda ileride dava ve talepte bulunmayacakları, bu haklarından karşılıklı olarak feragat ettikleri beyan edildiğine göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde olduğundan kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK"nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK"nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK"nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 88,00 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 23.01.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.