Abaküs Yazılım
4. Ceza Dairesi
Esas No: 2021/26919
Karar No: 2022/13965
Karar Tarihi: 02.06.2022

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/26919 Esas 2022/13965 Karar Sayılı İlamı

4. Ceza Dairesi         2021/26919 E.  ,  2022/13965 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
    SUÇLAR : Bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, müstehcenlik, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme veya yayma, cinsel taciz, tehdit, şantaj

    KARAR
    Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü.
    A) Sanık hakkında katılan ...’a yönelik cinsel taciz suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca, sanık ...’ün tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
    B) Diğer hükümlerin temyizinde ise;
    Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
    Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
    1) Sanık hakkında müstehcenlik, mağdur ... ve katılan ...’a yönelik şantaj suçu ile mağdurlar ... ...(...), ... ve ... ile katılan ...’a yönelik kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin temyizinde;
    Sanığa yükletilen müstehcenlik, şantaj ve kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
    Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
    Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
    Anlaşıldığından, o yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ...’ün ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    2) Sanık hakkında bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, mağdur ... ...(...)’e yönelik tehdit ve katılanlar ... Özel, ...., mağdurlar ... ve ...'ye yönelik kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarından verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyizlerde, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
    Ancak;
    a) Sanık hakkında mağdur ... ...(...)’e yönelik TCK’nın 106/1-ilk cümle uyarınca (iki kez) tehdit suçundan ve TCK’nın 106/2-b maddesi uyarınca (bir kez) verilen mahkûmiyet hükümleri yönünden;
    a.1) Sanık hakkında TCK’nın 106/1-ilk cümle uyarınca (iki kez) tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükümleri yönünden, Yerel Mahkemece sanığın, mağduru telefonla arayarak "Seni öldüreceğim seni kimseye yar etmem" diyerek tehdit ettiği, mağduru gizli numaradan arayarak "hesabımda paylaştığım fotoğraflarımı beğenmiyor musun, seni ...'a rezil edeceğim" diyerek tehdit ettiği kabul olunarak sanığın ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de, eylemlerinin aynı kasıt altında ve kısa aralıklarla aynı mağdura karşı işlenen tek bir tehdit suçunu oluşturduğu, tehdit suçundan bir kez mahkûmiyetine karar verilerek cezasından TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca arttırım yapılması gerektiği gözetilmeden, Yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle iki ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,
    a.2) Sanık hakkında TCK’nın 106/2-b maddesi uyarınca verilen mahkûmiyet hükmü yönünden, sanığın, mağdur ... ...(...)’e ait fotoğrafı fotomontaj yaparak, arkasında kan lekesine benzer izlerin bulunduğu bu fotoğrafı mağdurun ikametinin önüne bıraktığı şeklinde gerçekleştiği iddia olunan olayda, mağdurun, söz konusu fotoğrafı gördüğünde sanığın koyduğunu düşündüğünü söylemesi ve anılan fotoğrafın bulunamaması hususları dikkate alınarak, eylemin sübut bulduğu sonucuna varıldığı takdirde dahi kabul olunan eylemde TCK’nın 106/2-b maddesinde tanımlanan kişinin kendisini tanınmayacak bir hale koyması suretiyle işlenmesi şeklindeki koşulun gerçekleşmediği gözetilmeden, yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
    b) Sanık hakkında bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçundan kurulan hükmün yönünden;
    "Bilişim sistemine girmek", bir bilişim sisteminde bulunan verilerin bir kısmına veya tamamına, fiziken ya da uzaktan başka bir cihaz yoluyla erişilmesidir. Erişimi gerçekleştirmek için gevşek güvenlik önlemlerinden faydalanılabileceği gibi, var olan güvenlik önlemlerindeki boşluklar da kullanılabilir. Ağ üzerinden virüsler (komik resimler, kutlama kartları veya ses ve görüntü dosyaları gibi ekler halinde), truva atı (trojan horse), macro virüsü, solucanlar gibi kullanılarak veya sistemin açık kapıları zorlanarak giriş yapılabilir. Bilgisayar veri ve sistemlerine yapılan izinsiz giriş, aynı zamanda, “bilgisayara tecavüz”, “kod kırma” yada “bilgisayar korsanlığı” olarak da tanımlanmaktadır. Suçun, başkasına ait bilgisayarın açılarak içindeki verilerin görülmesi biçiminde olabileceği gibi bir ağ aracılığıyla bilişim sisteminde oturum açılması yoluyla da işlenebilir. Girmede, iletişimin kablolu veya kablosuz olması ile mesafenin yakın ve uzak olması arasında da fark yoktur. Bir bilişim sistemine e-posta veya dosya gönde- rilmesi durumunda, bilişim sistemine girme söz konusu olmayıp yalnızca veri gönderildiğinden bu durum girme kapsamında düşünülemez. Mağdurun kişisel bilgisayarına ait işletim sistemine (windows, linux vs.), bir başka internet kullanıcısının, mağdurun rızası olmaksızın girmesi de suç oluşturacaktır.
    E-posta adresi kullanıcısının erişiminin engellendiğine ilişkin şikayeti üzerine öncelikle erişimi engellenen adresin ve sanığa ait olduğu iddia olunan e-mail adresinin sanığa ve şikayetçiye ait olup olmadığı saptanmalı, bu husus ilgili internet sağlayıcısından sorularak adreslerin oluşturulma tarihi, kim tarafından oluşturulduğu ve IP (internet Protokolu) numarası sorulmalıdır....'den de erişimin engellediği iddia olunan tarih/tarihler ve takip eden günlerde şikayetçinin e-mail adresine giriş yapılıp yapılmadığı, erişim sağlanmışsa IP bilgileri, bu tarihler itibariyle e-mail adresine ait şifrenin değiştirilip değiştirilmediği, değiştirilmiş ise ne zaman ve hangi IP numarası ile yapıldığı araştırılmalıdır. IP adresi kayıt bilgilerinden, ilgili ... Müdürlüklerinden, sisteme giriş yapan veya başarısız olan IP numaraları kullanıcılarının adres ve telefon bilgileri istenmeli, aynı şekilde sanığa ait olduğu iddia olunan e-mail adresini kullanan IP numaraları saptanıp adres ve telefon bilgileri de istenmelidir.
    Erişimin sağlanamaması halinde, giriş yapmak isteyenler arasında şikayetçinin de bulunup bulunmadığının IP numarasından tespit edilerek iddianın doğruluğu belirlenmelidir.
    Şikayetçi ve sanığın bilgisayarlarına el konulup hard diskleri incelenerek bilgisayarlar arasında bağlantı ve veri akışı olup olmadığı saptanıp ele geçirilen adresten bir başka adrese yazı veya görüntü gönderilmiş ise, bu olaya ilişkin bilgi sahipleri ile ele geçirilen adres kullanılarak ulaşılan adres sahipleri varsa tanık olarak dinlenmelidir.
    Somut olayda; iddianamede sanığa ait ... bellek üzerinde yapılan incelemede 90 adet ..., hotmail ve ... adresi ile şifrelerini çaldığı müşteki ve mağdurların bir kısmına ulaşıldığı diğer mağdur veya müştekiler için şikayete tabi olmadığı belirtilerek TCK’nın 244/2. maddesi uyarında 90 kez cezalandırılmasının talep edildiği, Yerel Mahkemece sanığa ait ... bellek üzerinde yapılan incemede 90 adet ..., Hotmail ve ... hesapları ve şifrelerinin bulunduğu tespit edildiğinden sanığın eylemini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişiye karşı işlenmesinden dolayı cezasında TCK'nın 43/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla,
    Öncelikle sübutun kabulü halinde her bir mağdura yönelik eylemin ayrı suç oluşturacağı hususu dikkate alınarak, iddianameye konu 90 adet ..., hotmail ve ... adresinin sahiplerinin tespit edilmesi, anılan ..., hotmail ve ... adreslerinin faal olup olmadığı, katılan, müşteki ve mağdurları tarafından kendi adreslerine erişim sağlanıp sağlanmadığı tespit edilmesi, sanık tarafından anılan ..., hotmail ve ... adreslerine giriş yapılıp yapılmadığı gibi adrese ait şifrenin değiştirilip değiştirilmediği, değiştirilmişse hangi tarihte ve hangi IP numarası ile erişim sağlanarak şifrenin değiştirildiği ilgili internet sağlayıcısından sorularak araştırılması, açıklanan yöntem izlenerek eksiklikler yerine getirilip sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, gerektiğinde bilirkişiden görüş alınmak suretiyle, sanığın her bir mağdura yönelik bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme eylemleri ayrı ayrı değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun her mağdur yönünden ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken, eksik araştırmaya dayanarak ve yasal olmayan gerekçeyle 43/2. maddesinin uygulanması suretiyle tek bir mahkûmiyet hükmü kurulması,
    c) Sanık hakkında katılanlar ... Özel, ...., mağdurlar ... ve ...'ye yönelik kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan verilen mahkûmiyet hükmü yönünden;
    Sanığın katılan ve mağdurlara yönelik eylemleri nedeniyle ayrı ayrı cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kişiye karşı atılı suçu işlediğinin kabulüyle, TCK’nın 43/2. maddesi uygulanarak tek bir mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, sanığın hangi katılana ya da mağdura ait kişisel veriyi hukuka aykırı olarak yayınladığının, aynı katılana ya da mağdura yönelik farklı zamanlarda birden fazla kez kişisel verinin ifşa edilip edilmediğine dair delillerin ortaya konularak, tartışılması ve sonucuna göre her bir katılan ve mağdur yönünden ayrı ayrı sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği ve sanığa isnat edilen eylem ve/veya eylemlerin sübut bulduğu sonucuna varıldığı takdirde ise her bir katılan ve mağdura yönelik kabul olunan eylemin ayrı suç oluşturacağı hususları gözetilmeyerek, yetersiz ve yerinde görülmeyen gerekçeyle tek bir mahkumiyet hükmü kurulması,
    Kanuna aykırı ve sanık ..., o yer Cumhuriyet Savcısı, katılan ... vekili ve katılan ... vekili’nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi