Abaküs Yazılım
7. Daire
Esas No: 2018/227
Karar No: 2022/411
Karar Tarihi: 07.02.2022

Danıştay 7. Daire 2018/227 Esas 2022/411 Karar Sayılı İlamı

Danıştay 7. Daire Başkanlığı         2018/227 E.  ,  2022/411 K.

    "İçtihat Metni"

    T.C.
    D A N I Ş T A Y
    YEDİNCİ DAİRE
    Esas No : 2018/227
    Karar No : 2022/411

    TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Tekstil Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
    VEKİLİ : Av. ...
    KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Müdürlüğü
    VEKİLİ : Av. ...

    İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

    YARGILAMA SÜRECİ :
    Dava konusu istem: Davacı adına tescilli ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin gümrük ve katma değer vergilerinin gözetim kıymetine isabet eden kısmının geri verilmesi istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile fazladan ödenen vergilerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemiyle dava açılmıştır.
    İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, davacı tarafından 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında 09/08/2016 tarihinde yapılan başvuru üzerine davalı idarece belirlenen eksikliklerin tamamlanılmasının istenildiği, söz konusu eksiklikler tamamlanarak 19/09/2016 tarihinde yapılan başvurunun ise 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesine uygun olmadığının bildirilmesi üzerine davacı tarafından 27/10/2016 tarihinde yapılan başvuruya 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 11. maddesinde öngörülen süre içerisinde cevap verilmediği, itiraz dilekçelerinin yetkili makama ulaştırılmadığı anlaşıldığından, tahakkukun esası yönünden itirazın sonuçlandırılması gerekirken henüz tahakkuk süreci kesinleşmemiş bir aşamada, aynı Kanun'un 225. maddesi çerçevesinde başvuru yapılması yolunda bir yönlendirme yapılmak suretiyle tesis edilen işlemde hukuka uyarlık görülmediği; Bölge Müdürlüğü'nce fazladan ödenen vergilerin iadesine yönelik bir karar verilmemiş olduğundan, anılan kısmın esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, vergilerin iadesi talebi yönünden ise davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
    Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, 27/10/2016 tarihli başvurudan itibaren 4458 sayılı Gümrük Kanunu uyarınca otuz gün beklendikten sonra on beş gün içerisinde üst makama itirazda bulunulup itirazın reddi halinde idari dava açılması gerekirken, bu zorunlu yol tüketilmeden genel hükümler çerçevesinde dava açıldığı, dava dilekçesinin idari merci tecavüzü sebebi ile ilgili idareye tevdi edilmesi gerekli ise de dava açma tarihi itibarıyla onbeş günlük itiraz süresi geçirildiğinden bu yolun davacıya herhangi bir hukuki faydasının bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf talebinin reddine, davalı idarenin istinaf talebinin kabulü ile kararın iptale ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasından sonra anılan kısım yönünden de davanın incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

    TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan başvuru üzerine idarenin 30 gün içerisinde cevap verme yükümlülüğüne uymadığı, Anayasa'nın 36. ve 40. maddelerine aykırı olarak başvuru ya da kanun yolları gösterilmeyerek, hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim haklarının ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

    KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

    DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından, fazladan ödenen vergilerin, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi uyarınca iadesinin talep edildiği, 2577 sayılı sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 10. maddesi çerçevesinde istemin zımmen red edildiği kabul edilerek dava açıldığı sarih olduğundan, Anayasanın 40. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen zorunluluğa aykırı ve dolayısıyla, Anayasanın 36. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen hak arama hürriyetini sınırlayıcı sonuç doğurduğunun kabulüyle, merciine tevdi kararı verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın iade başvurusuna ilişkin kısmı yönünden temyiz isteminin reddi, vergilerin iadesine yönelik kısmın ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

    İNCELEME VE GEREKÇE:
    İLGİLİ MEVZUAT .
    2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü" başlıklı 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu hükümlerine yer verilmiştir. Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen 2. fıkrada ise, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." düzenlemesi yapılmıştır. Bu ek fıkranın gerekçesinde değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkan sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama; hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk haline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinilmiştir.
    4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri, 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği, 3. fıkrasında, itiraz dilekçelerinin süresi içinde yanlış makama verilmesi halinde, itiraz süresinde yapılmış sayılacağı ve idarece yetkili makama ulaştırılacağı, 4. fıkrasında da, itirazın reddi kararlarına karşı işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükmüne yer verilmiş; 211. maddesinde, kanunen ödenmemeleri gerektiği halde ödenmiş olduğu belirlenen gümrük vergilerinin geri verileceği, kanunen tahakkuk ettirilmemesi gerektiği halde tahakkuk ettirilen gümrük vergilerinin kaldırılacağı düzenlenmiştir.
    2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari makamların sükutu" başlıklı 10. maddesinin 1. fıkrasında, ilgililerin, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilecekleri; 2. fıkrasında da, altmış gün içinde bir cevap verilmezse, isteğin reddedilmiş sayılacağı; ilgililerin, altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilecekleri; altmış günlük süre içinde İdarece verilen cevap kesin değilse ilgilisinin bu cevabı, istemin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebileceği; bu takdirde, dava açma süresinin işlemeyeceği; ancak, bekleme süresinin, başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemeyeceği; dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren idari dava açma süresi içinde dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır.

    HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
    Dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesi yukarıda açıklanmış bulunan bölge idare mahkemesi kararının, fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrası, aynı gerekçe ve nedenlerle Dairemizce de uygun görülmüş olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, sözü geçen hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
    Temyiz isteminin kararın, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 211. maddesi kapsamında yapılan iade başvurusunun zımnen reddine dair işleme ilişkin hüküm fıkrasına yönelik kısmına gelince:
    Devletin bir kurumu olan gümrük idaresinin tesis ettiği idari işlemlerde; işleme karşı başvurulacak kanun yollarını, idari mercii ve başvuru sürelerinin gösterilmesi ilgili makamların takdirinde olmayıp, en üst hukuki norm olan Anayasa'nın bağlayıcılığının zorunlu bir sonucu olup Anayasa'nın 40. maddesinin 2. fıkrasına ilişkin gerekçede belirtildiği gibi son derece karışık olan mevzuat karşısında bireylerin yargı yeri ve idari makamlar önünde haklarını sonuna kadar arayabilmelerini olanaklı kılmak amacıyla öngörülen zorunluluğa aykırı işlemler, Anayasa'nın 36. maddesinde yer bulan hak arama hürriyetini sınırlayıcı bir sonuç doğurmakta ve temel hak ve hürriyetlerin korunmasını düzenleyen Anayasa'nın 40. maddesine açıkça aykırılık oluşturmaktadır.
    Öte yandan, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nda öngörülen idari itiraz prosedürü tamamlanmadan idari yargı yoluna başvurulamayacağı gibi, itiraz başvurularının bir üst makamca otuz gün içinde karara bağlanarak sonucunun ilgilisine tebliği yasal bir zorunluluk olduğundan; bu sürenin cevapsız bırakılması halinde, başvuruların zımnen reddedildiğinin kabulü gerekmekte olup, idari başvurulara cevap verilmeyerek sürüncemede bırakılması, hak arama özgürlüğünün kısıtlanması sonucunu doğuracak uygulamaların ortaya çıkmasına sebebiyet verecektir.
    Bu nedenle, 4458 sayılı Kanun'un 211. maddesi kapsamında 09/08/2016 tarihinde ilk yapılan başvuruda tespit edilen eksikliklerin tamamlanılmasının istenildiği, söz konusu eksiklikler tamamlanarak 19/09/2016 tarihinde yapılan ikinci başvurunun ise 4458 sayılı Kanun'un 225. maddesine uygun olmadığının bildirilmesi üzerine davacı tarafından son kez 27/10/2016 tarihinde yapılan başvuruya öngörülen zaman içerisinde cevap verilmediği gibi süresi içerisinde başvurulacak idari mercii ya da kanun yolları konusunda davacının yönlendirilmediği anlaşıldığından, Anayasa'nın 40. maddesindeki düzenlemeye aykırı olarak, başvurulacak mercii ve başvuru süresi konusunda bilgi sahibi olmayan davacı tarafından yapılan iade başvurusunun reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan davada, söz konusu işleme vaki itirazın reddine dair işlem dava konusu edilebileceğinden, merciine tevdi yönünde karar verilmek üzere temyize konu kararın iade başvurusunun zımnen reddine dair işleme ilişkin hüküm fıkrasının bozulması gerekmiştir.

    KARAR SONUCU:
    Açıklanan nedenlerle;
    1. Temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen de kabulüne,
    2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesine hükmedilmesi istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
    3. Kararın, iade başvurusunun zımnen reddine dair işleme ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
    4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,
    5 Yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 07/02/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi