22. Hukuk Dairesi 2016/18911 E. , 2019/17922 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ve davalılardan ... ile ... Kamu Hastaneleri Birliği Kurumu vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 2003 yılından itibaren ..."nın üst işverenliğinde birçok farklı alt işveren emrinde çalıştığını, alacaklarının ödenmediğini, bu sebeple 18/03/2013 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davacı ile davalılardan ... ile ... Kamu Hastaneleri Birliği Kurumu tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle temyiz nedenlerine göre; tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece "ilk önce davalı olarak gösterilen Kamu Hastaneleri Birliği"nin dava dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmadığı, bu durumun Kamu Hastaneleri Kurumu"nun husumet ehliyetinin bulunması nedeniyle ..."nı da bağlayacağı, bu nedenle ..."nın zamanaşımı itirazının dikkate alınmaması gerektiği, " belirtilerek, davalı olarak davaya dahil edilen ..."nın ileri sürdüğü zamanaşımı itirazı dikkate alınmamış ise de, Sağlık Bakanlığının birimi olan "Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu" nun tüzel kişiliği bulunmadığından taraf ehliyeti ve temsilci sıfatının olmadığı, sorumluluk ..."nda olduğundan artık davalı olan Bakanlığın süresinde ileri sürdüğü zamanaşımı itirazının dikkate alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
3-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ile ulusal bayram genel tatil ücretlerinin hesaplanma şekli noktasında uyuşmazlık vardır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda ise işçinin ihtirazi kayıt ileri sürmesi beklenemeyeceğinden, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının her türlü delil ile ispatı mümkündür. Aynı ilkeler, ulusal bayram ve genel tatil ücreti için de geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; 2009 yılına kadar tanık beyanı esas alınmış, devam eden yıllar için de sunulan kayıtlara göre çalışma sistemi tespit edilerek 18.03.2013 tarihine kadar fazla mesai ile ulusal bayram genel tatil ücretleri hesaplanmıştır. Tanığın davacı ile birlikte çalıştığı süre için davacının çalışma gün ve saatleri konusunda anlatımına itibar edilebileceği, buna göre tanığın, davacının 2009 yılından sonrasına ilişkin çalışması hakkında bilgisinin olmadığının anlaşılması karşısında tanık anlatımının 2009 yılına kadar esas alınması isabetlidir. Ancak kayıt olan dönem oldukça sınırlı olup, 2009 yılından sonrasına ilişkin sunulan kayıtlara göre çalışma sistemi tespit edilerek 18.03.2013 tarihine kadar hesaplama yapılması isabetsizdir. Buna göre tanığın bilgisinin olduğu dönem için tanık beyanı esas alınmalı, kayıt olan dönem için de sadece kayıtta geçen günler ve saatler esas alınarak fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil alacağı hesaplanmalıdır.
4- Diğer bir husus fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları için % 50 oranında takdiri indirim yapılması fahiştir. Kayıtlara dayalı dönemde takdiri indirim yapılmamalı, kayıt bulunmayan dönemde ise hakkın özünü zedelemeyecek makul oranda bir takdiri indirim ile sonuca gidilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 02.10.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.