Abaküs Yazılım
6. Daire
Esas No: 2018/3393
Karar No: 2022/1745
Karar Tarihi: 17.02.2022

Danıştay 6. Daire 2018/3393 Esas 2022/1745 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/3393 E.  ,  2022/1745 K.

    "İçtihat Metni"


    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    ALTINCI DAİRE
    Esas No : 2018/3393
    Karar No : 2022/1745

    TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
    VEKİLİ : Av. …
    KARŞI TARAF (DAVACI) : …
    VEKİLİ : Av. …
    İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen eğitim tesis alanına ayrılan Tekirdağ ili, Şarköy ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmazdaki kısıtlılığın; kamulaştırma olmadığı takdirde imar planı değişikliği yapılarak giderilmesi için davalı idareye 27.11.2014 tarihinde yapılan başvurunun reddine dair … tarihli, … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…., K:.. sayılı kararda; yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, taşınmazın eğitim tesis alanı olarak ayrılmasından kaynaklanan kısıtlılık halinin davacı tarafın rızası ile gerçekleştiği, dava konusu alanın eğitim tesis alanı olarak ayrılmasıyla, işlevsel bütünlük ve dengenin sağlandığı, kent bütünündeki sosyal donatı alanı standardın yükseldiği, asgari eğitim alanı büyüklüğünün karşılandığı, yer seçiminin, yürüme mesafesine, diğer kullanımlara ve hizmet eşitliği ile kolay erişebilirlik ilkesine uygun olduğu, standartların altında kalan öğrenci başına mevcut alan büyüklüğü standardının yükseldiği, taşınmazın eğitim tesis alanından çıkartılması halinde bu standardın düşeceği anlaşıldığından, dava konusu imar planında, dava konusu taşınmazın bir kısmının "eğitim tesis alanı" olarak ayrılması yönüyle, imar mevzuatı, belde ihtiyaçları, kamu yararı, şehircilik ilkeleri ve planlama teknikleri yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca nazım imar planı bulunmayan alanlarda uygulama imar planı yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu parselin bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planının dayanağını oluşturan bir nazım imar planının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının parselinin yer aldığı alanda 1/1000 ölçekli plan değişikliği yapılması yönündeki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı bu nedenle de anılan işlemin iptali gerektiği sonucuna varılmıştır.
    Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, taşınmazın eğitim alanında kalmasında kamu yararı olduğu, dava konusu planın şehircilik ilkelerine uygun olduğu bu nedenlerle bölge idare mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
    DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    MADDİ OLAY :Davacının, Tekirdağ ili, … ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselin hissedarlarından olduğu, parselin bir kısmının imar planında "eğitim tesis alanı"nda kaldığı, davacı tarafından … Belediye Başkanlığına verilen 27.11.2014 tarihli dilekçe ile yapılan taşınmazın 16 yıldan fazla süre geçmesine rağmen kamulaştırılmadığı, parselin kamulaştırılması, kamulaştırılmayacak ise imar planı değişikliğinden önceki duruma dönülmesi için karar alınması ve … tarih ve … sayılı … Belediye Meclisi kararı ile tesis edilmiş eğitim tesisi alanının iptaline karar verilmesi yönündeki başvurunun … Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün …. tarihli, … sayılı işlemiyle reddi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
    İLGİLİ MEVZUAT:
    Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle 3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde uygulama imar planları, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama proğramlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan; nazım imar planı ise varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkeleri, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bir bütün olan plan olarak tanımlanmıştır.
    3194 sayılı İmar Kanununun 6. maddesinde, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, anılan Kanunun 8. maddesinde ise, planların tanımlaması yapılarak, planlar bölge planı, çevre düzeni planı, nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak kademelendirilmiş ve alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunluluğu getirilmiştir.
    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Dosyanın incelenmesinden, İdare Mahkemesi ve Bölge İdare Mahkemesince her ne kadar dava konusu işlem, "parselin eğitim tesisi olarak ayrılmasına ilişkin … Belediye Meclisinin … tarihli, … sayılı işlemi" olarak alınmış ve davacının kamulaştırma talebinin reddine ilişkin işlem hakkında karar verilmemiş ise de, davacı tarafından … Belediye Başkanlığına verilen 27.11.2014 tarihli dilekçede, taşınmazın 16 yıldan fazla süre geçmesine rağmen kamulaştırılmadığı, parselin kamulaştırılması, kamulaştırılmayacak ise imar planı değişikliğinden önceki duruma dönülmesi için karar alınması ve 06/02/1998 tarihli, 1 sayılı … Belediye Meclisi kararı ile tesis edilmiş eğitim tesisi alanının iptaline karar verilmesi yönündeki talebinin reddi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmüştür.
    Uyuşmazlık, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında kısmen eğitim tesisi alanında bulunan taşınmazdaki mülkiyet hakkı kısıtlılığının giderilmesi için imar planı değişikliği talebi ve kamulaştırma talebinin reddine yönelik işlemden kaynaklanmaktadır.
    Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine, stratejilerine ve kararlarına uyumlu olması zorunludur. Planların kademeli birlikteliği ve planlama hiyerarşisi olarak da adlandırılan bu ilke gereği alt ölçekli planın hukuki denetiminin yapılabilmesi üst ölçekli planın varlığına bağlıdır. Aksi halde alt ölçekli plan dayanaksız kalacağından hukuka uygunluğundan söz etmek mümkün olmayacaktır.
    Bir bölgede ilk defa uygulama imar planı yapılırken yasal tanıma ve mevzuata göre öncelikle nazım imar planının yapılması ve planların kademeli birlikteliği ile plan hiyerarşisi ilkeleri uyarınca bu plana uygun olarak uygulama imar planına göre de parselasyon işleminin tesis edilmesi gerektiği açıktır.
    Bununla birlikte uygulama imar planı değişikliğinde, uygulama imar planının süre gelen bir plan olarak uygulandığı bazı istisnai durumlarda nazım imar planı bulunmayan alanlarda sınırlı olarak uygulama imar planı değişikliği yapılabileceği Dairemizce kabul edilmektedir.
    Bu çerçevede, nazım imar planı yapılmayan bir alanda uygulama imar planı yapılması ve buna göre süregelen uygulamalarla alanın yapılaşması sonrasında parsel ya da parselleri kapsayıcı sınırlı şekilde yapılan uygulama imar planı değişikliklerine, nazım imar planı bulunmadığı gerekçesiyle izin verilmemesi hakkaniyete uygun düşmeyecektir.
    Bu durumda İdare Mahkemesince öncelikle bu süreçte uyuşmazlığa konu alanda nazım imar planı yapılıp yapılmadığı araştırılarak, 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapıldı ise, davacı isteminin nazım imar planına uygun olup olmadığı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı yapılmadı ise, taşınmazın bulunduğu alanda 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uygulanmasına yönelik yapılaşmaların oluşması durumu da göz önüne alınarak davacının imar planı değişikliği talebi kapsamında uyuşmazlık konusu taşınmazda eğitim tesis alanı kullanımı kararının şehircilik ve planlama ilkeleri ve kamu yararına uygun olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmelidir.
    Diğer taraftan plan değişikliği talebinin reddi işlemi hakkında verilen kararın sonucuna göre dava konusu taşınmazın kamulaştırma talebinin reddine ilişkin işlem hakkında da ayrıca hüküm kurulması gerekmektedir.
    Bu itibarla, Mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.
    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,
    2. Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
    3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 17/02/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi