Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/11487
Karar No: 2019/6019
Karar Tarihi: 21.11.2019

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/11487 Esas 2019/6019 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, miras bırakan babalarının çekişmeli taşınmazlardaki paylarını davalı yeğenine miras muvazaası yaparak sattığını iddia ederek tapu kayıtlarının iptalini ve adlarına tescilini talep etmişlerdir. Davalı ise taşınmazlardaki paylarını gerçekçi bir nedenle satın aldığını ve bu taşınmazları kullanmaya devam ettiğini savunmuştur. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş ancak bu karar temyiz edilerek bozulmuştur. Miras muvazaasına dayalı davalarda mirasbırakanın gerçek iradesinin tespit edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacıların bu iradeyi kanıtlamadığı ve mirasbırakanın satışı gerçekleştirmedeki nedeni bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Kararda 6100 sayılı HMK’nin 190. ve 4721 sayılı TMK’nin 6. maddeleri açıklanmıştır.
1. Hukuk Dairesi         2016/11487 E.  ,  2019/6019 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tenkis davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 21.11.2019 Perşembe günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacılar ... vd. vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    Davacılar, mirasbırakan babaları ...’un maliki olduğu ..., ..., ..., ..., ..., ... ada ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., ... ada ... ve ... ile ... ada ... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını davalı yeğeni ...’a 06.08.2012 tarihinde satış yoluyla temlik ettiğini, yapılan temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını, satış bedelinin terekeye girmediğini, temlik tarihinde mirasbırakanın 76 yaşında ve kanser hastası olduğunu, temlikten kısa süre sonra da öldüğünü ileri sürerek, çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, mümkün olmazsa tenkisini istemişlerdir.
    Davalı, öncesinde paydaş olması nedeniyle çekişmeli taşınmazlardaki payları bedelini mirasbırakana elden ödeyerek satın aldığını, satın aldığı tarihten beri kullandığını, mirasbırakanın başka taşınmazları da olduğunu, davacıların ilgilenmemesi nedeniyle murisin taşınmazlarını satarak geçindiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, iddiaların kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlarda davalı adına kayıtlı payların iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
    1936 doğumlu mirasbırakan ...’un 21.11.2012 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı çocukları ... ve ... ile dava dışı çocuğu ... ve dava dışı torunları ... ile ...’u ( kendisinden önce ölen kızı ...’un çocukları ) bıraktığı, 1974 doğumlu davalı ...’un murisin yeğeni olduğu ( kardeşi ...’in oğlu ), dava konusu ... ada ... sayılı parselin 1/3 payı, ... ada ... sayılı parselin 1/3 payı, ... ada ... sayılı parselin ½ payı, ... ada ... sayılı parselin ½ payı, ... ada ... sayılı parselin ½ payı, ... ada ... sayılı parselin ½ payı, ... ada ... sayılı parselin ½ payı, ... ada ... sayılı parselin ½ payı, ... ada ... sayılı parselin ½ payı, ... ada ... sayılı parselin ½ payı, ... sayılı parselin tamamı, ... sayılı parselin ½ payı, ... sayılı parselin ½ payı, ... sayılı parselin ½ payı ve ... sayılı parselin ½ payı mirasbırakan adına kayıtlı iken; mirasbırakan adına vekaleten ...’un ( muris ...’un ... ili hudutları dahilindeki tüm taşınmazlarını satması, desteklemelerini alması vb. konularda verdiği 19 Mayıs Noterliği’nin 01.08.2012 tarih ve 1926 sayılı vekaletnamesi ile ) anılan payları davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiği kayden sabittir.
    Hemen belirtilmelidir ki, muris muvazaasına dayalı davalarda mirasbırakanın gerçek irade ve amacının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerekmektedir. Davacı taraf, 6100 sayılı HMK’nin 190. ve 4721 sayılı TMK’nin 6. maddeleri uyarınca mirasbırakanın mal kaçırma iradesi ile hareket ettiğini kanıtlamalıdır.
    Ne var ki, eldeki davada mirasbırakan Ali Kont’un dava konusu temlik ile mirastan mal kaçırdığını söyleyebilme olanağı yoktur. Şöyle ki;
    Mirasbırakanın çocuklarından mal kaçırmasını gerektirecek bir neden davacılar tarafından ortaya konulabilmiş değildir. Her şeyden önce bir kişinin mirasçılarından mal kaçırmasını gerektirecek bir nedeninin bulunması gerekmektedir. Murisin gerçek iradesinin tespiti sırasında bu neden yol göstericidir. Eldeki davada, murisin davalı yeğenini kendi çocuklarından üstün tutmasını, bir başka deyişle onu kayırmasını gerektirecek bir nedene rastlanılmamıştır. Davacı tanıkları dahi mirasbırakanın çocuklarına küs ya da kızgın olmadığını, hastalığa yakalandığı dönemde kendisi ile çocuğu ... ile ...’ın eşinin ilgilendiğini, ... ile de ilişkilerinin normal olduğunu beyan etmişlerdir.
    Mirasbırakanın mal kaçırma amacı ile hareket etmesi halinde mirasçılarına herhangi bir şey bırakmama eğilimi ile hareket edeceği, ne var ki eldeki davada mirasbırakanın bu şekilde hareket etmediği görülmektedir. Getirtilen kayıtlardan, murisin halen ... ili 19 Mayıs ilçesinde 15.541,97 m2’lik tarla niteliğindeki taşınmazın ½ payının maliki olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, davacı tanıkları ve aynı zamanda davacı ..."nın oğulları olan ... ve ..., mirasbırakanın bir parça tarlasının yanında ... ili merkez ilçesinde iki adet bürosunun da bulunduğunu söylemişlerdir.
    Öte yandan, davalının çekişmeli payları almak istemesi de hayatın olağan akışına uygundur. Çünkü, ... sayılı parsel hariç diğer parsellerde muris ... ile davalının babası ...’un paydaş olduğu, davalının babasının ölümü üzerine onun paylarının davalının da aralarında bulunduğu mirasçılarına 21.03.2011 tarihinde intikal ettiği, davalının dava konusu taşınmazlarda paydaş haline geldiği tespit edilmiştir. Davalının babasının yanında çalıştığı, tarım işleri ile uğraştığı, geçimini taşınmazlardan sağladığı düşünüldüğünde paydaş olduğu tarla ve fındıklık olan çekişmeli taşınmazlardaki payları edinmesi olağandır.
    Ayrıca, satıştan sonra dava konusu taşınmazları davalının kullandığı tanıklar tarafından beyan edilmiştir. Temlik ile birlikte davalı taraf mülkiyet hakkının kendisine tanıdığı hakları kullanmaya başlamıştır.
    Bir diğer önemli husus, davanın olumlu sonuçlanması halinde ileride hak elde edebilecek mirasçılardan ...’un davalı tanığı olarak verdiği beyanında, davalı ...’un satış bedelini elden babasına verdiğini, babasının satış bedelini kardeşi ...’ın borçlarına harcamış olabileceğini, davalının paydaş olması nedeniyle mecburen davalıya satışın yapıldığını beyan ettiği, davalının savunmasını desteklediği görülmüştür.
    Her ne kadar davacı tanıkları murisin mal satmayı gerektirecek bir ihtiyacının bulunmadığını beyan etmiş iseler de, böyle bir nedenin bulunmaması tek başına muvazaa olgusunun ispatı için yeterli değildir. Murisin gerçek irade ve amacı tespit edilirken, bir çok hususun birlikte değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
    Yukarıda açıklanan ilkeler ve tespit edilen olgular bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mirasbırakanın yaptığı temlik ile mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla hareket etmediği, davacı tarafın iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır.
    Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Kabule göre de, davalı ...’a babası ...’ten intikalen gelen ve dava ile bir ilgisi bulunmayan payların da iptal ve tescile konu edilmesi hatalıdır.
    Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi