14. Hukuk Dairesi 2016/7258 E. , 2019/5697 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.09.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, tarafların murisinden kendilerine intikal eden 283 ada 10 parselde yer alan 6 No"lu bağımsız bölüm ve 283 ada 4 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, 283 ada 4 parselde yer alan binada kat irtifakı kurulması yönünde yapılan talebin neticelenmesini istediklerini belirtmişlerdir. Davalılar ... ve ..., 283 ada 4 parselde bulunan binanın en üst katında bulunan dairenin kendilerine ait olduğunu, diğer daireler ise kendi kullandıkları daireleri belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 283 ada 10 parselde yer alan 6 No"lu bağımsız bölüm yönünden açılan davanın, bu dava dosyasından tefrikine karar verilmiş, 283 ada 4 parsel sayılı taşınmaz yönünden açılan davanın kabulüne ile bu taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ve ... temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ve ..."in aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK"nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Ayrıca paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçalar (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği yüzdelik (%...) oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesi de bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Somut olaya gelince; davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... dava konusu taşınmaz üzerindeki binada bulunan ve kendi kullanımlarında olan dairelerin kendilerine ait olduğunu savunmuşlardır. Ancak davacı vekili hangi dairenin kime özgülendiğinin belli olmadığını belirterek muhdesat iddiasını kabul etmemiştir. Hal böyle olunca mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda muhdesatın aidiyeti konusunda iddiası olan tarafa dava açmak üzere uygun bir süre verilmesi ve sonucuna göre muhdesat savunması ispatlandığı takdirde satıştan elde edilecek bedelin oran kurulmak suretiyle bölüştürülmesine karar verilmesi gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ve ..."in temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca bir kısım davalılar ..., ..., ..., ... ve ..."in diğer temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 24.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.