Abaküs Yazılım
4. Daire
Esas No: 2018/468
Karar No: 2022/1124
Karar Tarihi: 24.02.2022

Danıştay 4. Daire 2018/468 Esas 2022/1124 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2018/468 E.  ,  2022/1124 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    DÖRDÜNCÜ DAİRE
    Esas No : 2018/468
    Karar No : 2022/1124


    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Anonim Şirketi
    VEKİLİ : Av. …
    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
    VEKİLİ : Av. …
    İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davacı tarafından, Alman mukimi firmadan, hizmet bedeline ilişkin olarak aldığı iki adet futaraya isabet eden toplam 222.777,91 TL tutarındaki katma değer vergisinin, hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi amacıyla 2015/7 dönemine ilişkin ihtirazi kayıtla verilen katma değer vergisi beyannamesi üzerine düzenlenen katma değer vergisi tahakkuk fişinin ihtilaflı kısmının iptali istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği açık olduğundan yasal defterlere süresi içinde kaydedilmemiş olan belgelere dayanılarak, ilgili vesikalarda gösterilen katma değer vergilerinin sonradan verilen ihtirazi kayıtlı beyannameler ile indirim konusu yapılamayağı, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılında, Alman mukimi firmadan, hizmet bedeline ilişkin olarak alınan iki adet faturaya isabet eden katma değer vergisinin süresi içinde beyan edilip ilgili dönemde indirime konu edilmediği dikkate alındığında, söz konusu fatura tutarlarına isabet eden katma değer vergisinin indiriminin kabul edilmemesi suretiyle, düzenlenen 2015/7 dönemine ilişkin düzenlenen tahakkuk fişinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 2 nolu katma değer vergisi beyannamesi ile ödenen katma değer vergisinin 1 nolu katma değer vergisi beyannamesinde indirim olarak dikkate alınması gerektiği, aksi halde katma değer vergisinin yansıtılabilir bir vergi olmasına rağmen davacı üzerinde yük olarak kalacağı, katma değer vergisi indirimine ilişkin mevzuatın katı şekilde yorumlanmasının Anayasa madde 35 ve AİHS ek 1 nolu protokolünde güvence altına alınan mülkiyet hakkına ve katma değer vergisinin temel prensibi olan yansıtabilirlik ilkesine aykırılık taşıyacağı, indirimin kabul edilmemesinin pişmanlıkla beyanı ek bir cezaya dönüştürdüğü, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

