1. Ceza Dairesi 2016/5571 E. , 2018/1804 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
ÖLDÜRÜLEN : ...
KATILANLAR : ..., ..., ...
SUÇ : Tasarlayarak öldürme, izinsiz tabanca taşıma, tehdit
HÜKÜM : - ..."e yönelik tasarlayarak öldürme suçundan TCK"nun 82/1-a, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası,
- 6136 sayılı Yasanın 13/1, TCK"nun 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 1.000 TL adli para cezası,
- Mağdur ..."e yönelik tehdit suçundan TCK"nun 106/1-1. cümlesi, 29, 62, 53. Maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Maktul ...’dan katılanların sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve mağdur ...’e karşı tehdit suçlarından kurulan hükümleri temyiz hak ve yetkisi bulunmadığından, vekillerinin bu hükümlere yönelik temyiz talebinin CMUK"nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, karar verilmiştir.
A-Sanık ... hakkında maktul ...’a karşı eylemi, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, mağdur Ayşegüle karşı tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’in maktul ...’a karşı eylemi, 6136 sayılı Yasaya aykırılık, mağdur ..."e karşı tehdit suçlarının sübutu kabul, 6136 sayılı Yasaya aykırılık ve tehdit suçları yönünden oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu
yönünden takdire, tehdit suçu yönünden takdire ve tahrike ilişkin cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma ve düzeltme nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin duruşmada ve dilekçelerinde eksik incelemeye, TCK’nun 25 ve 27. maddesinin uygulanması gerektiğine, tehdit suçu yönünden subuta, katılan vekilinin sanık hakkında takdiri ve tahrik indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle, kasten öldürme suçu yönünden re’sen de yapılan incelemede
1-Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık, mağdur ..."e karşı tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükmü yönünden;
24.11.2015 günlü Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin iptal edilen bölümleri nazara alındığında mahkemenin bu maddeyle yaptığı uygulamanın hukuka aykırı olduğu anlaşılmakta ise de;
Bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1412 sayılı CMUK"nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümlerin "Anayasa Mahkemesinin iptal kararındaki hususlar gözetilerek 5237 sayılı TCK"nun 53/1-2-3. maddelerinin tatbikine" şeklinde değiştirilmesine karar verilmek suretiyle DÜZELTİLEN hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık ... hakkında maktul ...’a karşı eyleminden kurulan mahkumiyet hükmünün incelemesinde;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; mağdur ile sanığın evli oldukları, mağdurun sanığın eniştesi olan maktul ile yakınlaşıp bu süreçte bir kez cinsel ilişkiye girdikleri, mağdurun ilişkiyi sonlandırmak istemesine karşın maktulün ilişkinin devamı yönünde zaman zaman mağdura mesajlar gönderdiği, olaydan yaklaşık 1 ay kadar önce sanığın maktulün gönderdiği mesajları gördüğü ancak eşi olan mağdure ile evliliğine devam ettiği olay günü bu şekilde evliliklerini sürdürürken konuyu görüştüğü maktulün kendisine kaçamaklı ve çelişkili cevaplar verdiği, olay günü akşam saatlerinde sanığın eşine "bu gece ikinizi de öldüreceğim, abdest al hazırlan" diyerek evden çıktığı, bir süre sonra maktul ve eşini alıp evine getirdiği, burada söz konusu ilişkiyi maktule itiraf ettirmeye ve tarafları yüzleştirmeye çalıştığı, görüşmenin devamında öfkelenen sanığın kanepenin altına sakladığı ruhsatsız tabancasını çıkararak maktule bir el ateş ettiği, devamında ise tabancanın tutukluk yapması nedeniyle başkaca ateş edemediği, karın bölgesinden isabet alan maktulün bahçeye doğru kaçtığı ve sonrasında kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği olayda;-)Dairemizin yerleşik uygulamasına göre tasarlamadan söz edilebilmesi için; failin, bir kimsenin vücut bütünlüğü veya yaşam hakkına karşı eylemde bulunmaya sebatla ve koşulsuz olarak karar vermiş olması, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sükûnete rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başlaması ve gerçekleştirmeyi planladığı fiili, belirlenmiş kurgu dâhilinde icra etmesi gerekmekte olup, somut olayda öldürme kararının ne zaman verildiğinin belli olmadığı, öldürme kararının verildiği an ile icraya başlandığı zaman aralığında ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul sürenin geçtiğine ve tasarlamanın unsurlarının oluştuğuna dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve yeterli kanıt bulunmadığı anlaşılmakla, sanık hakkında 81/1. madde uyarınca hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde 82/1-a maddesi uyarınca uygulamanın yapılması,
b-)24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile 5237 sayılı TCK"nun 53. maddesinin iptal edilen bölümlerinin değerlendirilmesi zorunluluğu,
Kabule göre de; sanık hakkında 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nun 29. maddesinin uygulaması sırasında, asgariye yakın düzeyde indirim yapılmasının yeterli olduğu gözetilmeden yazılı şekilde indirim yapılarak eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak BOZULMASINA, 16/04/2018 gününde oybirliği ile karar verildi.
16/04/2018 gününde verilen işbu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ... huzurunda ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ..."in yokluğunda 19/04/2018 gününde usulen ve açık olarak anlatıldı.