Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 1999/11-188
Karar No: 1999/251

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 1999/11-188 Esas 1999/251 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Sanığın, tescilli bir binayı 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 65/a maddesine aykırı olarak yıktığını tespit eden Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin kararı üzerine yapılan temyiz incelemesinde, yerel mahkemenin beraat kararını isabetli bulmayarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. 2863 sayılı Kanunun 51. ve 57. maddeleri korunması gereken taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonu ile ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna ve bu kurulun ilke kararları çerçevesinde verilen görevlerle birlikte korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak görevini de Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarına vermektedir. Maddenin ikinci fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin koruma kurullarının kararlarına uymak zorunda oldukları da vurgulanmaktadır. 2863 sayılı Kanunun 9. maddesi ise koruma yüksek kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında her çeşit inşai ve fiziki müdahalede bulunmanın, bunları yeniden kullanıma açmak veya kullanımlarını değiştirmenin yasak olduğunu ve inşai ve fiziki müdah
Ceza Genel Kurulu 1999/11-188 E., 1999/251 K.

Ceza Genel Kurulu 1999/11-188 E., 1999/251 K.

  • KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNUNA AYKIRILIK
  • 2863 S. KÜLTÜR VE TABİAT VARLIKLARINI KORUMA KANUNU [ Madde 65 ]
  • "İçtihat Metni"

    2863 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan sanık Fehmi’nin beraatine ilişkin (Bakırköy İkinci Ağır Ceza Mahkemesi)nce verilen 05/12/1996 gün ve 192- 300 sayılı hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesi 10/06/1997 gün ve 2773/2949 sayı ile,

    "Restitüsyon projesi Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunca onaylanmadan tescilli binanın sanık tarafından yıkılması eyleminin aynı Yasanın 65/a maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı gerekçe ile beraatine hükmolunması" isabetsizliğinden bozmuş,

    Yerel Mahkeme 04/06/1998 gün ve 171/1 55 sayı ile;

    "Bilirkişi raporunda kurul kararlarının değiştiği, bu nedenle binaların korunması ve onarılmasının zorlaştığı, maili inhidam durumu ile karşı karşıya kalındığı belirtilmiştir. Sanık, kurulun tavsiyelerini yerine getirmiş ve projeyi onaylatmıştır. Sanığın suç kastı ile hareket ettiği sabit görülmemiştir" gerekçesiyle ve "suçun oluştuğu" karşı oyu ile oyçokluğuyla önceki hükümde direnmiştir.

    Bu hükmün de Yargıtayca incelenmesi O. Savcısı ve katılan vekili tarafından süresinde istenildiğinden dosya, Yargıtay C. Başsavcılığının "bozma" istemli 11/06/1999 günlü tebliğnamesiyle Birinci Başkanlığa gönderilmekle Ceza Genel Kurulunca okundu, gereği konuşulup düşünüldü.

    Sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya aykırı davranmak suçundan açılan davada Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasındaki uyuşmazlık; sanığa yüklenen suçun yasal öğeleri itibariyle oluşup oluşmadığına ilişkindir.

    Korunması gereken taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunması ve restorasyonu ile ilgili işlerde uygulanacak ilkeleri belirlemek görevi 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 51. maddesi ile "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kuruluna", bu kurulun ilke kararları çerçevesinde verilen görevlerle birlikte korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ve koruma alanları ile ilgili uygulamaya yönelik kararlar almak görevi de 57. madde ile "Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarına" verilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişilerin koruma kurullarının kararlarına uymak zorunda oldukları da vurgulanmıştır.

    Anılan Yasanın 9. maddesinde, "Koruma Yüksek Kurulunun ilke kararları çerçevesinde koruma kurullarınca alınan kararlara aykırı olarak, korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarında her çeşit inşai ve fiziki müdahalede bulunmak, bunları yeniden kullanıma açmak veya kullanımlarını değiştirmek yasaktır. Onarım, inşaat, tesisat, sondaj, kısmen veya tamamen yıkma, kazı veya benzeri işler inşai ve fiziki müdahale sayılır" hükmü yer almaktadır. Aynı Yasanın 65/a maddesi uyarınca, "korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarara uğramalarına kasten sebebiyet verenler iki yıldan beş yıla kadar ağır hapis ve ellibin liradan ikiyüzbin liraya kadar ağır para cezasıyla" cezalandırılacaklardır.

    Somut olayda sanığa ait iki katlı ahşap ev, Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 12/02/1972 gün ve 6175 sayılı kararı ile, korunması gerekli kültür varlığı olarak tescil edilmiştir. Taşınmazın tapu kaydına 19/05/1991 ve 12/01/1994 tarihlerinde eski eser kaydı düşülmüştür.

    Sanık, binanın yıkılacağı ve tehlike arzettiği gerekçesiyle restore için 1611.1989 tarihinde kurula başvurmuş, İstanbul 1 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu 21 /02/1990 gün ve 1612 sayı ile yapının aslına uygun bulunan rölöve projesinin onaylanmasına, cephelerinin kapatılmasının uygun olmaması nedeniyle restorasyon projesinin reddine, gerekli plan tadilinin belediyesince yapılmasına karar vermiştir. Yeniden yapılan başvuru üzerine de 3.41991 gün ve 2605 sayılı kararda, hazırlanan restorasyon projesinin uygun olmadığı, önceki kararda değişiklik yapılmasına gerek bulunmadığı belirtilmiştir.

    Bu karar üzerine sanık vekili 24/07/1992 tarihinde binanın yıkılmasında bir sakınca olmadığına ilişkin yazı verilmesini istemiş. 1 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, 27/08/1992 tarihinde taşınmazın 1/20 ve 1/5 detaylarını n kurula iletilmesinden sonra yıkım konusunun değerlendirilebileceğini karara bağlamıştır. Koruma Kurulu daha sonra 22/12/1993 günü teklif projesini uygun bulmamış, 14/09/1994 gün 5917 sayılı kararla da proje de bazı değişiklikler yapılması gerektiğini açıklayıp uygulama projesinin kurula iletilmesini istemiştir.

    Sanık tarafından bu eksiklikler giderilmemiş, bina tamamen yıkılmış, 15/11/1994 tarihinde görevlilerin yaptıkları kontrolde yapının yıkılmış olduğu saptanmış, Koruma Kurulu 30/11/1994 gün ve 6215 sayı ile "restorasyon projesi kurula iletilip onaylanmadan ve kurulca yıkım izni verilmeden tescilli taşınmazın yıkıldığı tespit edildiğinden yasal kovuşturma yapılmasına" karar verilmiş, daha sonra yapılan talepler de dava açılması nedeniyle reddedilmiştir. 06/05/1998 gün ve 9933 sayılı kararda ise taşınmazın mevcut parselde kendi kontur ve gabarisinde restore edilebileceği" belirtilmiştir.

    Sanık karakolda alınan ifadesinde binayı yasalara uygun şekilde yıktırdığını, duruşmada ise yıkık durumda olan binanın yıkılmasından haberi Olmadığını, eski hale getirilmesi için bir mimara vekaletname verdiğini söylemişse de, İstanbul 1 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun kararlarında belirtilen eksiklikler giderilmemiş, restorasyon projesinin uygun olmadığı belirtildiği halde yenisi yapılmamıştır. Mevcut binanın restore edilmesi yerine yıkılmasında sakınca olmadığına dair yazı istenmiş, yıkılması tercih edilmiştir. Yıkılma tehlikesi bulunduğunda Koruma Kurulunun öncelikle toplanıp bu konuda karar vermesi mümkünken sanık tarafından gerekli işlemler zamanında yapılmamış, iki sokağın kesiştiği köşede olan iki katlı, beşik örtüsü çatılı ahşap ev yıktırılmıştır.

    İstanbul 1 nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun ön gördüğü şekilde restorasyon projesini hazırlamayan sanık, suça konu iki katlı ahşap evi bilerek ve isteyerek yıktırmıştır. Sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde önceki hükümde direnilmesi isabetsizdir Bu nedenle direnme hükmünün bozulmasına karar verilmelidir.

    Sonuç : Açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme direnme hükmünün (BOZULMASINA), dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay C. Başsavcılığına tevdiine 02/11/1999 günü tebliğnamedeki düşünceye uygun olarak oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi