Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir nedene dayanılmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davalı bankanın Oyak hisselerini ...grubuna devri neticesinde yabancı sermayeli bir banka haline geldiğini, bazı yönetimlerde yeniden yapılanma sürecinin başlatılıp organizasyon yapısı içinde bir takım değişiklikler yapıldığını, bu kapsamda davacının çalıştığı şube içinde pozisyonuna uygun kadro bulunmaması, Ankara"da operasyon yönetmenine ihtiyaç duyulmaması, İstanbul"da kurulan şubeler muhasebe servisinde önerilen görevi kabul etmemesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayandığının işverence kanıtlanamadığı ve feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler; sürüm ve satış olanaklarının azalması, talep ve sipariş azalması, enerji sıkıntısı, ülkede yaşanan ekonomik kriz, piyasada genel durgunluk, dış pazar kaybı, hammadde sıkıntısı gibi işin sürdürülmesini olanaksız hale getiren işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle yeni çalışma yöntemlerinin uygulanması, işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinin bazı bölümlerinin kapatılması ve bazı iş türlerinin kaldırılması gibi işyeri içi sebeplerdir. İşletmenin, işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan sebeplerle sözleşmeyi feshetmek isteyen işverenin fesihten önce fazla çalışmaları kaldırmak, işçinin rızası ile çalışma süresini kısaltmak ve bunun için mümkün olduğu ölçüde esnek çalışma şekillerini geliştirmek, işi zamana yaymak, işçileri başka işlerde çalıştırmak, işçiyi yeniden eğiterek sorunu aşmak gibi varsa fesihten kaçınma olanaklarını kullanması, kısaca feshe son çare olarak bakması gerekir.
4857 sayılı Kanun"un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesi "şubelerde kredi pazarlama faaliyetlerinden doğan tüzel kredi işlemlerine ait tüm operasyonel işlemlerin operasyon servisinin sorumluluğundan çıkarılarak kredi pazarlama kadrolarının sorumluluğuna verilmesi nedenleriyle şubelerdeki operasyon görev dağılımlarının optimize edilerek verimliliğin artırılması amacıyla şube operasyon norm kadrolarının Organizasyon ve Kalite bölümü tarafından yeniden belirlenmesi, bu kapsamda; davacının şubesi için belirlenen operasyon norm kadro çalışması sonucu pozisyonuna uygun bir kadro bulunmaması, personel ihtiyacı olan Van şubesi için önerilen operasyon yönetmenliği görevini davacının kabul etmemiş olması gerekçesiyle feshedilmiştir. Fesih sebebi dikkate alındığında mahkemece feshe dayanak yapılan organizasyon değişikliğine ilişkin işletmesel karar, davacının çalıştığı şubede yapıldığı savunulan norm kadro çalışması, davacıya yeni iş önerildiği savunulduğuna göre buna ilişkin belgeler, aynı nedene dayanılarak işten çıkarılanların ve fesih öncesi ve sonrası işe alınanların listesi, sayısı, eski ve yeni organizasyon şemaları getirtilerek mahallinde uzman bilirkişi kurulu marifetiyle keşif yapılıp, işyerinde uygulandığı savunulan işletmesel karar sonucunda istihdam fazlalığı oluşup oluşmadığı, davacının yaptığı işe ihtiyacın ortadan kalkıp kalkmadığı,norm kadro çalışmasıyla davacının pozisyonunun ortadan kalkıp kalkmadığı, davacının yerine işçi alınıp alınmadığı ve davacıya başka iş önerilmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/01/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.