3. Hukuk Dairesi 2018/3136 E. , 2019/6924 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen alacak davasında verilen hüküm hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelenmesi sonucunda; davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; davalı kiracı ile 13.08.2014 tarihli kira sözleşmesi imzaladığını, kiralananın üzerine davalı tarafından ticari işlerinde kullanılmak üzere bina inşaa edileceği ve kira sözleşmesinin sona ermesiyle bu binanın kiralayan davacıya teslim edeceğinin sözleşmeyle akdedildiğini, ancak davalının tek taraflı ihtarname ile "davacının sözleşme şartlarına uygun davranmadığından" bahisle kira sözleşmesini feshettiğini belirterek, davanın belirsiz alacak davası olarak kabulüne, sonradan ıslah edilmek üzere şimdilik brüt 78.080,00 TL kira alacağının sözleşmede kararlaştırılan faiziyle, sözleşme sonunda sözleşme şartlarında imal edilip teslim edilecek binanın teslim olunmayacağından dolayı uğradığı müspet zarardan zarar belirli olduktan sonra ıslah edilmek üzere şimdilik 10.000,00 TL"nin aylık %5 faiz işletilmek suretiyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; davacıya ait taşınmazı et ve et ürünleri işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik faaliyetleri gerçekleştirmek ve buna uygun bina inşa etmek için kiraladığını, gerekli ruhsat ve izinleri almak üzere Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu"na başvuru yaptığını ancak inşaat işleri içeren yatırımlarda üst hakkı olmaksızın başvuru yapılmasının mümkün olmadığı belirtilerek başvurunun reddedildiğini, davacının üst hakkı tesisine icazet vermediğini, kiralananın kiralama amacına uygun şekilde kullanamamış olmasından dolayı kira sözleşmesinin haklı nedenle ve tek taraflı olarak geçmişe etkili şekilde feshedildiğini, fesihten sonraki dönem için kira bedeli talep edilemeyeceği gibi fesih iradesi geçmişe yönelik olup, sözleşmeden dönme niteliğinde olduğundan müspet zararın tazmininin de istenemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebi duruşmalı olarak incelenmiş; davacı vekili ile davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 6.Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2014/1820 Esas-2016/2060 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 1-Davanın kısmen kabulüne, 2-55.333,32 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) Bölge Adliye Mahkemesince tefhim edilen kısa kararda "Davacı ve davalı vekilinin istinaf kanun yolu istemlerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına,davanın kısmen kabulü ile 55.332.32 TL"nin kira ve makul süre tazminatı olarak dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmesine karşın, gerekçeli kararda "Davacı vekili ile davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2014/1820 Esas - 2016/2060 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, 1-Davanın kısmen kabulüne, 2-55.333,32 TL"nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" hükmedilmek suretiyle, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Buna göre, Bölge Adliye Mahkemesince; kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre, açıklanan hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
2-) Bozma nedenlerine göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK"nun 371. maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının taraflar yararına BOZULMASINA, ikinci bendde açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 19.09.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.