3. Hukuk Dairesi 2018/4978 E. , 2019/7542 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, dava dilekçesinde özetle; 11 Mart 2013 tarihli sözleşme ile ... İli ... İlçesi ... Mahalle 466 ada 7 nolu parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak ticari amaçlı yapının yapımı konusunda davalı ile sözleşme yapıldığını, Belediye Başkanlığınca, imar izninin verildiğine dair bilgi verildiğini, gerekli teminatları yatırdığını, ... Belediye Başkanlığı Belediye Meclisinin yeni bir kararı ile sözleşme konusu parselin imar izin durumunun ortadan kalktığını, bu parsel için inşaat ruhsatı almanın mümkün olmadığını ve davalının sözleşmenin feshedildiğini bildirdiğini, kusursuz olduğunu bu nedenle feshedilen sözleşme gereği kira borcunun bulunmadığının tespitine, davalıya ödenen kira bedelleri ile davalı tarafça paraya çevrilerek el konulan teminat bedelinin tarafına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz üzerinde inşaat izni verilmesi amacıyla imar tadilatının 10.05.2013 tarihinde tamamlandığı, bu hususunun davacıya 11/06/2013 tarihinde yazılı olarak bildirildiği, davalıya edimin ifası için 92 günlük ek süre daha verildiğini, iş bitim tarihinin 11.06.2014 olarak belirlendiği, bu süre sonunda davacının, idareye herhangi bir proje sunmaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, 05.09.2014 tarihli Belediye Meclisi kararıyla taşınmazın mevcut imar planında değişikliğe gidilerek "park alanı olarak planlanmasına" karar verildiği, inşaatı meydana getirme borcunun davacı yüklenici açısından imkânsız hale geldiği, bu konuda davacıya atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, edimin imkansız hale gelmesi suretiyle de borcun son bulduğu, borcun ortadan kalkmış olması karşısında tarafların sözleşmenin kurulması hasebiyle aldıklarını geri vermekle yükümlü olduğu, yine taraflar arasındaki sözleşmenin (şartnamenin) 22 nci maddesinde sözleşmenin imzalanmasından sonra idareden veya yükleniciden kaynaklanmayan bir nedenle ifanın mümkün olmaması
durumunda sözleşmenin karşılıklı feshi ile alınmış teminatların iadesinin öngörüldüğü, bu durumda davalı idarece, edimin ifasının imkânsız hale geldiği bilinmesine rağmen, yüklenicinin akdedilen sözleşmeye uygun bir şekilde inşaatı tamamlamadığı gerekçesi ile sözleşmenin feshedilmesinin, yatırılan teminatın paraya çevrilmesinin ve bu zamana kadar ödenen kiralarında gelir kaydedilmesinin hakkaniyete ve hukuka aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Taraflar arasında 11.03.2013 tarihli 20 yıl süreli sözleşme imzalanmış olup bu sözleşme ile davacı kiracı yer tesliminden itibaren bir yıl içinde kiralanan taşınmaz üzerine inşaat yapmayı ve bu dönemde aylık 500 TL , 2 yıl aylık 5250 TL kira bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt etmiş ise de bu sürede inşaatı yapmadığından kiraya veren tarafından sözleşme 24.06.2014 tarihli yazı ile feshedilmiş, fesih bildirimi kiracıya 30.06.2014 te tebliğ edilmiş ve 05.09.2014 tarihli belediye kararıyla söz konusu parsel yapılaşmaya uygun olmadığından park olarak planlanmasına karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin eki niteliğindeki şartnamenin 22. maddesine göre sözleşme imzalandıktan sonra herhangi bir nedenle inşaat yapım süresi içinde işin ifasının mümkün gözükmemesi durumunda tarafların sözleşmeyi feshedebileceği, idarenin yükleniciye bu iş için alınmış teminatları iade edeceği ve yüklenicinin idareden başkaca hak talep edemeyeceği öngörülmüştür. Kiralananın yer teslimi sözleşme tarihinde gerçekleşmekle, kiracı yer teslimi sonrasında kira bedellerinden sorumlu olup davacı kiracı fesih tarihine kadar işleyecek kira bedellerini ödemekle yükümlüdür. Bu nedenle mahkemece, davacı tarafça ödenmiş kira bedellerinin iadesi bakımından fesih tarihine kadar işlemiş ve sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kira bedellerinin hesaplanarak, kiracının toplamda ödediği kira bedellerinden mahsubu ile varsa fazla ödediği bakiye kira bedelinin iadesi ile sözleşme gereğince ödenmiş teminatın iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK"nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.