Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/552
Karar No: 2019/6953
Karar Tarihi: 23.09.2019

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2018/552 Esas 2019/6953 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2018/552 E.  ,  2019/6953 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı, davalı borçlu şirketin 01.02.2009 imza ve başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden ...,... Blokta bulunan 351-352 no"lu ... m2"lik ofiste kiracı sıfatıyla bulunduğunu, 2011 yılı Aralık ayı kirası ile personel giriş kart bedeli,dönem kira zam farkı ve 2012 Ocak ayına ait kira bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu davalı şirket aleyhine Bakırköy 16.İcra Müdürlüğü"nün 2012/1917 esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, yetkisizlik üzerine dosyanın İstanbul 31.İcra Müdürlüğü"nün 2012/7617 E. numarasını aldığını,davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini,takip konusu aylara ilişkin kiraların süresi içinde ödenmediğini, borçlu tarafından kendilerine cari hesaba mahsuben 45.030.78 TL ödeme yapıldığını, davalının kendilerinden kiralamış olduğu ...,...,...,...,...,... no"lu işyerleri için de aynı döneme ait borçlu olduğunu, bu borçlara ilişkin de İstanbul 31.İcra Müdürlüğü"nün 2012/7614-7615-7616 E. sayılı dosyaları ile yapılmış bu dosyalara da itiraz sonucu dava açıldığını, ödenen bu bedelin borçlunun önceki tarihli borçlarına mahsubunun gerektiğini, itiraz süresi içinde başka ödeme yapılmadığını, bu nedenle 2011 yılına ait takip konusu aslının takipten önce ödenmiş olduğunun kabul edildiğini, ancak takipte bulunan 2011 yılına ait kira bedeli faizleri ile 2012 yılına ait bedel aslı ve fer"ileri ödenmediğinden bu yönüyle takibin haklı olduğunu, cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere 16.01.2012 tarihine göre 92.384,94 TL borç olduğunu,davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek,itirazın iptali ile lehlerine %40’dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı,davacının icra takibinde 351 ve 352 no"lu ofislerin Aralık 2011 ve Ocak 2012 kirası toplamı olarak 19.847,98 TL talep ettiğini,kendilerinin sadece bu ofislerin değil aynı zamanda ...,...,...,...,... ve 402 no"lu ofislerin de kiracısı olduklarını, davacının kendileri aleyhine İstanbul 31 icra Müdürlüğü"nün 7614,7615 ve 7616 dosyalarında icra takibi yaptığını, takiplerin tümünün 11.05.2012 tarihinde tebliğ edildiğini, şirketleri tarafından davacıya 28.12.2011 tarihinde 21.417,71 TL, 16.01.2011 tarihinde 45.030,78 TL ödeme yapıldığını,davacının öncelikle Bakırköy 16.İcra Müdürlüğü daha sonra da İstanbul 31.İcra Müdürlüğü"nden gönderdiği icra takipleri yönünden hiçbir cari hesap borçları bulunmadığını, kira ödemelerinin tümünün zamanında tam olarak yapıldığını savunarak,davanın reddi ile lehlerine % 40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
    Mahkemece; itirazın kısmen iptaline ve iptal edilen bölüm üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının tahsiline dair verilen kararın davalı tarafça temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 6.H.D."nin 16.12.2014 tarih ve 2014/3270 E.- 2014/13982 K. sayılı ilamı ile ""... davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,....itirazın iptali davası açılmadan önce borcun kısmen ödendiği hallerde, alacaklının ödenen kısım yönünden dava açmakta hukuki yararı olmadığından, bu miktar yönünden itirazın iptaline karar verilemez. Bu nedenle icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından yapılan 8.708,36 TL’lik ödemenin de TBK’nun 100. Maddesi hükmü çerçevesinde hesaplamada dikkate alınarak var ise kalan miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken açıklanan husus gözardı edilerek, mahkemece “16.02.2012 tarihinde yapılan ödemenin icra müdürlüğünce dikkate alınması gerektiğinden bahisle” takipten sonra ancak davadan önce yapılan ödeme miktarı mahsup edilmeden, takip tarihi itibariyle belirlenen alacak miktarı üzerinden itirazın iptali ve inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğu....davalı vekilinin işlemiş faize ve faiz oranına yönelik temyiz itirazları yönünden ise;mahkemece davacının faiz istemi hakkında ilamda yazılı açıklamalar ve yasal düzenlemeler çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aylık %10 akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmesinin hatalı olduğu....öte yandan, kira sözleşmesinde kira bedelinin her ayın 5.gününe kadar ödeneceği kararlaştırılmış olmakla işlemiş faizin sözleşmede kararlaştırılan vade tarihi ile ödeme ve takip tarihleri arasında hesaplanması gerekirken bu husus nazara alınmaksızın faiz hesabı yapılmasının da doğru olmadığı..."" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde ise,davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının İstanbul 31.İcra Müdürlüğü"nün 2012/7617 sayılı takip dosyasında 19.847,98 TL alacağın 523,12 TL "sine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 523,12 TL. üzerinden devamına,fazlaya ilişkin talebin reddine;itirazın iptal edilen kısmı üzerinden % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    Mahkemece, bozma ilamı doğrultusunda öncelikle bozma öncesi hükme dayanak raporu sunan bilirkişiden 04.04.2016 tarihli ek rapor alınmış,bu rapora yapılan itirazlar neticesinde ise hükme dayanak yapılan 24.11.2016 tarihli rapor alınmak suretiyle bu rapora göre hüküm tesisi yoluna gidilmiş ise de,hükme esas alınan raporun, takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin ne kadarının vekalet ücreti,harç,faiz ve sair kalemlerden düşülmesi gerektiği,söz konusu kalem tutarlarının ne olduğu ve asıl alacaktan mahsup edilecek bir ödeme kalıp kalmadığı hususunda denetime elverişli olmadığı ve davacının faiz miktarının belirlenmesi noktasında aşamalarda ileri sürdüğü itirazları da karşılar nitelikte değildir.
    Bu itibarla mahkemece, yukarıda ifade edilen açıklamalar dikkate alınmak suretiyle alanında uzman yeni bir bilirkişi kurulundan takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin ne kadarının vekalet ücreti,harç,faiz ve sair kalemlerden düşülmesi gerektiği,söz konusu kalem tutarlarının ne olduğu ve asıl alacaktan mahsup edilecek bir ödeme kalıp kalmadığı hususunda taraf mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, faiz miktarının hesaplanması
    noktasında davacı tarafın aşamalarda ileri sürdüğü itirazları da karşılar nitelikte rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun hüküm tesisi yoluna gidilmesi gerekirken,yanılgılı değerlendirme ile yetersiz bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine; ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi