19. Hukuk Dairesi 2016/7918 E. , 2017/1387 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı, davalı ..."un eynal kaplıca yolu üzerinde bulunan benzin istasyonundan oğullarının şirketi adına ihtiyacı olan akaryakıtı verme şartı ile kendisinden teminat senedi istediğini, adı geçen teminat senedinde sadece imzalar isim soy isim adres TC bilgilerinin kendisinin el ürünü olduğunu, diğerlerinin kendisine ait olmadığını, beyaza imza niteliğinde teminat senedi olduğunu belirterek, borca kısmen itirazının kabul edilmesini, icranın borç sabitleşinceye kadar durdurulmasını, borç sabitleştikten sonra yasaların öngördüğü ödeme süresi kadar ödeme vadesi verilmesini, borç kesinleşinceye kadar ilgili kanun hükümleri gereğince bir karara varılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu bonoda borçlu gözüken ve imzaları bulunan davacının imzaların kendisine ait olduğunu ifade ettiğini, ödeme emrinin kendisine tebliğinden sonra süresi içerisinde İcra Hukuk Mahkemesinde borca itiraz etmediğini, borca itiraz etmeyen davacının bononun teminat senedi olduğunu iddia ederek dava açtığını, hukuki yararının bulunmadığını, bononun teminat senedi olarak verildiğini iddia edenin ispat etmesi gerektiğini, bononun vadesinin 31.12.2011 olduğunu, tanzim tarihinin 19.06.2011 tarihi olduğunu, dava dilekçesi ile sunulan bononun ibraname ile ilgisinin bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın takip sonrası borca yönelik menfi tespit davası olduğu, 6100 sayılı HMK nın 307. maddesi uyarınca feragatin, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olduğu, HMK nın 309/2 maddesi uyarınca feragatin ve kabulün hüküm ifade etmesinin, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı bulunmadığı, HMK"nın 311. maddesi uyarınca feragat ve kabulün, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurduğu, irade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptalinin istenebileceği, yapılan açık yargılama neticesinde davacının ön inceleme aşamasında davasından feragat ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davacının davasının feragat nedeni ile reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 31.10.2013 günlü 2013/14249 Esas- 2013/16865 Karar sayılı ilamı ile “Gerek davacının 25/09/2012 tarihli dilekçesi ve gerekse duruşmadaki beyanı feragatin şarta bağlandığını göstermektedir. HMK"nın 309/4. maddesi uyarınca şarta bağlı feragat olmaz. Bu hususun dikkate alınmaması ve ayrıca davacının dava dilekçesinin açıklattırılarak dava konusu miktarın tespiti ile harcın buna göre tamamlattırılması gerekirken, tamamlattırılmaması ve bu hususlara dikkat edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı borçlunun 14/05/2012 tarihinde menfi tespit davasını açtığı, takip dosyasında alacaklı vekilinin 28/05/2014 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin haricen borçludan 17.500-TL tahsil ettiğini, ibraname uyarınca vekalet ücreti ve masraflar hariç geriye kalan alacaktan feragat ettiklerini beyan ettiği, davalı tarafından verilmiş olan 21/09/2012 tarihli ibranamede "..."dan almış olduğum teminat senedini takibe koymuştum. Simav İcra Müdürlüğü 2012/1256 nolu takip dosyasından hiçbir alacağım kalmamıştır. Dosyadan aldığım para 17.500-TL dir" ibaresinin olduğu, davacının senedin teminat senedi olduğunu ve davalıya borcu olmadığını belirtmiş olup, davalının da 21/09/2012 tarihli ibraname ile senedin teminat senedi olduğunu ve davacıdan dava konusu takip dosyası ile ilgili hiçbir alacağı kalmadığını belirterek davacıyı ibra ettiği, bu suretle davacının davasını ispat etmiş olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne, Simav İcra Müdürlüğü" nün 2012/1256 sayılı takip dosyasında takibe konu 20.325-TL bedelli senedin iptaline, bu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının talebi olmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş,hükmün davalı vekili ve davacı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine bu kez Dairemizin 03.03.2015 günlü 2015/1281 Esas- 2015/2922 Karar sayılı ilamı ile “1- Davacı asilin katılma yoluyla verdiği temyiz dilekçesi temyiz defterine kayıt edilmediği gibi harç da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.2- Davalı taraf, yargılama devam ederken alacağını haricen tahsil etmiş ve bu tahsilat nedeniyle borçluyu ibra etmiştir. Ancak bu durum borçlunun dava konusu ettiği senetten dolayı borçlu olmadığı anlamına gelmez. Bu durumda mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda ispat külfetinin davacı tarafta olduğu gözetilmek suretiyle inceleme yapılıp bir karar verilmesi gerekirken, delil takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş,mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı borçlunun 14/05/2012 tarihinde menfi tespit davasını açtığı, takip dosyasında alacaklı vekilinin 28/05/2014 tarihli dilekçesiyle müvekkilinin haricen borçludan 17.500-TL tahsil ettiğini, ibraname uyarınca vekalet ücreti ve masraflar hariç geriye kalan alacaktan feragat ettiklerini beyan ettiği, davalı tarafından verilmiş olan 21/09/2012 tarihli ibranamede "..."dan almış olduğum teminat senedini takibe koymuştum. Simav İcra Müdürlüğü 2012/1256 nolu takip dosyasından hiçbir alacağım kalmamıştır. Dosyadan aldığım para 17.500-TL dir" ibaresinin olduğu, davacının senedin teminat senedi olduğunu ve davalıya borcu olmadığını belirttiği,davalının da 21/09/2012 tarihli ibraname ile senedin teminat senedi olduğunu ve davacıdan dava konusu takip dosyası ile ilgili hiçbir alacağı kalmadığını belirterek davacıyı ibra ettiği, davalı alacaklı vekili tarafından 28.05.2014 tarihinde icra takip dosyasına “vekalet ücreti ve masraflar hariç geriye hak ve alacağının kalmadığı (feragat edildiği) ancak icra takibinde avukatlık ücreti ve masrafa ilişkin alacaklarının devam ettiğini" bildirildiği,bu feragat beyanı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, icra vekalet ücreti ve icra masrafı üzerinden icra takibinin devamına karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı ..., 21.09.2012 tarihli ibraname başlıklı belgede “Simav İcra Müdürlüğü’nün 2013/1256 sayılı dosyasında hiç bir alacağım kalmamıştır.Dosyadan aldığım para 17.500 TL.dir”demek suretiyle davacı tarafı ibra etmiştir. Davacı vekilinin bu tarihten sonraki 28.05.2014 tarihli kısmi feragat beyanı, önceki ibranın tüm takip dosyası alacağına yönelik olması nedeniyle geçerli değildir. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne denilerek davacının icra vekalet ücreti ve icra masrafı dışında borçlu olmadığının tespitine şeklinde karar verilmesi doğru olmamış,kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22/02/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.