Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/696
Karar No: 2020/664
Karar Tarihi: 04.02.2020

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2018/696 Esas 2020/664 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2018/696 E.  ,  2020/664 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi


    Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davacının tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne, müvekkiline yönelik davanın ise husumet yokluğundan reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı T.H.... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan ... vekili Avukat ..., davalı ... vekili Avukat ... ve davalı T.H.... vekili Avukat ... gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    - KARAR -
    Davacı vekili, davalı kooperatifler arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğunu, davalı yüklenici ... Konut Yapı Kooperatifinin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiğini, konutların tamamlandığını, yüklenici kooperatif üyeliğini, diğer bir davalı ...’den devir yoluyla alan müvekkiline, kur’a ile tahsis edilen B blok 25 no.lu bağımsız bölümün, kat irtifakı ile tapuda davalı arsa sahibi T.H.... adına tescil edildiğini, adı geçen kooperatifin bağımsız bölümü davalı ...’e tapuda satış yoluyla devrettiğini, ...’in de aynı gün diğer davalı ...’ye devrettiğini, yapılan bu devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde, rayiç değerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
    T.H...., davalı yüklenici ... Kardeşler Konut Yapı Kooperatifince bildirilen üyeler adına devir işlemlerinin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
    T.H.... vekili, diğer davalı arsa sahibi Himmetoğlu Konut Yapı Kooperatifi ile yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, yüklenici konumundaki müvekkiline düşen bağımsız bölümlerin, davacı da dahil tüm üyelere kur’a ile tahsis edildiğini, ancak arsa sahibi kooperatifin önceki yönetim kurulu üyelerinin usulsüz işlemlerle, dava konusu daire de dahil olmak üzere, yüklenici kooperatife ait bazı daireleri üçüncü kişilere devrettiklerini, böylelikle müvekkili yüklenici kooperatifin ve üyelerinin zararına neden olduklarını, davacının tapu iptal ve tescil isteminin kabulü gerektiğini, müvekkiline yönelik davanın ise husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
    Davalı ... vekili, davanın reddini istemiştir.
    Davalı ... vekili, müvekkilinin iyiniyetle taşınmazı devraladığını, bedelini ödediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, yüklenici ... Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olduğu ve kooperatife karşı üyelikten kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığı, dava konusu bağımsız bölümün kur’a ile davacı adına tahsis edildiği, davalı yüklenici kooperatifin de diğer davalı arsa sahibi T.H....’ne karşı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği, bu itibarla davacının tapu iptal ve tescil talebinde bulunabileceği, ne var ki, dava konusu bağımsız bölüm de dahil olmak üzere davalı yüklenici kooperatife isabet eden bazı bağımsız bölümlerin, davalı arsa sahibi tarafından verilen vekaletnameler kötüye kullanılarak, yüklenici kooperatifin o dönemdeki yöneticileri tarafından üçüncü kişilere devredildiği, dava konusu bağımsız bölümü devralan davalı ... Gökçe’nin o tarihte bankadan çektiği paraya ilişkin kayıtları dosyaya sunduğu, her ne kadar taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri ile tapuda gösterilen bedel arasında fark bulunsa da tapu masraflarının düşük tutulması amacıyla değerin düşük gösterilmesinin ülkemizde yaygın bir durum olduğu, sonuç itibariyle, davalı ...’nin, TMK’nın 1023. maddesi uyarınca, iyiniyetli olduğu kanaatine varıldığından, davacının tapu iptal ve tescil talebinin yerinde görülmediği, bu durumda, davacıya verilecek konut kalmadığından, davacının üyelik hakları kapsamında, üyesi bulunduğu davalı yüklenici kooperatiften, konut karşılığı tazminat isteme hakkına sahip olduğu, üyelikten kaynaklanan edimlerini yerine getirdiği anlaşılan davacının konutun rayiç bedelini tazminat olarak talep edebileceği gerekçesiyle, davalılar T.H...., ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı T.H.... aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasının reddine, tazminat davasının kabulüne ve 140.000,00 TL’nin adı geçen kooperatiften tahsiline karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili ve davalı T.H.... vekili temyiz etmiştir.
