(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/4970 E. , 2012/410 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli neden olmadan ileri sürerek feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine ve kanuni sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, geçici görevle bulunduğu şubede 30/10/2006 tarihinde yazılı ihtar aldığını, son olarak Merter Şubesine geçici görevle bulunduğu sırada şube güvenliğini sağlamak en önemli görevi olduğu halde öğle tatillleri esnasında görev yerini diğer çalışanlardan önce terkettiği, sonra geldiği, giriş-çıkışlarda güvenlik önlemlerini almadığı, sözlü olarak uyarılmasına rağmen görevi gereği teslim edilen silahı öğle tatili sırasında şube dışına çıkardığı, mesai saatleri içinde özel telefon görüşmeleri yaptığı ve internet sitelerinde gezinmek suretiyle şube güvenliği ile ilgili sorumluluklarını aksatması neticesinde güvenlik zaafiyeti oluşmasına sebebiyet verdiği ve savunması yeterli görülmediğinden iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece fesih sebebi olarak gösterilen olayların somut delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun"un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun"un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun"un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda, davacının işyeri kurallarına uymadığı, amirlerince yapılan uyarılara aldırmadığı, özellikle kadın müşterilere ve çalışanlara gereğinden fazla ilgi göstermesinin rahatsızlıklara ve yakınmalara sebebiyet verdiği, davacının davranışlarının işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar olduğu, davacının olumsuz davranışları sebebiyle işverence usulüne uygun olarak savunması alındıktan sonra kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli sebeple iş sözleşmesinin feshedildiği, dosya içerisinde mevcut belgeler ve davalı tanıklarının beyanlarıyla usulünce kanıtlandığından davanın reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun"un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 60,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 23/01/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.