3. Hukuk Dairesi 2020/6184 E. , 2021/4019 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda ,davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı ile aralarında 27.02.2013 tarihli konut satışına ilişkin ... Projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 8. maddesine göre taşınmazın teslim süresinin 17.04.2013 tarihi olarak belirlendiği halde, süresinde teslim edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak geç teslimden dolayı oluşan 4 aylık zararına karşılık kira tazminatı olarak şimdilik 4.000TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; sözleşmeye göre teslim tarihinin 17.04.2013 olarak belirlendiğini, yine sözleşmeye göre bu sürenin 6 ay uzatma veya önce teslimde bulunma hakkına sahip olduğunu, bu hüküm uyarınca 6 aylık süre dolmadan 20.08.2013 tarihinde dairenin, davacıya teslim edildiğini, buna göre kira kaybının söz konusu olamayacağını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; sözleşmeye göre teslim tarihinin davalı (satıcı) tarafından 6 ay uzatma hakkının olduğu, buna göre bu 6 aylık sürenin dolmadan sözleşmeye konu dairenin davacıya teslim edildiğinden kira kaybından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, davacı tarafça temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesi"nin 28.03.2016 tarih ve 2015/34913 E. 2016/8790 K. sayılı ilamı ile; Taraflar arasında 27.2.2013 tarihli konut satışına ilişkin ... Projesi Gayrimenkul Satış Sözleşmesi imzalandığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, sözleşmenin 8.1 maddesinde “Teslim tarihi en geç 17 Nisan 2013"tür. Satıcı bu süreyi 6 ay uzatma veya bu tarihten önce de teslimde bulunma hakkına sahiptir.” hükmünün yanı sıra 8.5 maddesinde “Satıcı; mücbir sebep, beklenilmeyen hal, inşaatın başlangıcında mevcut olmayan ve inşaatın seyrine etki eden satıcının denetleyemeyeceği veya engelleyemeyeceği haller, Satıcı"nın elinde olmayan ve resmi idarelerden, adli kurum ve mahkemelerden kaynaklı nedenler, ağır iklim şartları ve benzeri nedenlerin ortaya çıkması durumunda ve tüm bu nedenlerle ilgili olarak inşaat için gerekli malzeme, personel ve enerjinin sağlanamaması halinde bu nedenlerin ortadan kalktığı tarihe kadar teslimle mükellef değildir. Bu halde işbu sözleşmede belirlenen teslim tarihine söz konusu engelin devam ettiği süre kadar süre eklenir. Ayrıca yukarıdaki fıkrada anılan sebeplerin haricini, projenin icrasındaki iklimsel, teknik ve hukuki gerekçelerle satıcı teslim tarihini her halde ve kendiliğinden yüz seksen gün süreyle erteleyebilir. Bu durum teslim tarihinden otuz gün önce alıcıya yazılı olarak bildirilir. Söz konusu yüz seksen günde de bağımsız bölümün Alıcıya teslim edilmemesi halinde, devam eden aylarda cezai şart olarak aylık rayiç kira bedeli Soyak tarafından Alıcıya ödenir.” hükmünün de yer aldığı, bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; davalının, sözleşmeye konu dairenin teslim süresini, sözleşmede belirlenen teslim tarihinden 30 gün öncesinde davacıya yazılı bildirimde bulunmak
kaydıyla, sözleşmede belirtilen tarihten teslim süresinden itibaren 180 gün uzatma hakkına sahip olup dosya içinde bulunan 12.03.2013 tarih ve SYA/BÇ/239 sayılı yazı ile satışa konu dairenin, inşaat sahasındaki yapılaşmanın kaldırılması işlemlerinin etkisiyle meydana gelen gecikme nedeniyle dairenin 2013 Ağustos ayı içerisinde teslim edileceğine dair yazılı bildirimin bulunduğunun görüldüğü, ancak varsa bu bildirimin tebliğine ilişkin bir araştırma yapılmadığı, mahkemece, sözü edilen yazılı bildirime ilişkin yazının tebliğine ilişkin akıbetinin araştırılarak, sözleşmede belirlenen teslim tarihinden 30 gün önce sürenin uzatıldığına ilişkin olarak davacıya yazılı bildirim yapıldığı anlaşılıyor ise davanın reddine, aksi takdirde sözleşme kapsamında teslim edilmesi gereken tarih ile fiili teslim tarihine kadar ki dönem için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece, davacının davalı ile akdettiği sözleşmede adres bilgilerinin "" ... Mah. No:68 Sur /..."" olarak belirtildiği, Soyak tarafından davacıya 15/03/2013 tarihli SYA/BÇ/239 sayılı bildiriminin ... Dağıtım A.Ş. tarafından 12/03/2013 tarihinde 347983800117, 347983800118, 347983800139 barkod numaralı tebliğ ile davacının sözleşmede belirttiği ""... Mah. No:68 Sur/..."" adresine tebligatın yapıldığı, ancak adres yetersizliği sebebiyle davacıya ulaşılamadığı, sözleşmenin kapak sayfasında belirtilen adresin davacı tarafından bildirildiği, sözleşmenin 12. maddesine göre sözleşmenin kapak sayfasında belirtilen adreslere yapılan tebligatların geçerli tebligat hükmünde sayılacağının açıkça belirtildiği; davacının, sözleşmenin kapak sayfasında yer alan adres bilgilerinin eksik doldurması nedeniyle sözleşmenin akdi sırasında beyan yükümlülüklerine aykırı davrandığı, davacının tebligata yarar adresinin bildirilmemesinden dolayı davalının kusurunun bulunmadığı, davalı tarafından sözleşme konusu taşınmazın geç teslim edileceğine yönelik bildirimin yapıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş ise de; mahkemece, ilgili bildirimin tebliğ işlemlerini yaptığı belirtilen ... Dağıtım A.Ş"ye yazılacak müzekkere ile yapılan tebligat işlemlerinin, iade edildiği ileri sürülen tebliğ belgeleri de dosya münderacatına alınmak suretiyle, akıbetinin somut bir şekilde ortaya konularak karar verilmesi gerekirken Soyak Yapı İnşaat Sanayi ve Tic. A.Ş"ye müzekkere yazılıp şirket ile ... Dağıtım A.Ş. arasında yapılan e-mail yazışmalarına dayalı olarak eksik inceleme ile yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/04/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.