Abaküs Yazılım
22. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/6675
Karar No: 2019/17942
Karar Tarihi: 02.10.2019

Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 2019/6675 Esas 2019/17942 Karar Sayılı İlamı

22. Hukuk Dairesi         2019/6675 E.  ,  2019/17942 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : ALACAK

    Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı İsteminin Özeti:
    Davacı vekili, müvekkili davacının 11.10.2009-31.01.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde akaryakıt istasyonunda çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
    Davalı Cevabının Özeti:
    Davalı vekili, davacının doğruluk ve dürüstlük kurallarına uymayıp güveni sarsması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı olarak derhal feshedildiğini, davacının talep konusu alacaklarının ödendiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
    Mahkeme Kararının Özeti:
    Mahkemece bozma öncesi yapılan ilk yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispatlanamadığı, feshin haksız olduğu, haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı, genel tatil günleri işin niteliği gereği çalıştığı, hak kazandığı anlaşılan alacakların davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı, Dairemizin 02.10.2018 tarihli 2018/110784 esas, 2018/20797 karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup; bozma sonrası yapılan yargılamada Mahkemece, bozma ilamına uyularak toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı nedenle feshedildiği, haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı, genel tatil günleri işin niteliği gereği çalıştığı, hak kazandığı anlaşılan alacakların davacıya ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
    Temyiz:
    Karar süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Gerekçe:
    1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
    2- İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
    4857 sayılı İş Kanunu"nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkanı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere kanundaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
    Somut olayda, davacı iş akdinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia etmiş olup, davalı işveren davacının çalıştığı dönemde işyeri kasasının süreli açık verdiği, davacının kasadan fazladan ürün geçirmeye çalıştığı, 28.01.2010 tarihinde 91,00 TL"lik akaryakıt fişini iptal ederek parasını kasadan aldığını ve fişi çöpe attığını, bu hususların tespit edilmesi üzerine davacının iş akdinin İş Kanunu 25. madde uyarınca haklı olarak derhal feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, bozma öncesi yapılan yargılamada, davalı tanık beyanlarının çelişkili olması, tanığın yargılamada tutanaktaki imzasını inkar etmesi, davacının çalıştığı sürede kasa açığı vb. olaylardan dolayı hiçbir zaman hakında bir tutanağın tutulmamış olması nedeniyle işten haklı nedenle çıkarıldığı savunmasının ispatlanmadığı kanaatine varılarak davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklısı olduğu sonucuna ulaşılmış ve ilgili alacaklar hüküm altına alınmıştır. Dairemizin 02.10.2018 tarihli 2018/110784 esas, 2018/20797 karar sayılı ilamı ile, dosyada yer alan davacının imzasını taşıyan 28.01.2011 tarihli dilekçede davacı, 01.02.2011 tarihinde görev değişikliğine giderek üretim tesisine geçeceğini, bu tarihten önce markette tarafından meydana gelen kasa hesabı ile ilgili sorunların tarafına ait olduğunu ve kasa açıklarının tarafınca ödeneceğini beyan ettiği, söz konusu belgeye ilişkin mahkemece herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı, dosya kapsamında yer alan 28.01.2011 tarihli dilekçe içeriği ve altındaki imza davacıdan sorularak, verilecek cevaba göre yeniden bir değerlendirme yapılmak suretiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunun tespiti gerekçesiyle mahkeme hükmü bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davacı asil dinlenmiş olup; davacı asil celse beyanında, 28/01/2011 tarihli belgedeki yazı ve imzanın kendisine ait olduğunu, görev değişikliği yaptıracaklarını, belgedeki yazılanları kendisine söylediklerini ve böylece yazdığını, imzalamasaydı işten çıkartacaklarını, ayrıca en son olaydan önce hiçbir kasa açığı olmadığını, olay günü benzinlikte çalışırken müşteri geldiğini, 18 kiloluk madeni yağ istediğini, hem pompaya hem de kasaya baktığını, müşterinin parayı verdiğini, kasaya bıraktığını, diğer çalışan Halil"e yağ tenekesini getirin kasadan geçirelim dediğini, onların da tamam dedidiğini, yoğunluk olduğu için işin aksadığını, paranın kasada olduğunu, bu konuşmalar yapıldığı zaman bitişik odadan muhasebecinin duyarak 10 dakika sonra gelip kasayı saydığını, kasada fazla para olduğunu söyledi, kendisinin biliyorum, teneke yağ geçilecek dediğini, 28/01/2011 tarihli tutanak imzalanırken, kendisine seni başka bir birime göndereceğiz, 3 gün sonra sayım var, herhangi bir açık olursa kabul edermisin dediklerini, kendisinin de 28/01/2011 tarihli belgeyi yazdığını, herhangi bir açık olursa öderim dediğini, çünkü kasada açık olmadığı konusunda kendisine güvendiğini, ancak sonrasında bahse konu satışı gerçekleşen ve kasa fazlası yaratan madeni yağ tenekesi nedeniyle tutanak tutularak işten çıkarıldığını beyan etmiştir.
    Dosya kapsamı değerlendirildiğinde, iş sözleşmesinin feshine konu olan olayda kasada açık değil, fazlalık olduğu, kasa fazlası paranın davacı tarafından alındığının veyahut satış fişinin sonradan iptal edildiğinin sabit olmadığı; nitekim davalı tanıklarından ... bozma öncesindeki ifadesinde, “Davacı markette satış yaparken kasadaki makinaya okuttuğu bir ürünü iptal edip sonra fişini çöpe atmış. Bunu muhasebecimiz ... yakalamış. bunun üzerine davacı hakkında tutanak tuttuk. İş akdine son verdik” demiş ise de, davalı tanığı ...bozma öncesindeki ifadesinde, “ davacının çalıştığı markette motor yağı vardı, onu müşteriye sattığı halde sattığı fişi iptal ettiğine diğer çalışanların şahit olduğunu biliyorum,” şeklinde beyanda bulunduğu, yani fişin iptal edildiğine ilişkin davalı tanıklarının görgüye dayalı bilgilerinin olmadığı; davacı tanığı ...’ın ise bozma öncesi yapılan yargılamada feshe konu 28.01.2011 tarihli tutanaktaki imzayı inkar ettiği, imza incelemesi yaptırılmak üzere belge aslının ibraz edilmesinin davalıdan talep edildiği, ancak davalı tarafından bahse konu belge aslının dosyaya sunulmadığı, davacı asilin celse beyanında da aksi yönde değerlendirme yapılmasını gerektirecek bir husus bulunmadığı anlaşılmakla işverence yapılan feshin geçersiz olduğu kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatının kabulü gerekirken reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi