8. Hukuk Dairesi 2009/5183 E. , 2010/120 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ...1. Aile Mahkemesi
S.. S.. ile H.. S.. ve F.. Ö.. aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ...1.Aile Mahkemesinden verilen 21.05.2009 gün ve 429/421 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19.01.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı vekili Avukat Derya Subaşı geldi. Başka kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı S.. S.. vekili, dava konusu 3010 ada 4 parselin evlilik birliği içinde satın alındığını, satış bedelinin tamamını vekil edeninin karşıladığını, ancak davalı eş H.. S.. adına tescil edildiğini, sonradan muvazaalı olarak diğer davalı F.. Ö..’e devredildiğini ileri sürerek tapu kaydının devrine ilişkin tasarrufun iptaline, 20.000 TL’nin davalılardan alınarak vekil edenine verilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı H.. S.. vekili, davanın reddini savunmuş, diğer davalı F.. Ö.. savunma yapmamıştır.
Mahkemece, taşınmazın alımında eşlerin ½ oranında katkılarının bulunduğu gerekçesiyle taşınmazın karar tarihindeki değerinin yarısı olan 17.700 TL nin davalı H.. S..’dan alınarak davacıya verilmesine, diğer isteklerin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tapu kaydının iptali ile tesciline yönelik isteğin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Davacı Sultan ile davalılardan Hüseyin 24.4.1996 tarihinde evlenmişler, 10.2.2004 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle 10.6.2005 tarihinde boşanmışlardır. Taraflar başka mal rejimini seçmediklerinden 1.1.2002 tarihine kadar mal ayrılığı, bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar yasal edinilmiş mallara katılma rejimine tabidirler. Dava konusu 3010 ada 4 parsel eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 30.3.1998 tarihinde satın alınarak davalı Hüseyin adına tescil edildikten sonra 23.10.2001 tarihinde diğer davalı ... adına satış yoluyla tescil edilmiştir. Sözkonusu mal varlığının edinme tarihi itibarıyla uyuşmazlık Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre çözüme kavuşturulmalıdır. Buna göre, herkes katkısı oranında taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden alacak hakkına sahiptir.
Mahkemece alacak davası yönünden yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yetersiz olduğu gibi taşınmazın tasfiye(karar) tarihindeki değerinin esas alınarak hüküm kurulması da doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş; temyiz edenin kazanılmış hakları ve davalı Hüseyin’in babası ...’ın katkısıda gözönünde bulundurularak evlenme tarihinden taşınmazın edinildiği tarihe kadar olan zaman dilimindeki eşlerin çalışmalarına ve gelirlerine ilişkin belgeleri dosya arasına getirtip gerekirse bunların Türkçe tercümelerini yaptırmak suretiyle bu süre içindeki toplam gelirlerini belirlemek, bu gelirlerden her birinin kişisel giderleri ile davalı kocanın 743 sayılı TKM.nin 152. maddesi uyarınca aileyi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar çıktıktan sonra yapabilecekleri tasarruf miktarını bulmak, bundan sonra toplam tasarruf miktarı karşısın da eşlerin her birinin tasarruf oranını tespit edip bulunan bu oranı taşınmazın dava tarihindeki değeri ile çarparak her bir eşin katkı payı alacak miktarını saptamaktır. Dairemizin kararlılık kazanmış bu uygulaması ve kanun hükümleri gözardı edilerek mahkemece eksik araştırmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Tüm bu açıklamalar nedeniyle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün katkı payı alacağına ilişkin bölümünün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 750 TL avukatlık ücretinin davalı H.. S..’dan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine ve 15,60 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.01.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.