19. Hukuk Dairesi 2016/5550 E. , 2017/1033 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan toplam 370.500 TL nakit ödeme yaparak 6 adet traktör satın aldığını, davalının traktörlerden 3 tanesini teslim etmediğini, teslim edilemeyen traktör bedelinin iadesi amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itiraz etmesiyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalı hakkında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anlaşmaya göre 3 adet traktörün davacıya teslim edildiğini, geriye kalan 3 traktörün ise yılbaşına kadar tesliminin kararlaştırıldığını, traktörlerin teslim alınması hususu davacıya ihtar edilmesine rağmen tesellümden imtina ettiğini, takibin haksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile satışa konu 3 adet traktör için tevdi mahali tayin edilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava sözleşmeden dönme sebebiyle satış bedelinin iadesine yönelik icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacının satış bedelini nakden ödeyerek davalıdan 6 adet traktör satın aldığı, 3 adet traktörün teslim edildiği, kalan üç traktörün davacıya teslim edilmediği konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın sözleşmenin belirli süreli olarak yapılıp yapılmadığına ilişkin olduğu, davacı teslim konusunda ileri vade kararlaştırılmadığına yönelik iddiasını ispat edecek delil sunamadığı gibi davalıyı temerrüde düşürdüğüne yönelik ihtara da rastlanılmadığı, Aralık ayında traktörlerin acil teslimini gerektirecek ihtiyaç bulunmadığı da gözetildiğinde sözleşmenin belirli vadeli olarak yapıldığının kabulü gerektiği, mevcut delil durumuna göre davacının temerrütten doğan hakları kullanamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. 6098 Sayılı TBK"nın 207/2 Md"si uyarınca ; sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir adet bulunmadıkça satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Buna göre aslolan peşin satış olup davalı 3 adet traktörün Aralık ayında teslim edileceğinin kararlaştığı yönündeki savunmasını yazılı delillerle kanıtlamakla yükümlüdür. Mahkemece bu yönler gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13/02/2017 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
TBK"nun 207. maddesine göre aslonan peşin satış olup sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir âdet bulunmadıkça satış akdinin tarafları edimlerini aynı anda ifa etmekle yükümlü iselerde, somut olayda satış konusu 6 adet traktörünün bedelinin davacı tarafça ödendiği ancak, traktörlerden üçünün teslim edilip üçünün teslim edilmemiş olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık taraflarca, bakiye üç traktör yönünden farklı bir teslim tarihi kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, kararlaştırılmamış ise bunların teslim edilmemesinin ihtarsız feshe olanak verip vermeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Davalı üç adet traktörün Aralık ayında tesliminin kararlaştırıldığını savunmuş ise de, yazılı bir sözleşme bulunmadığından bu yöndeki savunmasını kanıtlayamamıştır. Ne varki, davalı taraf traktörlerin teslime hazır olduğunu, ancak davacının teslim almaktan çekindiğini belirtmekte ve teslim yönünden tevdi mahalli tayinini talep etmektedir.
Bu durumda davacı tarafından davalıyı temerrüde düşürecek bir ihtar çekilmeden ve somut olayda ihtarsız fesih şartlarının bulunmadığı da gözetildiğinde yerel mahkemece de isabetle belirtilen davacının, temerrütten doğan haklarını kullanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde, usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyorum.