Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/4699
Karar No: 2019/5957
Karar Tarihi: 26.09.2019

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2018/4699 Esas 2019/5957 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacı vekili, taşınmazın üzerindeki bina ve garajın arsa değerinden daha yüksek değerde olduğunu iddia ederek dava açmıştır. Mahkeme, davacının temliken tescil istemini kabul etmiş ve davalılar adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tescilini kararlaştırmıştır. Davalı vekili, bu kararı temyiz etmiştir. Ancak Kadastro Kanunu'nun 12. ve 3. maddelerine göre hak düşürücü sürelerin geçmesi nedeniyle davanın reddedilmesi gerekmekte olduğu hükmü yerine, işin esasının incelenerek hüküm kurulması kararının bozulması gerektiği belirtilmiştir. Kararda detaylı olarak açıklanan kanun maddeleri şunlardır: Kadastro Kanunu'nun \"Kadastro Tutanaklarının Kesinleşmesi ve Hak Düşürücü Süre\" başlıklı 12. maddesi ve \"Haklara, Sınırlandırmalara ve Tespitlere Ait Tutanakların Kesinleştiği Tarihten Sonra Geçen Süre\" başlıklı 3. maddesi.
14. Hukuk Dairesi         2018/4699 E.  ,  2019/5957 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13/11/2012 gününde verilen dilekçe ile TMK"nın 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17/06/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Dava, Türk Medeni Kanununun 724. maddesi gereğince temliken tescil istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, dava konusu 110 ada 48 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki bina ile birlikte 01.12.1995 tarihinde kesinleşen kadastro tespiti sonucu müvekkili adına tescil edildiğini, davalı kardeşi ... tarafından müvekkili ve diğer kardeşleri aleyhinde 12.08.1999 tarihinde açılan tapu iptali ve tescil davası sonucunda ise mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın müvekkili adına olan tapu kaydının iptaliyle 1/4"er paylı olarak taraflar adına tesciline dair verilen kararın derecattan geçmek suretiyle 09.07.2007 tarihinde kesinleştiğini ve kararın 09.01.2012 tarihinde tapuda infaz edildiğini, daha sonra davalılar tarafından müvekkili aleyhinde ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu davada düzenlenen bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere taşınmaz üzerine müvekkili tarafından iyiniyetli olarak malik sıfatıyla yaptırılan bina ve garajın değerinin arsanın değerinden fazla olduğunu ileri sürerek uygun bir bedel karşılığında, dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı payların iptali ile müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
    Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
    Mahkemece, dava konusu taşınmaz üzerindeki davacıya ait yapıların değerinin arsa değerinden fazla olduğu, bu yapıların kapladığı kısmın arsa değerinin davacı tarafından mahkeme veznesine depo edildiği ve gerekli tüm yasal şartların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda davalılar adına kayıtlı payların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
    Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
    3402 sayılı Kadastro Kanununun “Kadastro tutanaklarının kesinleşmesi ve hak düşürücü süre” başlıklı 12. maddesinin 1. fıkrasında “30 günlük ilan süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir.”
    Aynı Yasanın 3. fıkrasında ise; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz” hükmüne yer verilmiştir.
    Somut olaya gelince; dosya içeriğine ve toplanan delillere göre çekişme konusu taşınmazın kadastro tespiti 01.12.1995 tarihinde kesinleşmiş, eldeki dava ise 15.11.2012 tarihinde açılmıştır.
    Öte yandan, dava konusu taşınmazla ilgili kadastro tutanağı davacı lehine düzenlenmiş ve taşınmaz davacı adına tescil edilmiş ise de davalı ... tarafından on yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava konusu 110 ada 48 no"lu parselin ortak murisleri ..."tan kendilerine intikal etmiş olup onun ölümünden sonra mirasçılar arasında taksim edilmediği, buna rağmen bahsi geçen taşınmazın kadastro tespiti sırasında davalı ... adına tespit ve tescil gördüğü iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil davasında ... tarafından temliken tescile yönelik savunmada da bulunulmadığından, kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı olarak davacı tarafından açılan temliken tescil davasının on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmakta olup bu husus mahkemece de re"sen gözetilmelidir.
    Bu durumda mahkemece, hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/09/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi