14. Hukuk Dairesi 2018/968 E. , 2021/2702 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.03.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 22.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, İcra İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca icra hukuk mahkemesince verilen yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkkillerinin alacaklı olduğu ... aleyhine ... 13. İcra Müdürlüğüne ait 2011/8043 Esas sayılı dosyası ile ilamlı takip yapıldığını, bu nedenle muris ..."tan miras yoluyla intikal eden ... ili, ... ilçesi, ... Mahab.,3
,llesi 4034 ada 3 parsel 3 nolu bağımsız bölüm, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9933 ada 15 parsel B blok 13 No"lu bağımsız bölüm ile 15 No"lu bağımsız bölüm ve ... ili, ... Mahallesi 2301 ada 11 parsel sayılı taşınmazların satış suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu taşınmazlar hakkında ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/110 Esas ve 2012/596 Karar sayılı ilamıyla ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, HMK"nın 114/1-ı, i ve 115/2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre bir kısım davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, bu nedenle reddi gerekmiştir.
2)Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince;
6100 sayılı HMK 331. maddesinin 1. fıkrasında "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder" düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olaya gelince, başka bir alacaklı tarafından borçlu ... aleyhine açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/110 Esas ve 2012/596 Karar sayılı ilamıyla 2301 ada 11 parsel, 4034 ada 3 parseldeki 3 no"lu bağımsız bölüm ile 9933 ada 15 parselde kayıtlı 13 ve 15 no"lu bağımsız bölümlerin yerine ise sehven 9933 ada 15 parsel 3 ve 5 no"lu bağımsız bölümlerin satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiş, 09.10.2012 tarihli tashih kararı ile satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilen parsellerin aslında 9933 ada 15 parselde kayıtlı 13 ve 15 no"lu bağımsız bölümler olduğu belirtilmiştir. Hüküm, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine 21.08.2012 tarihinde kesinleşmiştir. İş bu dava ise alacaklılar ... ve ... tarafından 14.04.2013 tarihinde ikame edilmiş ve HMK"nın 114 ve 115. maddeleri uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak ne var ki ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2011/110 Esas sayılı dava dosyasında davaya konu tüm taşınmazların satışına hükmedilmiş ve bu karar 08.09.2012 tarihinde kesinleşmiştir. Temyiz incelemesine konu dava ise bu kararın kesinleşmesinden ve tashih kararından sonra 14.03.2013 tarihinde açılmış olup, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasında hukuka aykırılık yoktur.
Öte yandan karardan sonra UYAP’ta bulunan TAKBİS kayıtları üzerinden yapılan sorgulamada 2301 ada 11 parselin tapu kaydının pasif hale geldiği, dava konusu diğer üç adet parselde ise davalı borçlunun murisine ait hisse kalmadığı görülmüştür.
Bu itibarla mahkemece, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değil ise de; hüküm sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olduğundan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesinin düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No"lu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) No"lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün gerekçesinin yukarıdaki şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu gerekçe ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, 12.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.