
Esas No: 2013/7230
Karar No: 2013/10480
Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2013/7230 Esas 2013/10480 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacakları istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesinin işverence feshedilmediğini, ayrıca davacının daha önce de 30.07.2010 tarihinden işten istifa ederek ayrıldığını ve sonra tekrar çalışmaya başladığını, ilk dönemin hizmet süresine eklenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin işçi tarafından haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ve genel tatil alacaklarının kabulüne diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Kıdem tazminatına esas alınması gereken süre konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
1475 sayılı yasanın 14/2. maddesi, işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O halde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında da işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi hizmet birleştirmesi için gerekli bir koşuldur. İşçinin önceki çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödenmişse, aynı dönem için iki defa kıdem tazminatı ödenemeyeceğinden tasfiye edilen dönemin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olmaz. Yine, istifa etmek suretiyle işyerinden ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanmayacağından, istifa yoluyla sona eren önceki dönem çalışmaları kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmaz. Ancak aynı işverene ait bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan süre için kıdem tazminatı ödenmemişse, bu süre aynı işverende geçen sonraki hizmet süresine eklenerek son ücret üzerinden kıdem tazminatı hesaplanmalıdır. Zamanaşımı definin ileri sürülmesi halinde önceki çalışma sonrasında ara verilen dönem 10 yılı aşmışsa önceki hizmet bakımından kıdem tazminatı hesaplanması mümkün olmaz.
Somut olayda; davacının hizmet döküm cetvelinin incelenmesinde davalı işyerindeki çalışmasının 18.12.2007- 30.07.2010 ve 25.08.2010- 30.06.2011 tarihleri arasında fasılalı çalışma şeklinde bildirildiği anlaşılmaktadır. Dosyadaki el yazısı ile kaleme alınmış 30.07.2010 tarihli istifa dilekçesinde; “.. çalışma sürem boyunca hak ettiğim tüm kanuni ve akdi haklarımı aldım. İşyerinizden şahsi gerekçelerimle kendi istek ve rızamla herhangi bir baskı almadan 30.07.2010 tarihinde ayrılmak istiyorum. ” yazmaktadır. Ayrıca taraflar arasında 18.12.2007 ve 25.08.2010 tarihli iki ayrı belirsiz süreli iş sözleşmesi düzenlenmiştir. Mahkemece istifa dilekçesine karşı davacıya diyecekleri sorulmamış, fasılalı çalışma mı yoksa kesintisiz çalışma mı olduğu yönünde bir değerlendirme yapılmamış, fasılalı çalışma var ise önceki çalışmanın kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde sona erip ermediği üzerinde durulmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; istifa dilekçesine karşı davacıya diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre kıdem tazminatına esas hizmet süresini belirlemekten ibarettir. Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 10.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.