Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2915
Karar No: 2019/5737
Karar Tarihi: 24.09.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/2915 Esas 2019/5737 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2019/2915 E.  ,  2019/5737 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine 03.03.2011 tarihinde önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.04.2014 tarihli ve 2011/84 E., 2014/221 K. sayılı karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, Dairemizin 12.11.2014 tarihli ve 2014/8120 E., 2014/12724 K. sayılı Kararı ile bozulmuştur. Yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Dava dosyası, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanununa eklenen Geçici 4. maddenin ikinci fıkrası uyarınca Dairemize gönderilmiştir. Dairemizin 30.03.2017 tarihli 2017/77-2528 E. K. sayılı ilamımızla bozma kararının Kanuna, usule ve dosya kapsamına uygun olduğu, mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, dosyanın 6100 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca inceleme yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.03.2019 tarihli, 2017/14-2216 E., 2019/254 K. sayılı ilamıyla hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir. Dosya ve içerisindeki bütün kâğıtlar incelenerek gereği düşünüldü :

    K A R A R

    Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Davacılar vekili, davacının 1713 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava dışı ...’in 3/32 hissesini 23.08.2010’da davalıya bedelde muvazaada bulunarak 40.000 TL’ye sattığını belirterek rayiç değer üzerinden önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur.
    Davalı vekili yargılama sürecinde davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, fiili taksim savunmasının doğrulandığı, zaten davacı tarafın da tapudaki satış bedeli üzerinden şufa hakkını kullanmak istemediklerini, 7.500,00 TL üzerinden kullanmak istediklerini bildirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Davacı vekilinin temyiz talebi üzerine, Dairemizin 12.11.2014 tarihli ve 2014/8120 E., 2014/12724 K. sayılı kararında; “ … Bu durumda yukarıda açıklandığı şekilde önceki paydaşlar arasında yerleri ayrılmak suretiyle fiili bir paylaşımın varlığından bahsedilemez. Mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken fiili taksim nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiştir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece, eylemli taksim yapılmadığı cihetine işaret eden bozma gerekçesine uyulmasına ve ancak esasında incelenmesi gerektiğine işaret eden bozma sebebine ilişkin olarak ise önceki kararda direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir.
    Davacılar vekilinin temyiz talebi üzerine Dairemizin 30.03.2017 tarihli 2017/77-2528 E. K. sayılı ilamımızla bozma kararının kanuna, usule ve dosya kapsamına uygun olduğu, mahkemece verilen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, dosyanın 6100 sayılı Kanunun Geçici 4. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca inceleme yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
    Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.03.2019 tarihli, 2017/14-2216 E. , 2019/254 K. sayılı ilamında; “ … ; yerel mahkemenin bozmaya konu ilk kararında yer alan davacının bedelde muvazaa bulunduğuna ilişkin iddiasını kanıtlayamadığı, bu durumda tapudaki satış bedelinin gerçek bedel olduğu, davacının satış akdinde belirtilen değer üzerinden önalım hakkını kullanmayacağından davanın reddi gerektiğine dair gerekçesi Özel Dairece değerlendirilmeden bozma kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda bozma kararında hiç değinilmeyen ve bozma sebebi olarak gösterilmeyen konuda mahkemenin direnme olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı kabul edilmelidir. Hâl böyle olunca, mahkemece verilen bu kararın temyizen incelenmesi görevi Hukuk Genel Kuruluna değil Özel Daireye aittir. Bu nedenle hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmelidir.” Denilerek dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
    Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
    Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Önalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
    Dava konusu payın satışına ilişkin hukuki işlemin tarafı olan davalı 3. kişi durumundaki davacıya karşı bedelde muvazaa iddiasında bulunamaz ise de davacı önalım hakkına engel olmak amacıyla satış bedelinin resmi satış senedinde yüksek gösterildiğini iddia edebilir ve bu iddiasını tanık dahil her türlü delille kanıtlayabilir.
    Önalım davasında dava konusu payın satış bedeli ile ödenmesi zorunlu harç ve masrafların toplamından ibaret olan önalım bedelinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 734/2. maddesi gereğince hükümden önce mahkemece belirlenecek uygun bir zaman içinde depo edilmesi için davacıya süre verilmesi gerekir.
    Somut olaya gelince; dava konusu payın bulunduğu taşınmaz tapuda avlulu ev olarak kayıtlıdır. Davacılar vekili dava dilekçesinde bedelde muvazaa iddiasında bulunduklarını, yargılama aşamasında da 7.500,00TL satış bedeli üzerinden kendilerine önalım hakkının tanınmasını talep etmiş ise de bedelde muvazaa iddiası kanıtlanamamıştır. Bu sebeple mahkemece, davacı tarafa resmi akit tablosundaki satış bedeliyle ödenmesi zorunlu harç ve masrafların toplamından ibaret olan önalım bedelinin depo edilmesi amacıyla uygun bir süre verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA peşin yatırılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/09/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi