23. Hukuk Dairesi 2016/7952 E. , 2020/659 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili ve asli müdahale talebinde bulunan Konya OSB Müdürlüğü vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı vekili, taraflar arasında sistem kullanım anlaşması bulunduğunu, dava dışı TEİAŞ adına iletim bedelini müvekkili şirkete aynen yansıtması gereken davalının, EPDK onayına tabi iletim sistemi kullanım bedellerinde bir artış olmamasına rağmen, mevzuata ve kurul kararlarına aykırı olarak 2004 yılı Ocak- Ağustos döneminde KDV hariç fazladan 253.276,69 TL iletim bedeli tahakkuk ve tahsil ettiğini, daha önce 2004 yılı Ocak ve Şubat dönemi için açtıkları kısmi davada 1.000,00 TL’nin tahsiline hükmedildiğini ve kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, bu 1.000,00 TL mahsup edildikten sonra kalan 252.276,69 TL asıl alacak, 571.440,76 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 823.697,45 TL’nin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini; açtığı birleşen davada ise söz konusu dönemde fazladan tahsil edilen KDV ve bu KDV tutarlarına ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş gecikme zammı ile asıl alacağa ve KDV’ye işleyen gecikme zammına eklenecek KDV için toplam 45.586,20 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı ...Ş. vekili, husumetin TEDAŞ’a yöneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, tahsilatların mevzuata uygun olduğunu, faturların kesildiği dönemde iletim tarifesinin EPDK tarafından değil TEDAŞ tarafından belirlendiğini, diğer yandan dava konusu edilen tutarların, davacı tarafından kendi müşterilerine yansıtıldığını, davanın kabulünün mükerrer tahsilata neden olacağını, ancak yasal faiz talep edilebileceğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, işbu davadan önce açılan kısmi davada 2004 yılı Ocak-Şubat döneminde davalının, davacıdan fazladan iletim bedeli tahsil ettiği tespit edilip taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL’nin tahsiline karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, eldeki davada ise 2004 yılı Ocak-Ağustos döneminde yine fazladan yapılan tahsilatın talep edildiği,
dava konusu faturaların, kesin hüküm teşkil eden önceki davanın konusu olan faturalarla benzeri yöntemlerle hazırlandığı, davalının takip konusu dönemde mevzuata ve EPDK kararlarına aykırı olarak davacıdan fazladan 244.997,84 TL iletim bedeli tahsil ettiği, ilgili mevzuat ve sözleşme hükümleri uyarınca bu alacağa, ödeme tarihlerinden itibaren takip tarihine kadar uygulanan gecikme zammı tutarının 551.395,14 TL olduğu, davacı tarafın birleşen davadaki KDV ve gecikme zammı taleplerinin de kısmen yerinde olduğu gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile itirazın kısmen iptaline, takibin 244.997,84 TL asıl alacak, 551.395,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 796.392,98 TL üzerinden devamına ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %1,4 oranını aşmamak kaydıyla 6183 sayılı Yasa uyarınca gecikme zammı uygulanmasına, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile 44.023,83 TL fazladan ödenen KDV’nin ve bu miktar için ödeme tarihinden itibaren uygulanan gecikme zammının ve ayrıca 244.997,84 TL asıl alacak ile 44.023,83 TL KDV’sinin toplamına isabet eden gecikme zammının KDV’sinin davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı şirket vekili ve asli müdahale talebinde bulunan Konya OSB Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asli müdahale talep eden Konya Organize Sanayi Bölgese Müdürlüğünün temyiz istemi ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasındaki sistem kullanım anlaşmasının 3/A-1. maddesinde; "Dağıtım şirketi, her türlü vergi ve yükümlülükler de ilave edilmiş olan ayrıntılı ödeme bildirimini, takip eden ayın ilk beş günü içerisinde kullanıcıya gönderecektir. Kullanıcı, ödeme bildiriminin tebliğ edildiği günü izleyen onbeş gün içerisinde bildirimde yer alan tutarı, dağıtım şirketine ödeyecektir. Ödemede gecikilen süre için 6813 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun"un 51 inci maddesinde öngörülen gecikme zammı uygulanacaktır. Maddi hatalar dışında; ödeme bildirimi içeriğine yapılacak herhangi bir itiraz, ödemeyi durdurmayacaktır. Dağıtım şirketinin hatası nedeniyle fazla ödenmiş olan tutar, Dağıtım şirketi tarafından ödeme bildiriminin tebliğ edildiği günden sonraki on gün içerisinde bir itirazda bulunulması halinde, ödeme tarihini izleyen onbirinci günden başlamak üzere 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun"un 51 inci maddesine göre hesaplanan gecikme zammı dahil olmak üzere bir sonraki ödeme dönemine ait bedelden mahsup edilecektir." hükmünü yer verilmiştir.
Sözleşmenin anılan hükmünde, davalı ... şirketinin, geciken alacaklarının tahsilinde 6183 Sayılı Yasa hükümlerine göre gecikme zammı isteyebileceği düzenlenmiştir. Yine bu hüküm uyarınca, davalı ... şirketinin hatası nedeniyle, kullanıcı şirketin yaptığı fazladan ödemeler, dağıtım şirketi tarafından, ayrıca bu fazladan ödemeler için 6183 Sayılı Yasa hükümlerine göre gecikme zammı da tahsil edilmiş ise gecikme zammı ile birlikte bir sonraki ödeme dönemine ait bedelden mahsup edecektir. Diğer bir anlatımla bu hükümde, dağıtım şirketine, fazladan yaptığı tahsilatlar için ayrıca gecikme zammı uygulamış ise bunların da iadesi yükümlülüğü yüklenmiştir. Sözleşmenin bu hükmü, sözleşmede kullanıcı olarak adlandırılan davacı tarafa gecikme zammı isteme hakkı vermez. Ancak, davacı çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince ticari faiz isteyebilir. Mahkemece bu husus gözetilmeksizin asıl ve birleşen davalarda, gecikme zammı uygulanmasına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
Diğer yandan, birleşen davada yasal herhangi bir dayanağı bulunmamasına rağmen, asıl alacak ile KDV alacağına uygulanan gecikme zammının KDV"sinin tahsiline hükmedilmesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asli müdahale talep eden Konya Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün temyiz istemi ile asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, asıl ve birleşen davalarda davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.