(Kapatılan)16. Hukuk Dairesi 2018/3218 E. , 2021/3517 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "Mahkemece, davanın kadastrodan önceki nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil talebi olarak nitelendirilerek hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin yasal düzenlemeye uygun düşmediği belirtilerek, davacı ...’ın, kadastro sonucu oluşmuş ve adına tescilli taşınmazın komşu köyde daha sonra yapılan kadastro çalışması sırasında davalılar adına tespit ve tescil edilen taşınmazlar ile mükerrerlik oluşturduğunu ileri sürdüğüne göre, mükerrerlik ikinci kadastro çalışmasından kaynaklanıyor ise mahkemece tarafların tüm delileri toplanıp değerlendirilerek davanın esası hakkında bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, Kırklareli Merkez ... Köyü çalışma alanında bulunan 1429 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacıya ait 1154 parsel (yeni 136 ada 1) sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin, davalıya ait 1429 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinden daha önceki bir tarihte yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılara ait 1429 parsel sayılı taşınmazın kadastrosunun mükerrerlik nedeniyle iptaline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; ... Köyü kadastro çalışma alanında bulunan 85 parsel sayılı taşınmaz, 17.04.1963 tarihinde 10.000,00 metrekare yüzölçümü ile tapu kaydına dayalı olarak dava dışı ... adına tespit edilmiş ve 01.10.1964 tarihinde tescil edilmiştir. Söz konusu taşınmaz 06.09.1968 tarihinde, istimlak nedeniyle 1154 parsel sayılı 6.556,00 metrekare ve 1155 parsel sayılı 1.284,00 metrekare yüzölçümlü parseller olmak üzere ifraz edilmiş, geriye kalan 2.160,00 metrekarelik bölümü yola terk edilmiş, bilahare 1154 parsel sayılı taşınmaz 24.06.2011 tarihinde satış ile davacı ...’a intikal etmiş ve 08.11.2014 tarihinde 3402 sayılı Kanun"un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmada 136 ada 1 parsel numarası ve 6.828,16 metrekare yüzölçümü ile tescil edilmiştir. Davalılar adına kayıtlı bulunan ... Köyü 1429 parsel sayılı 6.750,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 31.07.1970 tarihinde tapu kaydına dayalı olarak davalıların murisi...adına tespit edilmiş ve tespitin 24.02.1972 tarihinde kesinleşmesiyle tapuya tescil edildikten sonra, 24.09.2012 tarihinde miras yoluyla davalılara intikal etmiştir.
Davacı dava dilekçesinde, adına kayıtlı ... Köyü çalışma alanında bulunan 1154 (yeni 136 ada 1) parsel sayılı taşınmazın, davalılar adına kayıtlı ... Köyü çalışma alanında bulunan 1429 parsel sayılı taşınmaz ile mükerrerlik oluşturduğunu ileri sürerek, 1429 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali istemiyle dava açmıştır. Bu tür davalarda mükerrer olduğu ileri sürülen her iki taşınmazı kapsayan kadastro paftalarının keşif sırasında uzman bilirkişi eliyle çakıştırılması suretiyle mükerrerlik bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken, mahallinde yapılan keşif sonucu sunulan gerek fen bilirkişi raporunda gerekse harita mühendisi bilirkişi raporunda mükerrerlik bulunup bulunmadığına dair kesin ve net bir belirleme yapılmamış ve Mahkemece, kadastro müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen, keşifte görev almayan üç teknik idari personel tarafından imzalanmış, tarafların denetimine sunulmayan yazı cevabi esas alınarak hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ile karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, ... Köyü 1154 parsel (yeni 136 ada 1) sayılı taşınmaz ile ... Köyü 1429 parsel sayılı taşınmazı kapsayan kadastro paftaları getirtildikten sonra mahallinde, bir fen bilirkişisi ve iki harita mühendisi bilirkişinin katılımıyla keşif yapılarak, davacıya ait taşınmaz ile mükerrer olduğu ileri sürülen taşınmaza ait kadastro paftaları çakıştırılmak suretiyle, mükerrerlik bulunup bulunmadığına ilişkin keşfi takibe ve denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı; taşınmazlar arasında mükerrerlik olduğunun belirlenmesi halinde, ilk kadastronun yapıldığı 17.04.1963 tarihi itibariyle mülkiyet hakkının kime ait olduğu konusunda toplanmış ve toplanacak tüm deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, dava, mükerrerlik nedeniyle tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olduğu halde, kadastro tespitinin iptaline karar verilmiş olması dahi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.04.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.