
Esas No: 2019/6241
Karar No: 2022/948
Karar Tarihi: 17.02.2022
Danıştay 8. Daire 2019/6241 Esas 2022/948 Karar Sayılı İlamı
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/6241 E. , 2022/948 K."İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/6241
Karar No : 2022/948
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Birliği Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ...
2- ... Barosu Başkanılığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul Barosu'na kayıtlı avukat olarak görev yapan davacı tarafından, meslekten çıkarılmasına ilişkin ... tarih E:... ve K:... sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın reddiyle İstanbul Barosu Disiplin Kurulu kararının onanmasına ilişkin Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının "meslekten çıkarma" cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlem her ne kadar MERNİS sisteminde kayıtlı bulunan "... Mahallesi ... Caddesi No:... İç Kapı No:... Bodrum/Muğla" adresine Tebligat Yasası'nın 21. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, bu kararın Tebligat Kanunun 10.maddesi uyarınca davacının bilinen en son adresine yapılacağı, ancak en son bilinen adresin tebligata elverişli olmamasının anlaşılması halinde veya tebligat yapılamaması halinde kişinin MERNİS adresinde kayıtlı bulunan adresine tebligat yapılacağı hükmüne karşılık, davacının MERNİS adresine daha önce hiç tebligat yapılmadan Tebligat Kanunu 21.maddesi uyarınca doğrudan MERNİS adresine (ilk kez) tebligat yapıldığı görülmekle meslekten çıkarma cezasına dair İstanbul Barosu Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve E:... ile K:... sayılı kararının usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, karara süresinde itiraz edemeyen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı İstanbul Barosu Başkanlığı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davaya konu edilen işlem sebebiyle davacının iş ilişkisi içerisinde bulunduğu müvekkillerinin zararlarının doğduğu, söz konusu zararların gerek süresinin gerekse maddi miktarının temyize konu kararda hesaplanmadığı, bu nedenle kararın düzeltilerek onanması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerce savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin süre aşımı sebebiyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği; 'Temyiz dilekçesi' başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında; temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği, ilgili merciin bu kararları ile bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, ikinci ve altıncı fıkralarda sözü edilen kararların, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Temyiz istemine konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, 07.01.2019 tarihinde davacı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden
itibaren 30 gün içinde en geç 06.02.2019 tarihinde temyiz yoluna başvurulması gerekirken davacı vekili tarafından18.02.2019 tarihinde Mahkeme kaydına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yasal süresi içinde yapılmayan temyiz başvurusunun süre aşımı sebebiyle incelenmesine olanak bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. TEMYİZ İSTEMİNİN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,
2. Temyiz aşamasındaki yargılama giderlerinin istemde bulunan taraf üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak, 17/02/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.