
Esas No: 2016/7949
Karar No: 2018/3118
Karar Tarihi: ...04.2018
Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2016/7949 Esas 2018/3118 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği ... köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiş; ..., Medenî Kanunun 713/6. maddesi gereğince karşı tescil talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve ... tarafından temyiz edilmekle Dairenin .../05/2013 gün 2013/387-5479 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece, davalı taşınmazın eski tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda kaldığı, orman kadastrosunun yapıldığı 1993 yılına kadar orman olduğundan zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Davalı taşınmaz, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılan yerlerden olduğu halde, arazi kadastrosunun ne zaman yapıldığı ve niçin kadastro harici bırakıldığı sorulmamış, kadastro paftası getirtilerek kadastro parsellerine göre konumu gösterilmemiştir. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında, taşınmaz elle işaretlenmek suretiyle gösterilmiş olup, memleket haritası kadastro paftası ile çakıştırılmadığı için denetime elverişli değildir. Diğer taraftan, taşınmazın hava fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de, hava fotoğraflarındaki konumu gösterilmediği için bu yönden de rapor denetlenememektedir. Denetime elverişli olmayan ve yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınamaz. Bu nedenle;
Mahkemece, taşınmaz ve çevresinin niçin kadastro harici bırakıldığı sorularak davalı taşınmaz ve geniş çevresini gösteren orijinal kadastro paftası, varsa taşınmaza komşu kadastro parsellerine ait tutanak örnekleri ile dayanak belgeleri, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/... E.K.; ....03.1989 gün ve 35/... E.K. ve ....06.1989 gün ve 7/... E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun .... maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
Kabule göre de; Hazinenin Medenî Kanunun 713/6. maddesine dayanan tescil talebinin, taşınmazın idarî yoldan tescil edilebileceği gerekçesiyle reddi de doğru değildir. Tapusuz bir taşınmazın tescili için açılan davalarda, davacılar yararına zilyetlik koşullarının oluşmadığı belirlendiği takdirde, Hazinenin karşı tescil davasının kabul edilmesi kanunî bir gerekliliktir.” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, taşınmazın (B) harfli bölümünün orman ağaçlarıyla kaplı orman sayılan yerlerden olduğu, (A) harfli bölümünün ise orman sayılan yerlerden olmadığı ve davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile .../.../2014 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 7.924,93 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından (A) harfli bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Kanunun 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1991 yılında orman kadastrosu yapılmış, ....8.1992 tarihinde ilân edilerek kesinleşmiştir. Genel arazi kadastrosu ise 1956 yılında yapılarak kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile dava tarihi arasında ...yıllık süre geçmiştir. Dava konusu taşınmaz, paftasına orman yazılarak tapulama harici bırakılmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü yönünde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Şöyle ki; mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ilk kararın, çekişmeli (A) ve (B) harfli taşınmazların en eski tarihli resmi belgelerde orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde inceleme yapılması için Daire tarafından bozulması üzerine, bozmaya uyarak yargılama yapan mahkemece yapılan keşif sonrası hazırlanan ve hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda 1959 tarihli memleket haritası ve dayanağı 1955 tarihli hava fotoğrafında (A) ve (B) harfli bölümlerin memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı, hava fotoğrafında ise çalılık türü bitki örtüsü ile kaplı olduğu belirtilmiş ise de rapora eklenen görüntülere bakıldığında hava fotoğrafının kadostral paftayla sayısal ortamda çakıştırmasının yapılmadığı ve hava fotoğrafı üzerinde nokta olarak işaretlendiği, ayrıca stereoskopik incelemesinin de yapılmadığı, memleket haritasının paftayla çakıştırılmış görüntüsünde ise her iki bölüm üzerinde ve yakın çevresinde geniş yapraklı ağaç rumuzunun bulunduğu görülmüş ve bu anlamda bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmış, taşınmaz bölümlerinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında tereddüt meydana gelmiş ve hazırlanan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli görülmemiştir. Ayrıca eldeki davanın niteliği dikkate alındığında, taraf teşkili açısından karar tarihi itibariyle ... Büyükşehir Belediyesinin davada taraf olmaması, TMK"nın 713/.... maddesine sözü edilen yasal ve zorunlu ilanların yapılmamış olması, davacı adına aynı yörede zilyetlikle taşınmaz mal iktisabının olup olmadığının tapu, kadastro ve yazı işleri müdürlüklerinden sorulmaması ve TMK"nın 713/6. maddesi gereğince Hazinenin karşı tescil talebi hakkında olumlu olumsuz karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.
Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için; öncelikle mahkemece en eski ve davadan ...-...yıl öncesine ait hava fotoğrafları, bu hava fotoğraflarından yararlanılarak üretilen memleket haritaları ve varsa amenajman planı ve fotogometri yöntemiyle kadastro çalışmalarına altlık olarak düzenlenen kadastro paftası ile çekişmeli taşınmaza komşu bulunan parsellerin kadastro tespit tutanakları, tapu kayıtları ve dayanakları ilgili yerlerden getirtilip, halen ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis, bir fen elemanı ve ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi aracılığıyla mahallinde yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/... E.K.; ....03.1989 gün ve 35/... E.K. ve ....06.1989 gün ve 7/... E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun .... maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, eğimi, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritası ve hava fotoğrafının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ve hava fotoğrafı ölçeğine çevrildikten sonra, bu haritalar komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle,çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte aynı haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, bilirkişilere hava fotoğrafları ve dayanağı haritaları stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip, raporlarında taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, taşınmaz üzerinde bulunan bitki örtüsünün niteliği, ağaçların yaşları ve dağılımları ile ilgili açıklama yapmaları istenmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olduğu belirlendiği takdirde, bu kez, dava tarihinden ...-...yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları, memleket haritaları ile fotogrametri yöntemiyle düzenlenmiş ...5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orjinal fotokopi örneği ve kadastro paftası ziraat mühendisi, fen elemanı ve orman mühendisi ile birlikte ölçekleri eşitlenip çakıştırıldıktan sonra mahalline uygulanmalı, hava fotoğrafları stereoskop aletiyle incelenmeli, taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğünün ve fotogrametri yöntemiyle düzenlenen ...5000 ölçekli arazi kadastro paftasında zilyet ve tasarruf edilen yerlerden olup olmadığı yönünde krokili rapor alınmalı, bu araştırmalar sonucu bilirkişiler tarafından taşınmaz üzerinde tam olarak hangi tarihten itibaren zilyetliğin başladığı belirlenmeli, ziraat bilirkişiden kültür arazisi olup olmadığı yönünden rapor alınmalı, zilyetlik olgusunun maddi olaylara dayalı olmasından hareketle, maddi olayların ancak tanık, bilirkişi ve benzeri anlatımlarla kanıtlanacağı gözetilmeli (H.G.K. 30/03/1994 gün ve 1993/8 - 939 - 1994/176 sayılı kararı), komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları ile mahalli bilirkişiler taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; dava tarihine kadar davacı kişi yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanunun .... maddesi uyarınca, davacı ile eklemeli zilyetler yönünden de tapu ve ilgili kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden senetsiz belgesiz araştırması yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Dava konusu taşınmaz ... ili, ... ilçesi, ... köyü hudutları içerisinde kalmaktadır ve eldeki dava Medenî Kanunun 713. maddesine göre açılmış tescil istemidir. 06...2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun .... maddesi ile; büyükşehir statüsündeki illere bağlı ilçelerin mülkî sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişiliği kaldırılmış, köyler mahalle olarak, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmıştır. Aynı Kanunun geçici .... maddesinin onüçüncü fıkrasında .... maddeye göre tüzel kişiliği kaldırılan belediye ve köylerin mahkemelerde süren davalarında katıldıkları ilçe belediyesinin taraf olacağı belirtilmektedir.
Somut olayda; davacı kişi, dava dilekçesi ile her ne kadar davasını 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanunun ..... maddesi ile sadece ilçe belediyesi olarak ... Belediyesine yöneltmiş ise de, ... Büyükşehir Belediyesinin sınırları il mülkî sınırları olarak genişletildiğinden ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmemesi de doğru görülmemiştir.
Ayrıca; Türk Medenî Kanununun 713/.... maddesi gereğince “Davanın konusu, mahkemece gazeteyle bir defa ve ayrıca taşınmazın bulunduğu yerde uygun araç ve aralıklarla en az üç defa ilân olunur.” hükmü düzenlenmiş olup mahkemece yasal ve zorunlu ilânların yaptırılmadan karar verilmiş olması ve yine ... vekili taşınmazın Medeni Kanunun 713/6. maddesi gereğince ... adına tescilini talep etmesine rağmen bu talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA .../04/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.