    TETKİK HÂKİMİ : …

    DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
    İNCELEME VE GEREKÇE :
    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 1. maddesinin 1. bendinde; Türkiye'de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesindeki teslim ve hizmetlerin katma değer vergisine tabi olduğu, 8. maddesinin 1-a bendinde de, katma değer vergisinin mükellefinin mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işleri yapanlar olduğu, 6. maddesinde de; işlemlerin Türkiye'de yapılmasının, hizmetin Türkiye'de yapılmasını veya hizmetten Türkiye'de faydalanılmasını ifade ettiği, anılan Kanunun 9. maddesinin 1. fıkrasında da; mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığı'nın, vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla, vergiye tabi işlemlere taraf olanların verginin ödenmesinden sorumlu tutulabileceğinin hükme bağlanmıştır.
    Anılan yetkiye dayanılarak Maliye Bakanlığınca çıkarılan 117 seri no'lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinde; mal teslimi veya hizmet sonucunda hesaplanan verginin Katma Değer Vergisi Kanununun 9. maddesi gereğince hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunan vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi yükümlülüğü getirilmiş olup, aynı Tebliğin 1.3 bölümünde mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, faaliyetlerine ilişkin olarak yüklendikleri katma değer vergisini indirebildikleri, buna göre, aynı Kanunun 9. maddesi gereğince sorumlu sıfatıyla ödenen katma değer vergisinin 2 no'lu katma değer vergisi beyannamelerine dayanılarak indirim konusu yapılmasının mümkün olduğu belirtilmiştir.
    Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, Alman mukimi firmadan, hizmet bedeline ilişkin olarak aldığı futaralara isabet eden toplam 222.777,91-TL tutarındaki katma değer vergisinin, hesaplanan katma değer vergisinden indirilmesi amacıyla 2015/7 dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesinin ihtirazi kayıtla verildiği, konulan ihtirazi kayıt dikkate alınmaksızın … tarih ve … sayılı tahakkuk fişinin düzenlendiği, söz konusu katma değer vergisi tutarının 2 nolu katma değer vergisi beyannamesinde pişmanlıkla beyan edilerek gecikme faiziyle beraber 10/08/2015 tarihinde ödendiği ihtirazi kayıt dikkate alınmayarak düzenlenen 2015/7 dönemine ait katma değer vergisine ilişkin tahakkuk fişinin ihtilaflı kısmının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
    Bilindiği üzere bir tüketim vergisi türü olan katma değer vergisinin esas
    yüklenicisi nihai tüketicidir. Verginin getiriliş amacı nihai tüketicinin
    vergilendirilmesi olduğundan, nihai tüketiciye ulaşılıncaya kadar, yapılan
    işlemlerde her mükellefin müşterisinden tahsil ettiği katma değer vergisinden,
    alımları nedeniyle yüklendiği katma değer vergisini indirerek kalanı vergi
    dairesine yatırması, bu suretle kendisinin vergi yükünden kurtulması ve verginin
    nihai tüketici üzerinde kalması sağlanmakta olup, bunun yapılış şekli öncelikle indirim mekanizmasıdır. İndirim mekanizması sayesinde, bir mal veya hizmet üzerindeki vergi yükü o mal veya hizmetin nihai tüketiciye intikal ettirildiği bedel ile verginin nispetinin çarpımı kadar olmaktadır. Bu suretle, vergiden verginin alınması ve her safhada alınan vergilerin mal ve hizmetin bünyesinde kalması gibi durumlarda o mal veya hizmetin üzerine ağır bir vergi yükü yüklenmesi önlenmiş, öte yandan aynı tip mal ve hizmetlerin aynı vergi yükünü taşıması sağlanmış olacaktır.
    Anılan düzenlemeler davacı şirket hakkında sonradan yapılan inceleme neticesinde ortaya çıkan ve ödenen vergi tutarının 1 no'lu katma değer vergisi beyannamesinde indirim konusu yapılarak indirime tabi tutulmak suretiyle işletme üzerindeki olası bir vergi yükünün bertaraf edilmesi amaçlanmıştır.
    Olayda, davacının ikmalen yapılan tarhiyat sonucunda tevkif suretiyle vergi aslını ödediği anılan yasal düzenlemelere uygun olan indirimin katma değer vergisinin sistematiği gereği mükellefin üzerinde oluşacak vergi yükünü de engelleyeceği açıktır.
    Her ne kadar Mahkemece indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği açık olduğundan yasal defterlere süresi içinde kaydedilmemiş olan belgelere dayanılarak, ilgili vesikalarda gösterilen katma değer vergilerinin sonradan verilen ihtirazi kayıtlı beyannameler ile indirim konusu yapılamayacağı gerekçesiyle karar verilmiş ise de; tevkifat uygulayan alıcının KDV mükellefiyetinin bulunması ve tevkifat uyguladığı teslim veya hizmeti, indirim hakkı tanınan işlemlerde kullanacak olması halinde, beyan edilen tutar, beyanın yapıldığı ay içinde verilmesi gereken 1 No.lu KDV beyannamesinde indirim konusu yapılabileceğinin hem Kanunda hem Genel Tebliğde açıkça belirtildiğinden ve bu yasal şartlar davacı tarafından yerine getirildiğinden davacı şirket hakkında yapılan inceleme neticesinde ortaya çıkan eksik KDV tutarından davacı tarafından ödenen vergi aslını 2015/7 dönemine ilişkin 1 nolu katma değer vergisi beyannamesinde indirimlerine ekleme hakkı bulunduğundan, anılan tutarın indirim konusu yapılmadan ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerinden yapılan tahakkukta hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

    KARAR SONUCU :
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Temyiz isteminin kabulüne,
    2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 24/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi