14. Hukuk Dairesi 2021/959 E. , 2021/2704 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.08.2014 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.11.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi uyarınca geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 165 ada 75 parsel sayılı taşımaz lehine davalılara ait taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuş; davalı ... taşınmazı aleyhine geçit hakkı kurulmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacıya ait 165 ada 75 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalılara ait 165 ada 76 ve 77 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 07.05.2019 tarih ve 2016/12195 Esas, 2019/4079 Karar sayılı ilamı ile "kayıt maliki ... oğlu ...’ya ait nüfus kaydı temin edilerek sağ olup olmadığı belirlenmeli, ölü olduğunun anlaşılması halinde temin edilecek mirasçılık belgesine göre taraf teşkili sağlanmalıdır” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kabulü ile; davacıya ait olan ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 165 ada 75 parsel lehine fen bilirkişinin 20.03.2015 tarihli raporunda kırmızı kalem ile 1. Seçenek olarak gösterilen davalılara ait 165 ada 77 parsel nolu taşınmazdan 184,03m², 165 ada 76 numaralı parselden 74,44m² olmak üzere toplam 258,47m² uzunluğunda 3 metre genişliğinde olmak suretiyle yola ulaşmak amacıyla geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olaya gelince; mahkemece geçit irtifakının bedeli olarak depo ettirilen 1.963,88TL’nin 19.03.2015 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen 30.03.2015 tarihli bilirkişi raporu ile belirlendiği, hüküm tarihi dikkate alındığında hükme esas alınan geçit bedelinin belirlendiği tarih üzerinden uzunca bir zaman geçmiş olduğu ve hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespitinin yaptırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi gereğince uzman bilirkişilerden ek rapor alınarak karar tarihine yakın bir tarihte geçit bedeli tespit edilmeli, bu bedeli yatırması için davacı tarafa usulüne uygun süre verilmeli ve yapılacak bu araştırmaların sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ..."ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.