Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2009/4538
Karar No: 2010/177
Karar Tarihi: 21.01.2010

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2009/4538 Esas 2010/177 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümünün vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verip, 224,64 m2 taşınmazın davacı adına tescil edilmesine hükmetmiştir. Ancak, yapılan araştırma ve inceleme yeterli bulunmadığından karar bozulmuştur. Daire uygulamasına göre, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin kazanma bakımından nazara alınabileceği kabul edilmiştir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yollar kural olarak olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemezler. Eksik inceleme ile hüküm verilemez. Kanun maddeleri: TMK.nun 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. Maddesi, HUMK.nun 265. Maddesi, TMK.nun 713/4. Maddesi.
8. Hukuk Dairesi         2009/4538 E.  ,  2010/177 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ : ... Sulh Hukuk Mahkemesi


    M.. H.. ile Hazine ve ...Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Hâkimliğinden verilen 15.04.2009 gün ve 477/195 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Davacı vekili, kazanmayı sağlayan zilyetlik nedeniyle paftasında yol olarak gösterilen taşınmaz bölümünün vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişinin 17.3.2009 tarihli rapor ve krokisinde A harfi ile gösterilen 224,64 m2 taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince tescil isteğine ilişkindir. Tespit dışı bırakılma işleminin kesinleştiği tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine dek en az 20 yıl geçmiş olması gerekir. Kural bu olmakla beraber Daire uygulaması gereğince, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren makul süre içerisinde açılan davalarda, tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin kazanma bakımından nazara alınacağı kabul edilmiştir. Dava konusu taşınmaz bölümü, davacı adına tespit edildiği dosyada bulunan tapu kayıt örneğinden anlaşılan 104 ada 209 parselin bitişiğinde yer almakta olup, tespitler 2.12.2005 tarihinde yapılmış; davacının aynı neden ve taleple komşu parsel malikine yönelttiği davanın Sorgun Kadastro Mahkemesinin 2006/ 14 Esas, 96 Karar sayılı hükmü ile husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin akabinde eldeki dava açılmıştır. Daire uygulamasına göre davanın makul sayılabilecek süre içerisinde açıldığının kabulü gerekir. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yollar kural olarak olağanüstü zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilemezler. Davacı, nizalı taşınmaz bölümünün yol olmadığını, adına tespit edilen taşınmazla birlikte tasarrufunda bulunduğunu açıklayarak tescil isteğinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazın yol olmadığının yerel bilirkişi ve tanıklar tarafından bildirilmesi üzerine davanın kabulüne verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Öncelikle davacının tanık listesinde yer alan Dursun Şahan’ın yerel bilirkişi olarak beyanının hükme esas alınması doğru değildir. Bundan ayrı yine yerel bilirkişi Cuma Ünlü, yukarıda esas ve karar numarası yazılı Sorgun Kadastro Mahkemesinde mahallinde yapılan keşifde, nizalı taşınmazın yol vasfı ile komşu parsel malikleri tarafından kullanıldığını bildirdiği halde, temyiz incelemesine konu dosyada yapılan keşifde nizalı taşınmazın hiç yol olarak kullanılmadığını ifade etmiş; beyanları arasındaki çelişki giderilmemiştir. Mahkemece yapılacak iş, yöntemine uygun şekilde belirlenecek yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının yapılacak keşfe çağrılarak, uyuşmazlık konusu taşınmaz bölümünün yol olup olmadığı, yol olmadığının belirlenmesi halinde nizalı taşınmaz üzerinde zilyetliğin kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğünün sorulup belirlenmesi; beyanlar arasında çelişki olduğu takdirde HUMK.nun 265.maddesine göre giderilmeye çalışılması, uyuşmazlığın niteliğine göre TMK.nun 713/ 4. maddesinde belirtilen ilanların yapılması ve üç aylık sürenin beklenilmesi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi gereğince davacı adına senetsizden tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığının Tapu Sicil, Kadastro ve Adliye Yazı İşleri Müdürlüklerinden sorularak belirlenmesi, ondan sonra toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı göz önünde tutularak bir karar verilmesi gerekir.Eksik inceleme ile hüküm verilemez.
    Kabule göre de; tescil davalarında Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliği yasal hasım konumunda olduklarından , davanın kabulü halinde dahi yargılama giderleri,harç ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaları mümkün olmadığı halde, harç ve yargılama giderlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesi ile vekalet ücreti yüklenmesi de doğru olmamıştır.
    Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi