10. Hukuk Dairesi 2014/23260 E. , 2014/24636 K.
"İçtihat Metni"ESAS NO : 2014/23260
KARAR NO : 2014/24636
Mahkemesi :Banaz Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Tarihi :17.07.2013
No :2008/446-2013/169
Dava, yersiz ödendiği gerekçesi ile ödenen aylıkların iadesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi .. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Eldeki davada, davalı hakkında 06.03.1961-08.10.1971 tarihleri arasındaki 780 gün 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresi ile 1971-1985 tarihleri arasındaki yurtdışı hizmet borçlanması sürelerinden 2880 gün dikkate alınması ile 3660 gün üzerinden 01.09.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra, 01.09.1995-03.07.2006 tarihleri arasında devam eden vergi kaydı nedeniyle 3902 gün 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığı, ayrıca ilk kez 01.09.2002 tarihinden itibaren bağlanan aylıkta esas alınan 06.03.1961-08.10.1971 tarihleri arasında 780 gün ve 720 gün askerlik borçlanma süresi ile Kurumca 5402 gün üzerinden davacının ikinci kez 03.07.2006 tarihli tahsisi talebi dikkate alınarak 01.08.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, Kurumca bu durumun 10.07.2008 tarihinde fark edilmesi sonrasında 506 sayılı Yasa kapsamında bağlanan aylığın başlangıcından itibaren kesilerek 01.09.2002-21.07.2008 tarihleri arasında ödenen aylıkların tahsilinin istenildiği, Mahkemece, ilamında belirtilen şekilde davacının 01.08.2006-21.07.2008 tarihleri arasında aldığı aylıklar bakımından talep hakkının bulunduğu dikkate alınarak karar verilmiş ise de, verilen kararın yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki davada uyuşmazlık, davalıya bağlanan aylıklardan hangisinin geçerli olacağına ilişkin olup, davacı bakımından ilk kez bağlanan aylığında 01.09.2002 tarihi itibari ile 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süresini belirtmeksizin aylık talep ettiği dikkate alındığında tercihini 506 sayılı Yasa ve yurtdışı çalışmalarından yana kullandığı, diğer taraftan zaten ilk kez aylık bağlanırken 06.03.1961-08.10.1971 tarihler arasındaki 780 günlük sigortalılık süresinin esas alındığı ve ikinci kez tahsis talebinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı, buna göre 506 sayılı Yasa kapsamında bağlanan aylığın geçerli olması gerektiği, diğer taraftan 02.08.2003 tarihi itibari ile yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın ek 20.’nci maddesi kapsamında olmak üzere 01.09.2002-03.07.2006 tarihler arasındaki sigortalılığın sosyal güvenlik destek primine tabi olması gerektiği, aynı nedenlerle bu dönemde davalının sigortalı sayılamayacağı dikkate alınarak kurum alacağının bu çerçevede belirlenmesi gerekecektir.
Davacı Kurum alacağının kapsamına gelince;
Konuya ilişkin 5510 sayılı Yasa öncesi mevzuata bakıldığında, 506 sayılı Yasanın "yersiz ve yanlış ödemelerin tahsilini düzenleyen 121. maddesinde yersiz ödeme halinde iade yükümünün kapsamını belirleyen bir düzenleme bulunmadığı gibi, anılan Yasa içeriğinde konuyu düzenleyen başka bir düzenlemenin de yer almadığı görülmektedir. 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi ile 506 sayılı Yasada yer almayan yeni bir düzenleme getirilmiş, sebepsiz zenginleşmenin kasıtlı kusurlu davranıştan veya Kurumun hatalı işleminden kaynaklanmasına bağlı olarak istirdadı mümkün ödeme miktarları belirlenmiştir. Kapsam belirlendikten sonra, ilgilinin Kurumdan alacağı yoksa, geri alma işleminin genel hükümlere göre yapılacağı öngörülmüştür. 5510 sayılı Yasanın geçici maddelerinde ise, yersiz ödemelerin tahsili konusunda önceki hükümlerin uygulanması gereğini öngören herhangi bir kural yer almamaktadır.
Belirtilen nedenlerle; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesi hükmünün, Kurumun yersiz ödemeden kaynaklanan alacakları konusunda süren uyuşmazlıklara uygulanması gerekmektedir.
Yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin konuya gelince; 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.” denilmekle kurumca yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkelere göre, Mahkemece davacı Kurumun talep hakkının belirlenirken, sonradan yapılan tahsis talebinde uzun süredir ayrıca 506 sayılı Yasa kapsamında aylık aldığını belirtmeyen davalı hakkında aylıklara ve faize ilişkin iade borcunun kapsamının, 5510 sayılı Yasanın 96. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükmü uyarınca belirlenmesi ve açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde, yapılacak hesaba ilişkin bilrikişi raporu aldırıldıktan sonra, hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.