
Esas No: 2018/5722
Karar No: 2022/1944
Karar Tarihi: 22.02.2022
Danıştay 6. Daire 2018/5722 Esas 2022/1944 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/5722 E. , 2022/1944 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2018/5722
Karar No : 2022/1944
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul ili, Maltepe İlçesi, … Mahallesi … pafta, … ada ve … parsel sayılı taşınmaza yapı ruhsatı verilmesi istemin reddine ilişkin … tarihli, … sayılı işlem ile bu işlemin dayanağı … tarihli, … sayılı 1/5000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Nazım İmar Planı ile 26.02.2007 tarihli 1/1000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesinin 01/07/2015 tarih ve E:2012/3883, K:2015/4811 sayılı bozma kararına uyularak, davanın reddi yolunda …. İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
… BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞININ
SAVUNMASININ ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
…. BELEDİYE BAŞKANLIĞININ
SAVUNMASININ ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
…. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere dava konusu yapı ruhsatına ilişkin kısım yönünden oybirliği imar planlarına ilişkin kısmı yönünden oyçokluğuyla 22/02/2022 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY (X) :
Dava, İstanbul İli, Maltepe İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … ada, … sayılı parseldeki taşınmaza yapı ruhsatı verilmesi istemin reddine ilişkin … tarihli, …. sayılı işleminin, bu işlemin dayanağı 16.04.2005 tarihli, 787 sayılı 1/5000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Nazım İmar Planı ile … tarihli 1/1000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 35. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün "Mülkiyetin korunması" başlıklı 1. maddesi ile özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Bu açıdan, kamu gücü kullanılarak özel mülkiyetteki taşınmazların kullanımına engel olunması anlamında mülkiyet hakkına söz konusu müdahalede yukarıda yer alan hükümler çerçevesinde kamu yararının varlığının, kanuni düzenleme gereğinin ve orantılılık noktasında adil dengenin sağlanıp sağlanmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, 18/04/1978 ve 26/05/1992 tarihli 1/1000 ölçekli uygulama imar planları ile ilköğretim alanı olarak ayrılan taşınmazın günümüze kadar aynı kullanım kararının korunduğu dava konusu edilen … tarihli, … sayılı 1/5000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Nazım İmar Planı ile 26.02.2007 tarihli 1/1000 ölçekli Maltepe E-5 Güneyi Uygulama İmar Planları ile de eğitim alnı kullanım kararının devam ettirilmiş olunduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerden davacının taşınmazına yapı ruhsatı verilmesi istemiyle yapmış olduğu başvuru tarihinde hernekadar dava konusu edilmemiş ise de ayrı bir dilekçe ile taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ilköğretim tesis alanından çıkartılmasına yönelik değişiklik yapılması talebi ile de davalı idareye başvuruda bulunduğu görülmektedir.
Uyuşmazlığa konu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında ilköğretim tesis alanında kaması nedeniyle yapı ruhsatı ruhsatı verilmesi mümkün olmadığından dava konusu yapı ruhsatı verilmesi istemin reddine ilişkin işlem yönünden davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararı isabetli olmakla birlikte dava konusu imar planları yönününden Mahkemece, 1978 yılından bu yana eğitim alanı kullanım kararı devam ettirilen taşınmazın bu süreç içerisinde imar programına alınarak ilgili yatırımcı kuruluş tarafından kamulaştırılmadığı anlaşıldığından dava konusu imar planları üzerinde yapılacak yargısal denetimin; tesis edildikleri tarihteki hukuki duruma göre yapılması yerine, somut olayın özellikleri gözetilerek, davalı idareye plan değişikliği ya da ruhsat talebiyle yapılan başvuru tarihi esas alınarak yapılmasının davacının hak arama hürriyetini etkili bir şekilde kullanmasına ve uyuşmazlıkta yargı yerince etkili bir yargısal denetim yapılmasına olanak sağlayacağı gözetildiğinde taşınmazın bulunduğu alanda başvuru tarihi itibariyle eğitim alanına ihtiyaç bulunup bulunmadığı hususunun ilgili yatırımcı kuruluş Milli Eğitim Bakanlığından sorularak, verilecek cevap doğrultusunda taşınmazın bulunduğu planlama alanının bütünü yönünden eğitim alanına ilişkin ihtiyaca yönelik güncel bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve değerlendirme ile dava konusu imar planlarına ilişkin kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararında isabet bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının dava konusu imar planlarına yönelik temyiz isteminin kabul edilerek bu kısım yönünden davanın reddi yolunda verilen Mahkeme kararının bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.