15. Ceza Dairesi 2017/15421 E. , 2020/7399 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ : ...Satış Mağ. ve ... Fab. A.Ş.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Nitelikli dolandırıcılık suçundan; Her iki sanık hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat,
Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK’nın 66/1-e maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan davanın ayrı ayrı düşürülmesine
Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanıklar ...ve ...’ün beraatine ilişkin hükümler ile resmi belgede sahtecilik suçundan davanın düşürülmesine ilişkin hükümler, müşteki vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Suçtan zarar gören müştekinin, sanığa isnat edilen suçtan katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan doğruya zarar gördüğü ve bu nedenle 5271 sayılı CMK’nın 237. maddesi gereğince davaya katılma ve 260/1. maddesi uyarınca da yasa yollarına başvurma hakkı bulunmasına rağmen, duruşmadan haberdar edilmemesi karşısında, suçtan zarar gören ve sanık hakkında verilen beraat hükümlerini temyiz etmekle katılma iradesini dolaylı olarak ortaya koyan ...Satış Mağ. ve ... Fab. A.Ş.’nin 5271 sayılı CMK"nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
... Finans Kurumu ... şubesi nezdindeki ... adına kayıtlı ... nolu çek hesabından keşide edilen, 28/02/2006 tarihli, keşide yeri ... olan 14.000YTL bedelli, ... seri nolu çekin yetkili hamil olan ...Satış Mağazaları ve Tekstil Fabrikaları A.Ş. yetkilisi tarafından takasa sunulduğunda, suça konu çekin karşılıksız kaldığı ve bu hususun çekin arkasına yazıldığı, suça konu çeki ciro ederek iplik satışı karşılığında katılan ...Satış Mağazaları ve Tekstil Fabrikaları A.Ş."ye veren ...Tekstil San ve Tic. Ltd. Şti adlı firmanın yetkilisi ve ortağı olan sanıklar ... ve ...’ün üzerlerine atılı banka aracı kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; sanık savunması, müşteki beyanı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; dosyada bir örneği bulunan 033415 seri numaralı fatura içeriğine göre, alışverişe konu malın sevk tarihinin 28/10/2005 olduğu, şirket kayıtları incelendiğinde ise suça konu çekin 31/10/2005 tarihinde yetkili hamil olan ...Satış Mağazaları ve Tekstil Fabrikaları A.Ş."ye verildiği, dolayısıyla suça konu çekin katılana alışverişten sonra verildiği, sanıkların suça konu çeki kısa bir süre önce yapılan alışverişten doğan borç karşılığında, yetkili hamil olan katılan ...Satış Mağazaları ve Tekstil Fabrikaları A.Ş."ye verdikleri ve sanıkların üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “31.10.2005” olarak gösterilmesi gerekirken, “28/02/2006” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin müştekiye haber verilmeden, deliller yeterince değerlendirilmeden, sanıkların mahkumiyeti yerine beraatlerine hükmedilmesine ilişkin ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Üye ..."ün karşı oyu ile oy çokluğuyla,
2- Resmi belgede sahtecilik suçundan sanıklar hakkında davanın düşürülmesine ilişkin verilen hükümlere yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı TCK"nın 204/1 maddesinde düzenlenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, yasada öngörülen cezasının miktarı ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan dava zamanaşımının, TCK’nın 67/1-d maddesine göre suç tarihi olan 31/10/2005 ile iddianame tarihi olan 25/02/2014 tarihi arasında gerçekleştiği anlaşıldığından, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, olağan dava zamanaşımının dolduğu gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Sanıklar hakkındaki kamu davalarının, CMK"nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle "düşmesine" hükmedilmesi gerekirken, "düşürülmesi" denilmek sureti ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK"nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanun"un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından “düşürülmesine’’ ibaresinin çıkarılıp ‘’düşmesine’’ ibaresi eklenmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.07.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
KARŞI OY
Usul Yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 30/10/2014 tarihli, E :... sayılı ve Dairemizin 18/02/2020 tarihli, E :2019/11190, K :2020/2207, 04/03/2020 tarihli, E :2017/14104, K :2020/3242, 02/06/2020 tarihli, E :2017/31434, K :2020/4281 sayılı kararları ile istikrar bulduğu üzere sanık ..."in sorgusu yapılmadan delil takdiri yapılarak eksik kovuşturma ile nitelikli dolandırıcılık suçundan beraate dair hüküm kurulmuş olması sebebiyle,
Esas Yönünden;
Maddi gerçekliğin ortaya çıkarılabilmesi bakımından müşteki şirket yetkilisinin ya da varsa vekilinin usulüne uygun olarak CMK"nın 233 vd. maddeleri uyarınca duruşmadan haberdar edilmesi, oluşa ilişkin beyanlarının alınması, sunulduğu takdirde delillerinin toplanması varsa tanıklarının yöntemince dinlenmesi ve ulaşılan kanaatin gerekçeleriyle karara dercedilmesi gerekirken; 27/03/2014 tarihli tensip tutanağında 2 nolu olarak müşteki adına gönderilmesine dair ara kararı oluşturulan davetiyelerin akıbetinin belirlenen 21/05/2014 tarihli ilk duruşma zabtına denetime ve bilgilenmeye esas olacak şekilde yazılmadığı, ayrıca bu davatiyelere ait evraka dosya içinde erişilemediği, bunun yanında yine tensibin 4 numaralı ara kararında isimleri zikredilen tanıklar Cavit Kargılı ve Çevik Çukadar"ın dinlenmelerinden hangi sebeple vazgeçildiği hususunun da hükmün açıklandığı ilk duruşma günü olan 21/05/2014 tarihli duruşma tutanağında bilgilenme ve denetlemeye esas olacak şekilde bir ara kararına konu edilmediği, özellikle müşteki ve sanık arasındaki iddianameye konu mal alışverişinin ne şekilde gerçekleştiği, ödemenin hangi usulle ve ne kadar süre içinde yapılacağı hususları aydınlatılmadan salt fatura tarihine göre çekin 3 gün sonra müşteki şirkete verildiği şeklindeki eksik ve hatalı değerlendirme sonucu olayda önceden doğan borca karşılık verilmiş sahte çek bulunduğundan bahisle beraat kararı verilmesi sebebiyle her iki sanık hakkındaki nitelikli dolandırıcılık suçundan beraate dair yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğa katılmamaktayım.