    Davacı, davalı ... Konut Yapı Kooperatifinin üyesidir. Davalı yüklenici T.H.... ile davalı arsa sahibi T.H.... arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, yüklenici kooperatife isabet eden bağımsız bölümlerin kur"a ile üyeleri adına tahsis edildiği, davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklanan edimlerini yerine getirerek, dava konusu bağımsız bölümün adına tescilini istemeye hak kazandığı, davacıya 27.01.2008 tarihli kur"a ile tahsis edilen bağımsız bölümün, 2009 yılında fiilen teslim edildiği ve davacının o tarihten beri konutta oturmakta olduğu uyuşmazlık dışıdır.
    Somut olayda, davacı, davalı yüklenici T.H.... üyeliğini 10.06.2006 tarihinde davalı ..."den devralmıştır. Davalı arsa sahibi T.H...., dava konusu bağımsız bölümü, yüklenici T.H...."ne ya da kendisini kur"a ile tahsis yapılan davacıya devretmesi gerekirken, yüklenici kooperatifin izin ve onayı olmadan ferdileşme işlemi ile 05.04.2011 tarihinde davalı ..."e devretmiştir. Davacıya üyelik devreden ve aynı zamanda bağımsız bölümün adına tescili tarihi itibariyle davalı yüklenici ... Konut Yapı Kooperatifinin üyesi olan davalı ..."in, bu bağımsız bölümün kur"a ile davacıya tahsisli olduğunu ve davacının uzun süredir bu bağımsız bölümde oturduğunu bildiğinden ya da bilmesi gerektiğinden, iyiniyetli olarak kabulü mümkün olmayıp, bu nedenle adına yapılan tescil yolsuzdur.
    Burada, üzerinde durulması gereken ..."den bağımsız bölümü devralan davalı ..."nin iyiniyetli olup olmadığıdır.
    Hukukumuzda kişilerin satın aldığı şeylerin ileride kendilerinden geri alınabileceği endişesi taşımamaları, dolayısıyla toplum düzeninin sağlanması düşüncesiyle, satın alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bir tanımlama yapmak gerekirse, iyiniyetten maksat, hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.
    Belirtilen ilke, TMK"nun 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya bir başka ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde hükme bağlanmış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024. maddede "bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise, bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz " biçiminde vurgulanmıştır. Ne var ki; tapulu taşınmazların intikallerinde huzur ve güveni koruma, toplum düzenini sağlama uğruna tapu kaydında ismi geçmeyen ama asıl malik olanın hakkı feda edildiğinden iktisapta bulunan kişinin iyi niyetli olup olmadığının tam olarak tespiti büyük önem taşımaktadır.
    Davalı ..., ferdileşme yoluyla 05.04.2011 tarihinde devraldığı bağımsız bölümü aynı gün davalı ..."ye devretmiştir. Bu tarihte bağımsız bölümde davacının oturduğu sabittir. Basit bir araştırma ile bu konutun davacı adına tahsisli olduğunun ve hali hazırda konutta davacının oturduğunun anlaşılması mümkün olup, davalı ..., gezip görmeden devraldığı bu konutun, bu kez üçüncü bir kişiye satışı için 26.06.2012 tarihinde kızına vekalet vermiştir. Tapuda aynı gün yapılan devirler, konutta devir tarihi itibariyle davacının ikamet ediyor olması, konutun gerçek değeri ile tapuda gösterilen değer arasında büyük fark bulunması, konutun hiç görülmeden alınmış olması ve kısa sayılabilecek bir sürede konutun yeniden devri için vekalet verilmiş olması olguları hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı ..."nin iyiniyetli olarak kabul edilmesi ve bu nedenle tapu siciline güven ilkesinden yararlanması mümkün olmayıp, iktisabının korunmasına yasal olanak bulunmamaktadır.
    Bu durumda, davacının terditli taleplerinden ilki olan tapu iptal ve tescil talebinin kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde bu talebin reddine karar verilerek, ikinci talebi olan tazminat talebinin kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı ve davalı T.H.... yararına bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... Konut Yapı Kooperatifinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, adı geçenler yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 04.02.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.













    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi