Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/4096
Karar No: 2019/6077
Karar Tarihi: 26.11.2019

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2017/4096 Esas 2019/6077 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Mahkeme, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat davasında davalıların mirasbırakanı olan oğlu tarafından satın alınan taşınmazların muvazaalı olduğuna karar vererek tazminatın kısmen kabulüne hükmetmiştir. Ancak, dosyadaki bilirkişi raporlarının yeterli olmadığı ve emsal satışların sunulması halinde taşınmazların tazminata esas değerlerinin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, kararın bozulmasına ve dosyanın yeniden değerlendirilmesine karar verilmiştir. Kanun maddeleri olarak, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-ç ve 373/2. maddeleri belirtilmiştir.
1. Hukuk Dairesi         2017/4096 E.  ,  2019/6077 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ
    DAVA TÜRÜ : TAZMİNAT

    Taraflar arasında görülen tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 26.11.2019 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... vekili Avukat gelmedi, diğer temyiz eden davalılar ... vd. vekili Avukat ... geldi, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
    -KARAR-
    Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tazminat isteğine ilişkindir.
    Davacı, mirasbırakan ...’in maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki ..., ... ve ... nolu bağımsız bölümleri mirastan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıların mirasbırakanı olan oğlu Mustafa’ya satış suretiyle devrettiğini, ...’nın ölümü üzerine taşınmazların dava dışı üçüncü kişilere temlik edildiğini ileri sürerek, 50.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/94 Esas sayılı dosyasında verilen kararın eldeki dava için kesin hüküm teşkil ettiğini, ayrıca satış işlemlerinin gerçek olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kök mirasbırakan ...’in maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki ..., ..., ve ... nolu bağımsız bölümleri 29.06.1999 tarihinde oğlu ...’e (davalıların mirasbırakanı) satış suretiyle devrettiği, ...’nın ölümü üzerine 22.06.2009 tarihli intikal ve satış işlemi ile davalıların taşınmazlardaki toplam .../... payı dava dışı 3. kişilere devrettikleri (.../... payın dava dışı anneleri ... tarafından devredildiği), kök mirabırakan ... tarafından oğlu ... aleyhine hile hukuksal nedenine dayalı olarak ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2001/94 Esas sayılı davanın, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilip deracattan geçerek kesinleştiği, 1926 doğumlu kök muris Mürüvet’in 10.03.2004 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı oğlu ..., dava dışı çocukları ..., ... ve ... ile kendisinden önce ölen oğlu ...’den olma torunları davalılar ... ve ...’in kaldıkları anlaşılmaktadır.
    Hemen belirtilmelidir ki, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle kök mirasbırakan ... tarafından çekişme konusu taşınmazların mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalıların mirasbırakanı ...’ya temlik edildiği saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Taraf vekillerinin işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
    Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
    Dosya kapsamında alınan 28.12.2015 tarihli inşaat ve emlak bilirkişilerinin ortak raporunda çekişmeli taşınmazların dava tarihindeki toplam değerinin 253.000,00 TL, 27.02.2016 tarihli emlak bilirkişisi ek raporunda 551.400,00 TL, 13.06.2017 tarihli inşaat ve emlak bilirkişilerinin ortak raporunda 253.000,00 TL olarak, taşınmazlarda bulunan fırına ilişkin 25.01.2016 tarihli endüstri bilirkişisi raporunda makinelerin değerinin 100.000,00 TL, peştemaliye değerinin 500.000,00 TL olarak saptandığı anlaşılmaktadır.
    Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
    Bilindiği üzere; davanın konusunu teşkil eden bir taşınmazın değeri belirlenirken cins ve nev"i, yüzölçümü, değeri etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurlar, varsa imar durumu, vergi beyanı, resmi kurumlarca yapılmış değer takdirleri; taşınmaz arazi ise malın mevki ve koşullarına göre olduğu gibi kullanılması durumunda getirebileceği net gelir, arsa ise emsal satışlara göre olması gereken satış değeri; taşınmazda yapı var ise, resmi birim fiyatları, maliyet hesapları ve yıpranma payı ile bedelin saptanmasında etkili olacak diğer objektif ölçülerin gözönüne alınmasında zorunluluk vardır. Değinilen bu esasların da ancak konusunda uzman bilirkişiler tarafından değerlendirilebileceği açıktır.
    Öte yandan; davalılar çekişme konusu taşınmazlarda toplam .../... payı dava dışı üçüncü kişilere devretmiş olup (.../... pay dava dışı anneleri ... tarafından devredilmiştir), taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin tamamı üzerinden davacının miras payı oranında tazminata hükmedilmesi de doğru değildir.
    Hal böyle olunca; yukarıda açıklandığı üzere taraflardan da sorulmak suretiyle emsal satışların sunulması halinde, dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin denetime elverişli, mukayeseli, somut verilere dayalı olarak dosyaya ibraz olunan raporlar da tartışılmak suretiyle raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesinin sağlanması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporları hükme esas alınarak eksik inceleme ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
    Tarafların değinilen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabul ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371/1-ç maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK’nun 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren ... Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 02.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan gelen davalılar vekili için 2.037.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin diğer temyiz eden davacılardan alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi