Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5003
Karar No: 2018/9255
Karar Tarihi: 12.12.2018

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2017/5003 Esas 2018/9255 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2017/5003 E.  ,  2018/9255 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi
    İLK DERECE
    MAHKEMESİ : 6. İş Mahkemesi

    K A R A R
    A) Davacı İstemi;
    Davacılar vekili sigortalının 04/02/2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat etmesi nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep etmiştir.
    B) 1- Davalı ... Cevabı;
    Davalı vekili sigortalının diğer davalının bünyesinde çalıştığını, çalışma şartlarını sağlık ve güzenlik mevzuataına uygun olarak düzenlemenin yüklenici firmanın sorumluluğunda olduğunu, müvekkilinin kusursuz olduğunu, olayın kazalının tedbirsiz ve dikkatsizliği nedeniyle meydana geldiğini, manevi tazminat miktarının ço yüksek olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    C) İlk Derece Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi;
    İlk derece mahkemesi tarafından “...1.Davanın ve birleşen davanın KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ İLE, A) a) - Davacı ... için 228.947,28 TL maddi tazminatın olay tarihinden (04/02/2013"ten) itibaren işleyecek yasal faiziyle, Davacı ... için 147.780,05 TL maddi tazminatın olay tarihinden (04/02/2013"ten) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, b) Davacılar ... ve ... "ın fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine, c) Davacılar ... ve ..."ın maddi tazminat taleplerinin reddine, B) a) Olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sıfatları, işgal ettikleri makam, sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi ve paranın o tarihteki alım gücü, ekonomik koşullar, hak ve nasafet kuralları ile davacıların olay nedeniyle yaşadıkları acı ve üzüntü dikkate alınarak; Davacı ... için takdiren 60.000,00 TL manevi tazminatın
    olay tarihinden (04/02/2013"ten) itibaren işleyecek yasal faiziyle, Davacı ... için takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (04/02/2013"ten) itibaren işleyecek yasal faiziyle, Davacı ... için takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (04/02/2013"ten) itibaren işleyecek yasal faiziyle, Davacı ... için takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden (04/02/2013"ten) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, b) Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebin reddine ..” şeklinde karar verilmiştir.
    GEREKÇE
    "...Dava, davacıların, davacılar murisinin, davalılar nezdinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu vefatı nedeniyle tazmini gerektiğini iddia ettikleri zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat talebinden ibarettir.
    Davalı ... Elektrik"e hizmet akdiyle bağlı çalışan ... "ın 04/02/2013 günü ... İlçesi ... Mahallesi ... çıkmazında yeni tesis edilen trafo kabininde bağlantıları değiştirmeye çalıştığı sırada yüksek gerilime kapılarak vefat ettiği, tahkikat raporunda olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, mahkememizce alınan 08/03/2014 tarihli bilirkişi heyeti kusur raporunda olayın meydana gelmesinde, davalı ..."ın % 20, davalı ... Elektrik"in % 50, dava dışı ... Elektrik"in % 30 oranında kusurlu oldukları kanatine varıldığının bildirildiği, bu rapordaki tespit ve değerlendirmelerin Mahkememizce de paylaşıldığı ve belirlenen kusur oranlarının isabetli olduğu, hesap bilirkişisi tarafından 2017 yılı hesaplama verileri dikkate alınarak hazırlanan 06/02/2017 tarihli ek raporda bu kusur dağılımına ve emsal ücret araştırmasına göre, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin de düşülmesi suretiyle, yapılan maddi zarar hesabının yerinde olduğu anlaşıldığından, davacılar ... ve ... "ın maddi tazminat taleplerinin ksmen kabulüne, diğer davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
    Olayın oluş şekli, kusur durumu, tarafların sıfatları, işgal ettikleri makam, sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihi ve paranın o tarihteki alım gücü, ekonomik koşullar, hak ve nasafet kuralları ile davacıların olay nedeniyle yaşadıkları acı ve üzüntü birlikte değerlendirilerek, talep edilen manevi tazminat miktarlarından takdiren indirim yapılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
    D) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi;
    Bölge Adliye Mahkemesi “... Dosya kapsamı, delil durumu itibariyle, ... 6. İş Mahkemesi 2013/147 Esas 2017/494 Karar sayılı kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan REDDİNE,...” şeklinde karar vermiştir.
    GEREKÇE
    “.. Dava; ölümlü iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    Murisin oğlu ... "a velayeten anne ... tarafından sonraki tarihte açılan ... 4. İş mahkemesinin 1013/441 esas sayılı maddi ve manevi tazminat davasının eldeki dava ile birleştirilmesine karar verilerek yargılama birlikte yürütülmüştür.
    ... , lisanslı olarak elektrik enerjisi dağıtım işini üstlenen asıl işveren davalı ...Ş. "yle sözleşme imzalayan alt işveren, yüklenici davalı ... Elektrik A.Ş. nezdinde elektrik teknikeri olarak çalıştığı, işçinin 04/02/2013 tarihinde trafo binası içinde kablo bağlantı değişimi sırasında yüksek elektrik akımına kapılarak vefat ettiği, aynı olayda dava dışı adem Koçak"ın da vefat ettiği, SGK kayıtlarına göre ... "ın 01/02/2013 tarihinde internet ortamından işe giriş bildirgesinin verildiği, SGK
    Rehberlik Ve Teftiş Başkanlığı"nın 25/07/2013 tarihli inceleme raporunda olayın iş kazası olarak değerlendirildiği, olayla ilgili ... 2. Ağır ceza Mahkemesi"nin 2013/220 esas sayılı dosyasında ceza yargılamasının sürdüğü, ceza dosyasında verilen raporda da işçiye herhangi bir kusur verilmediği, eldeki dosyada kusur oranına ilişkin alınan üç bilirkişiden oluşan heyet raporunda olay nedeniyle davalı ...Ş."nin % 20, davalı ... Elektrik A.Ş."nin % 30, dava dışı ... Elektrik tic.san.Nak.tur.ltd.Şti"nin % 30 oranında kusurlu olduklarına ilişkin tesbitin olayın meydana geliş şekline uygun olduğu, Davacılar (vefat eden işçinin eşi, annesi, babası) ve birleşik davacı (vefat tarihinden sonra doğan oğlu) 04/02/2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminat talebinde bulundukları, kusur oranı ve ortaya çıkan sonucun ağırlığı, olayın meydana geliş biçimi, gözetildiğinde ( ki birleşik davacı vefat tarihinden sonra dünyaya gelmiş olup babasını görme imkanı olmamıştır) takdir edilen manevi tazminatın isabetli olduğu anlaşılmış, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, mantıksal ve hayatın olağan akışına uygun, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.”
    E) TEMYİZ;
    Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin asıl işveren sıfatı bulunmadığını, husumet yöneltilemeyeceğini, işçilerin çalışma şartlarının sağlık ve güvenlik mevzuatı hükümlerine uygun olarak düzenleme yükümlülüğünün diğer davalı yüklenici firmada olduğunu, kusur raporunun hatalı olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, müteveffaya müterafik kusur derecesinde dahi kusur atfedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, hesaplamaya esas alınan müteveffanın maaşının hatalı olduğunu, maaşa uygulanan maaş oranının onunla birlikte çalışan işçilerin ücretlerinde yapılan artış oranı olması gerektiğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı ... Elektrik A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; yeni trafo binasının hizmete alınması sırasında aksi istikametten sisteme enerji verilmesi nedeniyle meydana gelen olayda müvekkiline izafe edilecek kusur bulunmadığını, elektrik kesilmesinden ve bağlanmasının ... ve ... elektrik firmasının sorumluluğunda olduğunu, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, şirketin ekonomik olarak yıkıma uğradığını, çekirdek ailenin eş ve cocuktan ibaret olup anne ve baba için maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, müteveffanın müvekkil şirket çalışanı olmadığını, ziyaret sırasında arkadaşlarına yardım etmek isterken kazanın meydana geldiğini, o tarihte Sivas"ta başka bir işte çalıştığını, hesaplamaya esas alınan ücretin hatalı olduğunu müteveffanın gelirinin asgari ücret olduğunu, kaldırılması istenilen karar tek olduğu halde asıl ve birleşen dava yönünden ayrı ayrı hesaplanan karar harçlarının davalılardan ayrı ayrı alınmasına karar verilmesinin hatalı olduğundan bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
    F) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;
    Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; Mahkemece hükme esas alınan 08/03/2014 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde davalılar ile dava dışı ... Elektrik … Ltd. Şti.nin toplamda % 100 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, dosyada mevcut ceza yargılaması sırasında aldırılan ve iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen 15/12/2013 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda ise olayın meydana gelmesinde kazalının ikinci derecede tali kusurunun olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır.
    4857 sayılı Kanun"un 77. maddesi uyarınca, işverenler iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. İşverenler alınan iş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, işçileri karşı karşıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumluluklar konusunda bilgilendirmek ve gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar. Anılan madde ile, işverenlere, işçi sağlığı ve iş güvenliği kavramından kapsamlı olarak, her türlü önlemi almak yanında, bir anlamda objektif özen yükümlülüğü de öngörülmektedir. Bu itibarla işverenin, mevzuatın kendisine yüklediği tedbirleri, işçinin tecrübeli oluşu veya dikkatli çalıştığı takdirde gerekmeyeceği gibi bir düşünce ile almaktan sarfınazar etmesi kabul edilemez.
    4857 sayılı Kanun"un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu"nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.
    Gerek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 77. maddesi gerekse 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. ve 5. maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.
    Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2. maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.
    Somut olayda Mahkemece hükme esas alınan 08/03/2014 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde davalılar ile dava dışı ... Elektrik … Ltd. Şti.nin toplamda % 100 oranında kusurlu olduklarının belirtildiği, dosyada mevcut ceza yargılaması sırasında aldırılan ve iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenen 15/12/2013 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunun çelişkili olmasına rağmen Mahkemece anılan raporlardaki kusur dağılımları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
    Yapılması gereken iş, işçi sağlığı-iş güvenliği konularında uzman ehil bilirkişi kuruluna (mevcut raporları düzenleyen bilirkişiler haricindeki) konuyu yukarıda açıklandığı biçimde yeniden inceletmek, kusura ilişkin bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek alınacak raporu dosyadaki diğer bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirerek çıkacak sonuca göre kazanılmış haklar da gözönünde bulundurularak (bozma davalılar yararına olduğundan tespit edilecek kusur oranlarına göre yeniden hesap raporu aldırılması sırasında artışların hesaba katılamayacağı da dikkate alınarak) karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmalıdır.
    G) SONUÇ:
    Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesi"ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi"ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 12/12/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi